<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780</id><updated>2011-11-17T14:16:23.323-08:00</updated><title type='text'>hayretemucip</title><subtitle type='html'>the Irish/negro/albino: safi tecessus</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>138</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6251678199765041353</id><published>2011-11-17T14:03:00.000-08:00</published><updated>2011-11-17T14:16:23.352-08:00</updated><title type='text'>sakatlık çalışmaları</title><content type='html'>&lt;div class="manset" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; font-size: 12px; font-family: Helvetica, Arial; background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;h2 class="no_space" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; font-size: 28px; color: rgb(54, 57, 61); height: auto; "&gt;&lt;/h2&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="manset" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;h2 class="no_space" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; height: auto; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'trebuchet ms'; font-size: small; "&gt;Sakatlık Çalışmalarına Bir Katkı&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;div&gt;&lt;h2 class="no_space" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; height: auto; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; " &gt;&lt;a href="http://bianet.org/bianet/insan-haklari/134087-sakatlik-calismalarina-bir-katki"&gt;http://bianet.org/bianet/insan-haklari/134087-sakatlik-calismalarina-bir-katki&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Türkiye'de sakatlık mevzuu sosyal bir olgu olarak akademik camiada ve toplumsal bir konu olarak da politik alanda yıllar yılı yok sayıldı. Özellikle eşcinseller, kadınlar ve farklı etnisiteden olanlar entelijansiyanın ve zulme karşı tavır alma iddiasında olan kişi ve örgütlerin ilgi alanına görece kolay girebiliyorken, Türkiye'nin ve dünyanın neredeyse her yerinde benzer sistematik şekilde ayrımcılığa uğrayan ve dışlanan sakatlar söz konusu olduğunda herkesin üç maymunu oynaması, bence üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir durumdur.  Oysa 1970'lerden bu yana Amerika ve Avrupa'daki politik alanda çok ciddi bir &lt;span style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;Sakat Hareketi&lt;/span&gt; ve akademide de &lt;span style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;Sakatlık Çalışmaları&lt;/span&gt; adıyla kendine yer edinen önemli bir literatür var...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="item" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; background-image: url(http://bianet.org/images/dot_h.png); background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: rgb(255, 255, 255); background-position: 0% 100%; background-repeat: repeat no-repeat; "&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Şunu söylemek istiyorum,  yahu, kimse mi merak etmedi sakatlık konusunu?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Nasıl oldu da Türkiye'de toplumsal-politik bir durum/kimlik olarak sakatlık konusu insan ve toplum bilimlerinin dikkatini çekmedi? Sakatlığın sadece kişisel bir trajedi olarak algılanmasında ve tıp biliminin uzmanlarının da bu trajediyi sonlandırma gücünü elinde bulunduran iktidar grubu olarak konumlanmasında bir terslik olduğunu kimse düşünmedi mi sahiden?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;İnsanın kendine yabancılaştırılması; insanın kendi bedenini düzeltilmesi gereken bir "ucube" olarak görmesi, yaftalanan "anormal"liği üzerinden "normal"in kurgulanmasına araç kılınması vs. hiç mi "ilginç" değil?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bedenlerimizin elimizden alınarak "toplumsal olarak inşa" ediliyor olması, üzerinde düşünülmesi, tarihsel izi sürülmesi gereken bir konu gibi görünmüyor mu?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Eğitim ve istihdam politikalarıyla; kentlerin ve mekânların herkes için uygun yapılmıyor olmasıyla sakatların sistemli bir şekilde dışlanıyor olması toplumsal bir soruna işaret etmiyor mu?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Tıpkı heteroseksüelliğin "normal" homoseksüelliğin ise "anormal" sayılması gibi, sağlam-bedenliliğin de "doğal" olarak dayatılması tanıdık gelmiyor mu? Ya Sakatfobi? Toplumsal Sakatlık kavramı feministlere bir şey çağrıştırmıyor mu? Sol çevreler kapitalizmin yükselişi ile sakatlık ideolojisinin inşası arasında bir bağ kuramaz mı?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Yıllardır bu ve benzeri soruları soruyorum kendi kendime ve doğrusu yakın zamana kadar da cevaplar hep canımı sıkıyordu. Ama son yıllarda bu durum olumlu yönde değişmeye başladı; Sakatlık Çalışmaları alanında araştırmalar yapan ve yayınlar sunan sosyolog arkadaşlarımız var artık. Bana bu yazıyı yazdıran da böylesi bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan &lt;span style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;Sakatlık Çalışmaları (Sosyal Bilimlerden Bakmak)&lt;/span&gt; isimli bir çeviri derlemesinin &lt;span style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;Koç Üniversitesi Yayınları&lt;/span&gt;'ndan yayınlanmış olması. Sakatlık konusunda düşünmeye ve yazmaya çalışan biri olarak ne kadar heyecanlandığımı ve derlemeyi ne kadar kıymetli bulduğumu söylememe gerek var mı, bilmiyorum...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Derlemeyi yapan &lt;span style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;Dikmen Bezmez&lt;/span&gt;, Koç Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde; &lt;span style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;Sibel Yardımcı&lt;/span&gt;ve &lt;span style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;Yıldırım Şentürk&lt;/span&gt;, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışıyor. Kitabın girişinden alıntılarsam, "Bu derlemenin amacı, Sakatlık Çalışmaları [Disability Studies] başlığı altında şekillenen, ve görece yeni olan bir araştırma alanıyla ilgili güncel tartışmaları ve literatürü Türkiye'deki okuyucuya tanıtmak".&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bu bağlamda, sakatlık çalışmaları alanındaki temel tartışmaları büyük oranda yansıtabilecek bir yelpaze oluşturmak düşüncesiyle farklı yazarlara ait yirmi bir makale** beş ayrı başlık altında bir araya getirilmiş: 1) Sakatlığa Kuramsal Yaklaşımlar, 2) Tarihte Sakatlık, 3) Dışlama/Dahil Etme Süreçleri, 4) Sakat Hareketi, 5) Sakatlık ve Kimlik.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Yaklaşık 600 sayfadan oluşan kitap her ne kadar akademik makalelerden oluşuyor olsa da meraklı ve hevesli kişilerin okumasına mani ağır bir dili olmadığını söylemeliyim.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;"Umuyoruz ki bu derleme sadece sakatlık çalışmaları alanında değil, aynı zamanda sosyal bilimlerin farklı dallarında, özellikle queer, kadın, ırk, etnisite çalışmaları alanlarında da okuyan ve üreten kişilere katkı sağlar."&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Israrla tavsiye ediyorum; okudukça göreceksiniz ki sakatlık hiç de öyle bildiğimiz/zannettiğimiz şey değil; ve &lt;em style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;sakatların kurtuluşu aslında "sağlam-bedenleri" de özgürleştirecektir&lt;/em&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bu konuda, okunmaya değer makaleler:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Sibel Yardımcı, &lt;i&gt;Sakatlık ve Mekan İlişkisi Üzerine&lt;/i&gt;,&lt;a href="http://www.planlama.org/new/kose-yazilari/sakatlik-ve-mekan-iliskisi-uzerine-sibel-yardimci.html"&gt; http://www.planlama.org/new/kose-yazilari/sakatlik-ve-mekan-iliskisi-uzerine-sibel-yardimci.html&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'trebuchet ms'; font-size: small; "&gt;Sakatlık kavramı üzerine, bu yazının sonuna, Sibel Yardımcı şöyle bir not düşmüş: "&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'trebuchet ms'; font-size: small; "&gt;Terminoloji konusunda... Küçükaslan’a göre, bir şeyi “özürlü” olarak nitelediğimizde, o şeyin değerini başka bir “bütün” ile kıyaslamış ve onu değersizleştirmiş oluyoruz. Oysa insan olmaktan kaynaklan değeri, bedenleri ve zihinleri mukayese ederek azaltmaya kimsenin hakkı yok. “Engelli” kelimesi ise, “engelli” olma durumunu kişiye atfediyor. Oysa bizler, toplumsal yapıdan kaynaklandığını savunuyoruz. &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'trebuchet ms'; font-size: small; "&gt;“Sakat” kelimesini ise, bu sıraladığımız anlamları nispeten içermediği, daha çok bir hal tespiti yaptığı için ve biraz da “sakat” sözcüğüne olumsuz anlam yükleme eğiliminde olan toplumsal anlayışa inat tercih ediyoruz."&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman', serif; text-align: -webkit-auto; background-color: rgb(69, 69, 69); "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6251678199765041353?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6251678199765041353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/11/sakatlk-calsmalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6251678199765041353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6251678199765041353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/11/sakatlk-calsmalar.html' title='sakatlık çalışmaları'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-5337692351536712423</id><published>2011-07-12T05:51:00.001-07:00</published><updated>2011-07-12T05:54:44.435-07:00</updated><title type='text'>yıldönümü vesilesiyle</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-VI9EMuP3TQA/ThxD1fSLEoI/AAAAAAAAALE/8t_WPN8o6Ms/s1600/IMAG0043.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628448220516127362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 150px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-VI9EMuP3TQA/ThxD1fSLEoI/AAAAAAAAALE/8t_WPN8o6Ms/s200/IMAG0043.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-yC0UZpu6Zfs/ThxD1SFFaVI/AAAAAAAAAK8/b6GTXOLMpZU/s1600/IMAG0040.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628448216971569490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 150px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-yC0UZpu6Zfs/ThxD1SFFaVI/AAAAAAAAAK8/b6GTXOLMpZU/s200/IMAG0040.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-5337692351536712423?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/5337692351536712423/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/07/yldonumu-vesilesiyle.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5337692351536712423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5337692351536712423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/07/yldonumu-vesilesiyle.html' title='yıldönümü vesilesiyle'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-VI9EMuP3TQA/ThxD1fSLEoI/AAAAAAAAALE/8t_WPN8o6Ms/s72-c/IMAG0043.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-2549006746277059907</id><published>2011-07-12T05:46:00.000-07:00</published><updated>2011-07-12T05:49:16.497-07:00</updated><title type='text'>yayınlanmamış bir yazım</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Hatip Dicle Olayı ve “Çoğunluk” Demokrasisi&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;KCK operasyonları ile başlayan ve meşru Kürt siyasetinin aşındırılması ile devam eden süreçte, Hatip Dicle'nin vekilliğinin YSK tarafından düşürülmesi, Kürtlere karşı işlenen demokrasi cürmünü, gayrı-demokratik tavrı şüphesiz daha aşikar hale getirmiştir. Fakat, Dicle vakasını münferitleştirmemek –ki egemen bakış açısından bu ülkedeki her ayıp, her zulüm münferittir- ve bu vakaya Türkiye'de hakim olan genel siyasal temayüller üzerinden bakmak elzemdir. Seçim öncesinde, ev baskınları ve Kürt öğrencilerin gözaltına alınması, Kürt-sosyalist bloğun örgütlenmesinin zora sokulması, blok adaylarının söyleme-eyleme haklarının yokuşa sürülmesi, mitinglerin “güvenlik gerekçeleri” ile mütemadiyen baskılanması; seçim sonrasında, egemenlerin Kürt-sosyalist bloğa karşı tehditkar tutumu ve nihayetinde “kaderi yasaklı” bir Kürt politikacısı olan Hatip Dicle'nin vekilliğinin düşürülmesi. Tüm bu tahakküm süreçlerini, onlarca senedir memleket ruhuna sirayet eden Kemalist vesayete ya da yeni hegemonik İslamcılığa izafe ederek kestirmeden açıklama yapabiliriz. Fakat hakikatinde şuna dikkat etmek gerekir ki, tüm bu ayrımcı süreçler ve pratikler, Türkiye'de hakim olan siyasal aklın ya da siyasi işleyişin farklı vecheleri olarak karşımızda duruyor. On yıllardır memleket sathının üzerinde demoklasin kılıcı gibi sallanan bu siyasal akıl yahut işleyiş, “çoğunluk demokrasisi sorunu” (ya da majoritarianism) olarak tanımlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basit bir önermeyle ifade edecek olursak, çoğunluk demokrasisinde çoğunlukta olan unsur belirleyicidir, çoğunlukta olan konsensus aramak derdinde değildir. Nitekim çoğunluğa sırtını dayayan siyasal aktörler yahut gruplar, kendi pozisyonlarının meşruiyetini (yasal olanın meşru olana dönüşmesi) baştan kabul ettirmiş olur. Çoğunluğu türlü yollarla (“karizma” liderden tutun “sadaka” nevinden sosyal yardımlara kadar) arkasına alan iktidar odakları, azınlıkta kalanların sözlerine-eylemlerine itibar etmez olur. Nitekim çoğunlukta olmanın kendinden menkul meşruiyeti, muhalif sesleri ehemmiyetsiz ve etkisiz kılar. Seçimlerden sonra, yani iktidar koltuklarına oturduktan sonra, ortada “hallolunması gereken” bir mesele dahi kalmamıştır (mevcut iktidar örneğinde, görünen o ki, Kürt açılımı bu saatten sonra geçer akçe değildir, Kürt açılımının bir önemi kalmamıştır). Çoğunluğun söylediği-eylediği seçimlerden sonra, demokrasi gereğince, artık “dokunulmaz” bir hakikat sayılır, nitekim çoğunlukta olan “halkın iradesi”dir. (Bu noktada, A. Nesin'in yüzde altmış söyleminin bu yazının muhatabı olmadığını, çiğ bir populizm eleştirisinden kaçınmanın her daim zaruri olduğunu söylemek gerek.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla, çoğunluk demokrasisi perspektifinden, Kürtlerin, sosyalistlerin ve Türkiye'de azınlıkta kalan diğer grupların parlementer-demokratik sisteme dahil edilip edilmemesi, mevcut iktidar açısından bir sorun teşkil etmez. Çoğunluğun seçtiği mevcut iktidar sahipleri, parlementer-demokratik koltuklarına zaten oturmuşlar. Kürtler yahut sosyalistler zulme uğramış, gadre uğramış; iktidar açısından ne gam ne keder. Mevcut iktidar isteseydi, elbette seçim sistemini “demokratikleştirebilirdi,” seçim barajını kaldırırabilirdi, seçim yasasını revize edebilirdi. Fakat arkasına aldığı çoğunluktan emin olan, çoğunlukta olmaktan ilham alan iktidar buna gerek duymadı. Nitekim muhalif temayyüllerin sistem dışında kalması, mevcut iktidarın söz-eylem alanını artırırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu teslim etmek gerek: İktidarda olanlar ancak demokratsa zulme göz yummaz. İktidarda olanlar ancak vicdanlarının sesini dinliyorlarsa daha “adil bir düzen” hayal ederler. Şu an iktidarda olanlar, çoğunluk demokrasisinin ötesine geçip, adalet arasalardı Kürtlerin uğradığı gadre ve zulme göz yummazlar, bir halkın on yıllardır süren çığlıkları karşısında kulaklarını tıkamazlardı. Şu an iktidarda olanlar “ancak bana demokrasi” demeselerdi, Kürtlere ve sosyalistlere yapılan zulme razı gelmezler, sessiz kalmazlardı. Nitekim, sükut ikrardan gelir, sessiz kalmak zulmü onaylamaktır. Böyle bakınca, mesele sadece Hatip Dicle meselesi değildir, Kürt halkının ve sosyalistlerin iradesinin yok sayılmasıdır. Mevcut iktidar, Kürtlere ve sosyalistlere yapılan zulüm karşısında hiçbirşey yapamıdıysa, hiç olmazsa vicdanı elverdiğince “buğz” edebilirlerdi. (Nitekim, Peygamber şöyle der, “bir kötülük gördüğünüzde onu elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalbinizle buğz edin.”)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-2549006746277059907?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/2549006746277059907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/07/yaynlanmams-bir-yazm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2549006746277059907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2549006746277059907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/07/yaynlanmams-bir-yazm.html' title='yayınlanmamış bir yazım'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-4627265938544021256</id><published>2011-07-11T06:04:00.000-07:00</published><updated>2011-07-12T05:46:24.691-07:00</updated><title type='text'>yeni kitap: modernliği dokumak - hayat aşk emek</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-A4ILtEN59rs/Thr3Arg0FmI/AAAAAAAAAKk/-xH_XofzttE/s1600/MODERN.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628082275405272674" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 196px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-A4ILtEN59rs/Thr3Arg0FmI/AAAAAAAAAKk/-xH_XofzttE/s200/MODERN.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;kimberly hart kültürel antropolog, aynı zamanda etnografik film yapımcısı. kadın kimliği, yerel ekonomik dönüşümler ve modernite ekseninde türkiye'de saha çalışmaları yapmış maerikalı bir antropolog. ege'nin bir köyünde halı dokuma tezgahlarında çalışmış, gördüğünüz anlatıyı yazmış. kitabın basılmasını sağlayan koç üniversesi yayınlarına da bu vesileyle şükranlarımı sunuyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;[Arkakapak'tan] Amerikalı antropolog Kimberly Hart'ın Batı Anadolu'nun Yuntdağ bölgesinde yürüttüğü araştırmaya yaslanan bu kitap, kırsal bir yörede gelenek ve modernliğin kurgulanması, kalkınma projelerinin toplumsal dönüşümde oynadığı rol, evlilik ritüelleri ve akrabalık ilişkileri, kente göç, sosyo-ekonomik farklılıkların oluşturduğu kaygılar ve bunların dini pratiklere yansıması gibi farklı olguları ele alıyor. Kitap, Doğal Boya Araştırma ve Geliştirme Projesi'nin (DOBAG) yürütüldüğü bir halı dokuma kooperatifinin yer aldığı Örselli köyünde Kimberly Hart'ın "katılımcı-gözlemci" olarak on yıl (1998-2008) sürdürdüğü etnografik araştırmalara dayanan bir dizi makaleden oluşuyor. Kooperatifin gelişimi ve gerilemesi, köyde toplumsal hafıza ve gelenek fikrinin kurgulanması, toplumsal cinsiyet, iktidar ve hane ilişkileri ve İslami pratikler kitabın farklı bölümlerinin ana temaları arasında. Hart'ın hem köylüler gibi giyinen ve Türkçe konuşan birisi olarak "onlardan biri," hem de Amerikalı bir araştırmacı sıfatıyla "yabancı" bakış açısından gözlemlerine dayanan bu eser, antropoloji, sosyoloji ve ilgili sosyal bilim dallarında çalışan akademisyenler ve öğrenciler için önemli bir kaynak. Kitap, Batı Anadolu'nun kırsal bir yöresindeki gündelik yaşama dair bilgi edinmek isteyen okuyucuların da ilgisini çekecek nitelikte.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-4627265938544021256?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/4627265938544021256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/07/yeni-kitap-modernligi-dokumak-hayat-ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4627265938544021256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4627265938544021256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/07/yeni-kitap-modernligi-dokumak-hayat-ask.html' title='yeni kitap: modernliği dokumak - hayat aşk emek'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-A4ILtEN59rs/Thr3Arg0FmI/AAAAAAAAAKk/-xH_XofzttE/s72-c/MODERN.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6905242120350933325</id><published>2011-05-31T13:32:00.001-07:00</published><updated>2011-05-31T13:36:48.627-07:00</updated><title type='text'>sareri hovin mernem</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/12836915?title=0&amp;amp;byline=0&amp;amp;portrait=0" width="400" height="300" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;ermenicesi:&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;sareri hovin mernem&lt;br /&gt;hovin mernem, hovin mernem,&lt;br /&gt;im yari boyin mernem,&lt;br /&gt;boyin mernem,boyin mernem&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gaynel em, kal chem garogh,&lt;br /&gt;kal chem garogh, kal chem garogh.&lt;br /&gt;ltsvel em, lal chem garogh,&lt;br /&gt;lal chem garogh, lal chem garogh.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mi dari e chem desel&lt;br /&gt;desnoghi, yar, achkin mernem&lt;br /&gt;kedereh chur chen perum,&lt;br /&gt;kezanits lour chen perum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;chlini seret sarel eh?&lt;br /&gt;ko sereh yar, zur chen perum&lt;br /&gt;gaynel em kal chem garogh&lt;br /&gt;kal chem garogh kal chem garogh.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ltsvel em, lal chem garogh,&lt;br /&gt;lal chem garogh, lal chem garogh.&lt;br /&gt;mi dari e chem desel&lt;br /&gt;desnoghi, yar, achkin mernem&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;türkçesi:&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;dağların rüzgarına öleyim&lt;br /&gt;yarimin boyuna öleyim&lt;br /&gt;bir yıldır ki görmemişim&lt;br /&gt;görenin gözüne öleyim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durmuşum gelemiyorum&lt;br /&gt;dolmuşum ağlayamıyorum&lt;br /&gt;bir yıldır ki görmemişim&lt;br /&gt;görenin gözüne öleyim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;kaynak: ekşisözlük&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6905242120350933325?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6905242120350933325/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/sareri-hovin-mernem.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6905242120350933325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6905242120350933325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/sareri-hovin-mernem.html' title='sareri hovin mernem'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-7853855489647888652</id><published>2011-05-29T13:42:00.000-07:00</published><updated>2011-05-29T13:45:18.092-07:00</updated><title type='text'>sevgili günlük diyalogları</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 13px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Aslı Ç.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ekşisözlüğün ttnet'ten çarşaf çarşaf reklam alması bana akıl almaz geliyor, özellikle internet yasağına karşı eylem gününden sonra. Bir de geçen gün Radikal gazetesinde HES açılışı için verilmiş bir tam sayfa ilan gördüm, bir enerji şirketi tarafından. Devlet büyüklerine koca koca teşekkürler ediyordu firma. Bu da Radikal'e hiç yakışmadı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;İbrahim K.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;we need to locate ourselves considering the current asymmetries in the terrains of political and economic power relations. we need to be aware of the inequalities induced by bourgeois in the economic distribution. we need to uncover the pervasive gender hierarchies in the terrains of politics, culture, economy and more significantly in the everyday life.&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-7853855489647888652?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/7853855489647888652/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/sevgili-gunluk-diyaloglar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7853855489647888652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7853855489647888652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/sevgili-gunluk-diyaloglar.html' title='sevgili günlük diyalogları'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6362595784518005284</id><published>2011-05-29T13:36:00.000-07:00</published><updated>2011-05-29T13:41:43.156-07:00</updated><title type='text'>mekan ve kapitalizm üzerine</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;/p&gt;&lt;h2 class="no_space" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; color: rgb(54, 57, 61); line-height: normal; height: auto; "&gt;&lt;/h2&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;i&gt;Azad Gündoğan, bianet, 3 Mayıs 2008, yazının orjinaline &lt;a href="http://www.bianet.org/bianet/biamag/106720-simdi-ve-burada-sehirleri-geri-almak-an-i-lara-sahip-cikmak"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;Şimdi ve Burada: Şehirleri Geri Almak, An(ı)lara Sahip Çıkmak&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;Toplumsal teoride mekan, tam olarak görmezden gelinmiş diyemesek de maddi yaşamın bir arkaplanı, tüm insan gerçekliğinin içine konduğu bir kap ya da bir kutu olarak ele alınageldi. Halbuki, 1990'larda birçok coğrafyacı, kent sosyoloğu ya da mimar, Fransız düşünür Henri Lefebvre'den aldıkları ilhamla mekanın bu şekil bir sahne olmaktan ziyade insan gerçekliğinin bir ürünü, onu şekillendiren ve onun tarafından şekillendirilen dinamik, çelişki ve çatışmalarla dolu bir toplumsal ürün olduğunu söylediler. Lefebvre'e göre kapitalist birikim çağında modern kent toplumsal mekan üretiminin aldığı yeni şekil oldu.Modern kentin birçok açıdan farklı okuması yapıldı. Friedrich Engels, İngiliz İşçi Sınıfının Koşulları adlı çalışmasında İngiliz sanayii kentlerine bakarak kapitalist birikim sürecinde işçi sınıfının nasıl gayri-insani koşullarda yaşamaya zorlanarak gettolara itildiğini gösterdi. Diğer yandan Walter Benjamin, Henri Lefebvre ve Guy Debord kapitalizmin farklı dönemlerinde gündelik yaşamın kentsel mekanda değişim değeri, metalaşma ve tüketim tarafından nasıl kolonize edildiğinden söz ettiler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;b&gt;Kapitalist ilişkiler sadece işyerinde mi? &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;İnsan ilişkilerinin her alanına nüfuz etmiş olan ve parayla vücut bulan değişim değerinin farklı veçhelerini gösterdiler bize. İnsanların sadece kitlesel olarak üretmediğini, ancak onları kitlesel olarak tüketmeye de iten bir ideolojik bombardıman altında olduklarını söylediler. Kendisi de metalaşmış olan mekan, mistikleşmiş, fetişize olmuş değişim değeri temelli toplumsal ilişkiler bütünüdür artık.Fakat, kullanım değeri temelli, insani, sömürü içermeyen gündelik yaşam pratikleri hükmünü tamamen kaybetmiş midir, yoksa bakmasını bilmek mi gerekir? Mekan-gündelik yaşam ilişkisine bakmak, kapitalist/ataerkil eşitsizlik ilişkileri üzerindeki sembolik peçeyi kaldırıp, görünenin altındaki asıl ilişkileri görünür kılmamıza yardım edecektir.Gündelik yaşam bu bakan gözden gizlenmiş kapitalist ilişkilerin salt işYERindeki işçi-patron ilişkisi ile sınırlı olmadığını, ta haneye dek girdiğini, sokakta, kahvede, okulda, askerdeyken, her yerde olduğunu gösterir bize. Eşitsizlik ve sömürü, bunların getirdiği çelişki ve çatışma işte bu gündelik "anlarda" gizlidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;b&gt;Mekan şimdi, burada sömürülür &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;Dolayısıyla, ileride bir zamanda patlayacak olan bir devrim anına değil, "şimdiye" ve "buraya" bakmak gerek. İnsanlık tarihi bu patlama anlarıyla dolu; zira mekan dediğimiz toplumsal ilişkiler bütünü içinde, şimdi ve burada sömürülür, baskı altında tutulur, dövülür, tecavüze uğrar ya da öldürülürüz.Ancak işte yine burada ve şimdi kafa tutar, ayağa kalkar, dayanışır, sesimizi yükseltir, iktidarla dalga geçeriz. İktidar da bunu bilir ve mekan ve yer üzerinden de bizimle müzakerede bulunur. Heykeller diker, sokaklara adlar verir, bizi gecekondulara iter, sonra gecekondularımızı yıkar, ya da Taksim meydanını bizlere yasaklar; 1 Mayıs'ı kutlamayalım, 1977'yi hatırlamayalım diye otobüsleri, metroları kapatır.Aynı Taksim meydanı iktidarın tehdit algılamadığı, bizzat üzerinde inşa olduğu değerlerin yeniden üretildiği başka kullanımların da yeridir. Yılbaşlarında kadınların topluca taciz edildiği, maç çıkışlarında milliyetçi gösterilerin yapıldığı yerdir de aynı zamanda.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;b&gt;Milliyetçi, piyasacı, erkek değerler...&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;Mekan bir sahne değildir, bir "şey" değildir, bir toplumsal ilişkiler bütünüdür. Bu ilişkiler üzerinde yükselen bir semboldür ve hafızadır, hatırlamaktır. Bu yüzden Taksim'i hatırlamak, direnmek, Tuzla'daki işçilere "burdayız, sizi ölüme iten piyasaya hayır diyoruz" demek için, Hrant Dink'i unutmamak için, linç edilen Kürtleri unutmamak için önemlidir.Taksim meydanının simgelediği, bize dayatılan her türlü milliyetçi, piyasacı, erkek değerlere hayır demenin, bunları reddedip alaşağı etmek bu nedenle önemlidir. Mekan salt bir sahne değildir, onu biz yaratırız. Dolayısıyla ne Taksim meydanı, ne Tuzla, ne Gebze, ne Diyarbakır ne de Valinin sultasına almaya çalıştığı İstanbul salt bir yer, bir şehir değil.Buralar hatırlanması gereken bu tür kafa tutma "anlarının" mekanları. Şehir, sadece kapitalizm canavarının mağarası, bizleri topluca kapattığı bir kafes değil, umudun, dayanışmanın da mekanı. Dolayısıyla şehire olan hakkımızı talep etmeli ve şehrimizi, tüm an(ı)larıyla geri almalıyız, yediğimiz coplara, soluduğumuz biber gazına inat. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6362595784518005284?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6362595784518005284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/mekan-ve-kapitalizm-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6362595784518005284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6362595784518005284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/mekan-ve-kapitalizm-uzerine.html' title='mekan ve kapitalizm üzerine'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-2711917612914028594</id><published>2011-05-19T02:12:00.000-07:00</published><updated>2011-05-19T02:23:06.311-07:00</updated><title type='text'>iki yakışıklı kitap</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;ilgilisine, leyla neyzi, &lt;i&gt;&lt;a href="http://www.pandora.com.tr/urun.aspx?ID=226032"&gt;&lt;b&gt;nasıl hatırlıyoruz, türkiye'de bellek çalışmaları&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt; kitabıyla önemli bir literatür boşluğunu dolduruyor. bilhassa, hafıza çalışmaları ile iştigal etmeye yeni başlamış okuyucuya, toplumsal hatırlama ve unutma biçimleri üzerinde kafa yoranlara tavsiye olunur.&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;sezgi durgun, &lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;a href="http://www.pandora.com.tr/urun.aspx?id=230993"&gt;memalik-i şahane'den vatan&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;'a adlı eseriyle yine türkiye'de ihmal edilmiş bir alana eğilmiş: milliyetçiliğin mekan üzerinden tahayyül edilmesi ve inşa edilmesi. türkiye'de mekan çalışmalarına yeterince özen gösterilmediğini vurgulamak gerek. oysa iktidar ilişkilerinin kurulması en sarih biçimde mekandaki imgeler, semboller ve figürler üzerinden okunabilir. tabii mekanı her zaman somutlamamak gerekir. bahsi geçen mekan "vatan" kavramsallaştırmasında olduğunu gibi, "hafıza mekanları"nda olduğu gibi metaforik bir olgu aynı zamanda. mekan bir mücadele alanı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-2711917612914028594?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/2711917612914028594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/iki-yakskl-kitap.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2711917612914028594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2711917612914028594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/iki-yakskl-kitap.html' title='iki yakışıklı kitap'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-4256233482088039719</id><published>2011-05-17T10:21:00.000-07:00</published><updated>2011-05-17T10:23:30.901-07:00</updated><title type='text'>murat uyurkulak'a saygı duruşu [söyleşi]</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Burcu Aktaş, Radikal Kitap, 6 Mayıs 2011&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Herkes ondan bir roman bekliyordu, o öyküleriyle çıktı karşımıza. Roman da gelecek ama her şey sırayla. Şimdi önümüzde ‘Bazuka’ var. Hele bunu bir hazmedelim, saklayalım aklımızın, kalbimizin nadir yerlerinde... Sonrası için yazarın kalem tutan ellerinin ve güzel aklının sağlığına duacıyız... Murat Uyurkulak’ın dokuz öykülük ‘Bazuka’sında, Uyurkulak üslubu, romantizm, acı, ironi, travma, şiddet, yoksulluk ve elbette mağlubiyet var. Vaktiyle Murat’ın yolu Diyarbakır’dan geçtiğinden midir, tutup ‘Bazuka’yı bir Diyarbakır türküsünün içindeki iki cümleyle daha doğrusu iki duyguyla eşdeğer buldum. En çok kendine zararı olan bir okur olarak bu benim kendi kararım. ‘Bazuka’nın bendeki yansıması... Kırklar Dağı’nın Düzü’nde şöyle der ya: “Kırklar Dağı’nın düzü, ziyaret çarptı bizi.” Ben ‘Bazuka’ya ziyarete gittim ve bu ziyaret beni çarptı. Çarpılanlar için hayat artık eskisi gibi olmaz. Bundan sonraki hayatımın müsebbibi Murat Uyurkulak’tır, bu böyle bilinsin. Türküde geçen ikinci cümle ya da duygu ise adamı iflah etmeyecek türden. Murat’ın yaptığı da... “Saçlarıma kumlar doldu. Tarak getir sen tara.” Dünyanın en romantik eylemlerinden biridir bu benim için. Ama bu, içinde acı barındıran bir romantizm çünkü bunu yapması istenen insan artık yoktur. ‘Bazuka’daki öykülerin içindeki romantizm de (sadece aşk romantizminden bahsetmiyorum elbette) işte tam da bu cümleyle eş... Yani ‘Bazuka’ acı romantizme teşne... Bu duygularla boğuşmamı sağlayan Murat Uyurkulak öyle kolay kurtulamazdı elimden. Gittim peşinden... Sorularım vardı ona. Hayatı, ‘asabi kırılganlıkları’, mağlupları ve ‘Bazuka’nın öykülerini konuştuk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;Murat Uyurkulak metinlerini düşününce benim aklıma şu üç şey geliyor: İronik, travmatik, göndermeleri eksik olmayan… &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Belki samimi bir yazar olmadığımdan, edebiyata tam bir sadakat hissedemediğimden hep bir şeylere bağlama, bir yerlere gönderme ihtiyacı duyuyorumdur. Bilmiyorum, kendi yazdıklarımla ilgili bu tür nitelemeleri ben de senden veya başkalarından öğreniyorum. Kendi yazdıklarıma belli bir mesafeden bakamıyorum, bakmaya çalıştığımda da ne gördüğümden, ne anladığımdan emin olamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;Bir de ‘mağlup’ durumu var tabii. Olayları, hikâyeleri mağlupların gözünden anlatmak sana niye çekici geliyor? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Anlatmanın başka bir yolunu bilmiyorum. Mağlupları akvaryumdaki balıklar gibi dışarıdan gözlemleyip tahlil ederek yazmıyorum. Zira ben de on yedi yaşından beri it gibi çalışan bir mağlubum, akvaryumun içindeyim yani. Öte yandan böyle olmak yazana otomatik bir artı veya eksi katmaz bence. Nasıl yaşadığın, nereden geldiğin değil, ne yazdığın önemli. İyiyse iyidir, değilse değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;Şimdi sen böyle söyleyince aklıma şu geldi. Yıldırım Türker, ‘Tol’ ile ilgili yazdığı bir yazıda “asabi bir kırılganlıkla karşımıza dikiliyor” olduğunu söylüyordu. Asabi bir kırılganlığın var mı? Bunun hayata karşı duyduğun en büyük itiraz olduğunu söyleyebilir miyiz? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Asabi olduğum söylenebilir, kırılganlıkla ilgiliyse bir şey diyemem. İnsanların ekserisinden daha kırılgan olduğumu sanmıyorum. Kırılgan olmak başka bir ruh durumu sanki, başkaları adına hakikaten ıstırap çekebilmekle, başkaları adına utanç duyabilmekle, insanlar için fedakârlık yapabilmekle alakalı bir şey. Ben o kadar ıstırap da utanç da duymuyorum, hayatımı idame ettirmeye çalışmak haricinde pek fazla şey yaptığımı, asil fedakârlıklarla iştigal ettiğimi söyleyemem. İtiraz meselesine gelince, en büyük itirazımın kitap yazmak şeklinde değil, pankart veya duvarlara yazı yazmak şeklinde tezahür etmesini yeğlerdim. O kadarına nefesim yetmedi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;2005’te, Radikal Kitap’ta ‘Endişe’ diye bir bölüm hazırlıyorduk, hatırlarsın. Yazarlardan yazarkenki endişelerini anlatmalarını istemiştik. Her hafta bu konuyla ilgili bir yazarın yazdığı yazıyı yayımlıyorduk. Neredeyse bir yıl boyunca süren hikâyede, en çok senin yazdıklarından etkilenmiştim. Yazar ve insan olarak kendini koyduğun yer beni çok düşündürmüştü. “Kimim ki ben. Yazmaya cüret etmiş bir hayvan… İşte ben ‘Tol’u bir hayvan olarak yazdım” diye bitiyordun yazını. İnsan yaşarken en çok ‘hayvan’ olduğu gerçeğini mi ıskalıyor sence? Bu gerçeğin onun yazısına, bu öykülere katkısı da sorulabilir mi acaba? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İnsanlığın kibri, bencilliği ve ihtirası dünyayı yok ediyor. Hasan Ali Toptaş bir söyleşisinde, “Bir yere küçüklü büyüklü dağları ben yarattım edasıyla giren insanlar bana inanılmaz geliyor” mealinde bir şey söylemişti. Bana da inanılmaz geliyor, inanılmaz gelmesinin ötesinde, dayanılmaz geliyor. Bir insanın diğerleri üzerinde iktidar, tahakküm ve baskı kurabilmesi, bunu içselleştirebilmesi, bundan zerre rahatsızlık duymaması, rekabetle, güç arzusuyla, muktedirlik halini korumak yönünde daimi bir gayret ve endişeyle yaşayabilmesi hakikaten inanılmaz. Sözgelimi alelade bir diş macununu satmak için yorulan kafanın, yapılan organizasyonun, seferber edilen yaratıcılığın beşte biriyle, onda biriyle, dünyada açlık diye bir mesele kalmayabilirdi. Vaziyet çok belli: Ya tabiatla uyumlu yepyeni bir hayat kuracağız ya da toptan yok olacağız. Daha önce de demiştim: İnsanlara üzülmem, müstehaktır, ben onca hayvanın, bitkinin yok olacağına üzülüyorum. Onlar buna mani olamazlar çünkü. Velhasıl insan denen mahlukun mevcut vahim halindense, bir gorilin tabii halini tercih ederim. Bir hayvan kadar dürüst olmak isterdim, ama mümkün değil. Ben de bu pespaye pazaryerinde yeterince acılaşmış, taşlaşmış, kayışlaşmış durumdayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;Peki, insan çürüyen bir toplumla nasıl yaşar? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Taviz vererek, bin türlü hesap kitapla, itişe kakışa, bata çıka yaşar elbet. Rekabete ve kâra göre tanzim edilen bir dünyada, daimi bir düşme endişesiyle, muhtaç kalma ve sefil olma korkusuyla yaşıyorsanız, hele çocuklarınız, sevdikleriniz açsa, hastaysa ve çaresizseniz gözünüz başka bir şey görmez. Asıl hırsızlar, kanunları koyup hırsızları yargılayanlardır, paraları kasalarına istifleyenlerdir. Kimse beni mülkiyetin hırsızlık olmadığına ikna edemez. Kapitalizmin vahameti budur. İnceltilmiş tarafından orman kanunudur ve esas numarası, insanları vahşi bir ayakta kalma çabası üzerinden birbirine rakip ve düşman kılmasıdır. İşte bu numarayı çakıp ötesine geçtiğimiz gün dünyanın değişme ihtimali olabilir. Devrimler pek öyle romantik mevzular değildir, gayet aktüeldirler. Bir milyon kişiyle bir başkentin kapısından dönmeyip yürümeye devam ederseniz muvaffak olmanız yüksek ihtimaldir. Sonrasında da iktidardan nefret edecek, kendi içinize kapanmayıp dünyalı kardeşlerinize yüzünüzü çevirecek tıynetiniz, çürümeye yazgılı bir galibiyettense, nam salacak bir mağlubiyete cesaretiniz varsa, bu iş olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;‘Bazuka’ya gelirsek... Kitabın altbaşlığı, Aşk, Yalnızlık ve Şiddete Dair Hikâyeler. Bu hikâyeleri bu üç başlıkla özeltleyebilir miyiz? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Başka başlıklar da ilave edilebilirdi belki. Yalan dolana dair hikâyeler gibi mesela…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;Bu öykülerde şiddet var, bu kesin. Ama şöyle de bir özellikleri var: şiddeti şiddete bulanmadan anlatıyorlar. Bu senin üslubunla alakalı tabii ki. Muhabbetle anlattığını söyleyebilirim. Sert konuları böyle anlatmak inanılmaz etkileyici bana göre. Neden böyle bir tercihin var?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Reha Mağden’in ‘Yazgıların Tableti’ adlı müthiş kitabında dedektif Murat Davman, “Suça karşıdan bakmaya mani bir hayatım oldu” diyordu. Ben de şiddeti, onu serinkanlı bir pervasızlıkla, sadece estetize etmekle yetinip çıplak haliyle anlatamayacak kadar yakından tanıdım sanırım. Öyle her tarafından irin ve kan fışkıran, insanların birbirlerinin gözünü oyduğu, feryat figanla dolu bir hayattan söz etmiyorum elbet. Ama benim gördüklerim bana yetti. Benim de şiddete karşıdan bakmaya mani bir hayatım oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;Sadece şiddet değil, özellikle ‘Pembe’ ve ‘Kuş Yuvası’ öykülerinde bir cinsiyet meselesi de var. Şunu düşünüyorum, Kadınların mağduriyeti, erkeklerin mağduriyetini görmemizi engelliyor mu bazen? Sen ne düşünüyorsun? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Mazlumun anlattığına yeterince kulak verip halini/derdini hakkıyla idrak edemeden zalimin yer yer pekâlâ haklı da olabilecek mağduriyetine dikkat kesilmek tehlikeli ve lüzumsuz bir incelik olabilir bazen. Ama şu kadarını söyleyebilirim: Erkekler hazin varlıklardır, daimi erkeklik ispatı çabası koca bir ömrü azaba çevirir, iktidar erkekte hayatı sadece kadınlar ve çocuklar için değil, kendisi için de cehenneme çeviren kederli bir nafileliğe dönüşür. Pınar Selek’in ‘Sürüne Sürüne Erkek Olmak’ kitabını tavsiye etmek isterim. Erkeklik halinin nasıl bir cendere olduğunu, yukarıdakine biat edip aşağıdakini ezmekten müteşekkil bir hayatın neye benzeyebileceğine dair eşsiz bir metin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;Ayrıca, ‘Kuş Yuvası’nda aşk ile ilgili önemli şeyler söylüyorsun. Okura sorduğun soruyu sana sormak isterim: “Her tür acının hem başlangıcı hem bitişi aşktan değil midir zaten? Aşk değil midir, nihai ismimizi koyup bizi kendimize hamile bırakan ve kendimizi doğurmamızı sağlayan ve ortaya çıkan bebeği önce mucize sonra hilkati garip veya tam tersi kılan?” &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Orada bir aşk güzellemesinden ziyade bu meseleyi nasıl kendi kendini kandırmaktan başka işe yaramayan, leş gibi bir muhabbete çevirdiğimizi deşmek istemiştim. Kendine hamile kalmak, hilkati garip gibi ifade tercihleri bundan kaynaklanıyor. Bugün aşk dediğiniz parlak ambalajlı bir ürün, alınıp satılıyor, her yerde, ama hiçbir yerde. Bunca rekabetin, hesap kitabın, kâr hırsının, ağır mesainin, mezardan farksız evin, azap gibi okulun-kışlanın, cehennemden beter fabrikanın ortasında aşka mecali kalan varsa tebrik ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;Alıntılara başladım devam edeyim o zaman... ‘Tutkular Kitaplığı’ adlı öyküden şu bölümü tekrarlayacağım: “Okumak hem bir hayat başarısızlığının, ki unutmayın okumak mağlupların işidir, hem de derin bir yalnızlık hissinin sebebi olup çıkmıştır.” &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Okumak, en başta sistemin ürettiği onca sahte haz vaadine kanmamak-kanamamak demek. Dışarıda teşebbüs ve tecrübe edilebilecek yığınla irili ufaklı haz ihtimali varken bir odaya kapanıp okumak… Bu bana bir tür kahramanlık gibi geliyor. Bir tür külyutmazlık da demek isterdim, ama kelimenin biraz soğuk bir tınısı var ve demek istediğimi tam ifade etmeyecek gibi. Ayrıca bir de şu var: akademisyenler ve bir avuç kalem erbabı haricinde okuduğu için cebine para konan insan görmedim ben. Bununla birlikte, biraz iddialı olacak ama, iyi bir kitap okumanın hazzını başka hiçbir şey vermez. Yazar olmaktan ziyade okur olmaktan mutluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;‘Derviş’, öykünde günümüze bir eleştiri var. Karakterin olan Derviş’in yaşadığı kâbusu anlatır mısın? “Nasıl bir devre uyanmıştım ben böyle” diyor ya Derviş... Bu, bizim bugün de yaşadığımız büyük şaşkınlığımız mı? Halimiz  Derviş’e ne kadar benziyor?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Derviş’in Galata’dan Karaköy’e kısa seyahati, günümüzde hüküm süren büyük bir sahtekârlığı ifşa etme gayreti diye nitelenebilir belki. Sabah ticaretin en vahşisini icra edip, doğayı, hayatları, ruhları gözünü kırpmadan tahrip edip akşam tefekkürden, tasavvuftan, şanlı maziden, necip milletin kuvvetli maneviyatından dem vuranlar, siyaset yelpazesinin cümle ‘çılgınları’ yani, o Derviş’in peşine takılsın isterdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;İki öykün var... Bunların ikisi de nazire. Biri Reha Mağden’in ‘Yazgıların Tableti’ kitabına ikincisi Emrah Serbes’in ‘Erken Kaybedenler’ine nazire. Bu kitapların senin için önemli nedir? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bu iki hikâye bir yazarın değil, bir okurun hayran olduğu kitapların yazarlarına bir çeşit teşekkür çabası gibi okunsun isterim. Reha Mağden’in ‘Yazgıların Tableti’ kitabını çok gecikmeli okudum ve karşısında resmen dudağım uçukladı. Reha Abi’nin kitabını geç okudum, kendisini erken kaybettim. Kitaplarını daha önce okumadığıma, şahsını daha erken tanımadığıma pişmanım. Emrah’ı ise hem şahıs hem yazar olarak severim. Allah ona uzun ömürler versin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;‘Tol’, ‘Har’ ve şimdi ‘Bazuka’. Tek kelimelik isimlerden gidiyorsun. Nedir senin için tek kelimenin büyüsü? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Böylesi daha kolay ve şık geliyor. Tek kelimeden ibaret ismi olan kitapları hep sevmişimdir. Upuzun isimler de konabilir kitaplara, hiç sakıncası yok. Keşke daimi bir anonim sohbet misali, sadece içinde anlatılanların mühim olacağı, isim ve imza konmayan kitaplar olsa. Ya da kitaplar hiç olmasa da hayat sürekli bir seyahat halinde, keyifli ve uzun bir muhabbet misali başlayıp bitse.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-4256233482088039719?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/4256233482088039719/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/murat-uyurkulaka-sayg-durusu-soylesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4256233482088039719'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4256233482088039719'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/murat-uyurkulaka-sayg-durusu-soylesi.html' title='murat uyurkulak&apos;a saygı duruşu [söyleşi]'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-2178876870227964501</id><published>2011-05-13T15:10:00.000-07:00</published><updated>2011-05-13T15:18:15.090-07:00</updated><title type='text'>cihangir kaldırımlarında</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;geceye ve omzuma konan meleğe selam olsun. ve geceyi sabaha erdirene şükürler olsun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;birkaç şişe mesafesinde nefesin nefesimde. puslu bir bahar gecesi, diz dize göz göze oturmuşuz ya... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;hamiş: memo'ya, eşine ve çakıl'a rastladığımız gece.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-2178876870227964501?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/2178876870227964501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/cihangir-kaldrmlarnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2178876870227964501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2178876870227964501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/cihangir-kaldrmlarnda.html' title='cihangir kaldırımlarında'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-3625289266054345957</id><published>2011-05-09T11:42:00.000-07:00</published><updated>2011-05-09T11:45:38.675-07:00</updated><title type='text'>panel: space, class and neoliberalism</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; "  &gt;&lt;b&gt;Urban Classes and Politics in the Neoliberal Era&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; "  &gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;13 May 2011 Friday, 14:00&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Rectorate Hall, Boğaziçi University&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Speakers&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;Neil Smith&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/b&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Program in Anthropology, Program in Geography, CUNY Graduate Center&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;“Neoliberal Urbanism and Global Class Strategy”&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;Teresa Caldeira&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/b&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;College of Environmental Design, University of California, Berkeley&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;“Peripheries: Spaces in the Making”&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Discussant&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;Ayşe Öncü &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/b&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Cultural Studies Program, Sabancı University&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Organizers&lt;/div&gt;&lt;i&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;i&gt;New Perspectives on Turkey&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/i&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Chair in Contemporary Turkish Studies, London School of Economics and Politics&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-3625289266054345957?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/3625289266054345957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/panel-space-class-and-neoliberalism.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3625289266054345957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3625289266054345957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/panel-space-class-and-neoliberalism.html' title='panel: space, class and neoliberalism'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-3893381578014248537</id><published>2011-05-06T02:37:00.000-07:00</published><updated>2011-05-06T02:42:27.032-07:00</updated><title type='text'>muhafazakarlık semineri</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;MSGSÜ- SOSYOLOJİ SEMİNERİ&lt;br /&gt;DİNDARLIK, MUHAFAZAKARLIK VE MODERNLİK&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;12 MAYIS 2011, 10.00-18.00&lt;br /&gt;(Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Bomonti Yerleşkesi*, 304 Numaralı Derslik)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Açılış Konuşması (10.00-10.30)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yrd. Doç. Dr. Burak Onaran &amp;amp; Yrd. Doç. Dr. Sibel Yardımcı&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Birinci Oturum: &lt;i&gt;Eğitim ve Dindarlık&lt;/i&gt; (10.30-12.30)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;KEMAL DİL,&lt;i&gt; "Ortaöğretimde Türleşme Çeşitliliğine Sosyolojik Bir Bakış: İmam Hatip Liseleri Örneği"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;ÖZLEM AVCI, &lt;i&gt;"Dindar Üniversite Gençliği ve Değişem İslami Algılar"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Tartışmacı: &lt;i&gt;Yrd. Doç. Dr. Kenan Çayır&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Öğlen Yemeği (12.30-14.00)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;İkinci Oturum: &lt;i&gt;Ulusal Kimlik, Din ve Muhafazakarlık&lt;/i&gt; (14.00-16.00)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;FIRAT MOLLAER, &lt;i&gt;"Kemalizm ve İslamcılık Karşısında Türk Muhafazakarlığı"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;ERKAN KARABAY, &lt;i&gt;"Siyasal İslam'ın Kürt Sorununa Bakışı"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Tartışmacı: &lt;i&gt;Doç. Dr. Yüksel Taşkın&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;b&gt;Genel Değerlendirme (16.00-16.30)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;* MSGSÜ Bomonti Yerleşkesi, Cumhuriyet Mah. Silahşörler Cad. No: 89, Bomonti, Şişli (Eski bira fabrikasının karşısı).&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-3893381578014248537?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/3893381578014248537/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/muhafazakarlk-semineri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3893381578014248537'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3893381578014248537'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/muhafazakarlk-semineri.html' title='muhafazakarlık semineri'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-7968463656862157434</id><published>2011-05-03T07:06:00.000-07:00</published><updated>2011-05-06T02:43:42.823-07:00</updated><title type='text'>[kitap tanıtımı] "ottoman ulema, turkish republic" by amit bein</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;p class="first" style="color: rgb(0, 0, 51); font-size: 13px; font-family: Georgia, 'Times New Roman', Times, serif; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote style="color: rgb(0, 0, 51); font-size: 13px; font-family: Georgia, 'Times New Roman', Times, serif; "&gt;&lt;p class="first"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p class="first" style="color: rgb(0, 0, 51); font-size: 13px; font-family: Georgia, 'Times New Roman', Times, serif; text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;"To better understand the diverse inheritance of Islamic movements in present-day Turkey, we must take a closer look at the religious establishment, the ulema, during the first half of the twentieth century. During the closing years of the Ottoman Empire and the early decades of the Republic of Turkey, the spread of secularist and anti-religious ideas had a major impact on the views and political leanings of the ulema. This book explores the intellectual debates and political movements of the religious establishment during this time.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bein reveals how competing visions of development influenced debates about reforms in religious education and the modernization of the medreses. He also explores the reactions and changing attitudes of Islamic intellectuals to the religious policies of the secular republic, and provides a better understanding of the changes in the relationship between religion and state. Exposing division within the religious establishment, this book illuminates the ulema's long-lasting legacies still in evidence in Turkey today."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space: pre; "&gt; --&lt;/span&gt;-kitabın içeriğine ve ilk bölümüne &lt;i&gt;&lt;a href="http://www.sup.org/book.cgi?id=18067"&gt;buradan&lt;/a&gt;&lt;/i&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 51); font-size: 13px; font-family: Georgia, 'Times New Roman', Times, serif; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-7968463656862157434?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/7968463656862157434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/kitap-tantm-ottoman-ulema-turkish.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7968463656862157434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7968463656862157434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/kitap-tantm-ottoman-ulema-turkish.html' title='[kitap tanıtımı] &quot;ottoman ulema, turkish republic&quot; by amit bein'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-3402454635319637286</id><published>2011-05-02T16:04:00.000-07:00</published><updated>2011-05-02T16:10:06.512-07:00</updated><title type='text'>yapısalcılığın mimarının izinde [radikal kitap]</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-bZzosTswX3U/Tb85p8AhhPI/AAAAAAAAAKQ/qcVr4R8RH5k/s1600/Levi-Strauss1939.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 163px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-bZzosTswX3U/Tb85p8AhhPI/AAAAAAAAAKQ/qcVr4R8RH5k/s200/Levi-Strauss1939.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5602259854117930226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Claude Lévi-Strauss doğduğunda Marcel Proust henüz ‘Kayıp Zamanın İzinde’nin ilk cildini yayımlamamış, Rusya’daki 1917 devrimi gerçekleşmemiş, Almanya’daki Weimar Cumhuriyeti yıkılmamıştı. Birleşmiş Milletler, Sovyetler Birliği veya Çin Halk Cumhuriyeti gibi tamlamalar insanlara anlamsız geliyordu. Afrika karanlık bir kıtaydı ve Avrupalı ben için öteki, zorunlu olarak yabani bir mahluktu ve Kıta Avrupası’nda Yahudi düşmanlığı yükselişteydi. Lévi-Strauss, ressam babasının Brüksel’deki evinde 1908 ylında doğduğunda kendini bohem bir yaşantının içinde buldu, Paris’e taşındılar ve ilerleyen yıllarda Cervantes, Dostoyevski, Joseph Conrad gibi yazarları okuyarak ve Louvre Müzesi ve Opera’nın müdavimi olarak kendine bir ‘zihniyet’ yarattı. Aynı yıllarda Marx’ın yapıtlarıyla tanıştı, “onun yazılarını okuyunca, bu büyük düşünce adamı vasıtasıyla Kant’tan Hegel’e giden felsefi akımla da ilk defa karşılaştığım için çok etkilendim, önümde yepyeni bir dünya açılmıştı,” diye yazacaktı daha sonra. “Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i ya da Ekonomi Politiğin Eleştirisi’nden birkaç sayfa okuyarak zihnimi açmadan bir sosyoloji ya da bir etnoloji problemi ile uğraşmaya pek ender girişirim.” Sigmund Freud ve Marcel Mauss’un kitaplarını keşfeden Lévi-Strauss, L’Etudiant socialiste (Sosyalist Öğrenci) dergisinde kitap tanıtım yazıları yazmaya başlamıştı ve burada örneğin faşist Celine’in romanını bir başyapıt olarak selamlayabilecek kadar edebiyata tutkundu. 1920’lerde yeni bir disiplin olan etnolojiye ilgi duydu, yerli halklarla karşılaşarak, onların içine karışarak, onlarla yaşayarak saha çalışması yapma fikri onu heyecanlandırıyordu, özellikle de Kızılderilileri anlatan Amerikan etnoloji kitaplarını büyülenerek okuyordu. Bu sırada yeni kurulan Sao Paulo Üniversitesi’nde sosyoloji öğretmenliği için kendisine iş teklifi yapıldı, buradaki “Fransız misyonu”nda tarihçi Fernand Braudel ve coğrafyacı Pierre Monbeig de vardı. Solcu görüşleri yüzünden buradaki kültür misyonerleri ona şüpheyle bakıyorlardı ancak bunu önemsemeyerek kendini çalışmaya verdi, Paraguay sınırında araştırmalar yaptı, özellikle de Kaduveo köylerinde uygulanmaya devam eden yüz boyama sanatını belgeledi. Bororo köylerinde yaptığı araştırmaların sonuçlarını bir araya getirdiği “Bororo Yerlileri’nin Toplumsal Örgütlenmesinin İncelenmesine Katkı” başlıklı makalesi ilk önemli çalışmasıydı. 1939’da Fransa’ya döndü ama şimdi o temel Avrupa görüşünü, özne ile nesne arasındaki Hegelci hayatta kalış mücadelesini sonuna kadar götüren devletler, özellikle de Almanya yeni ve ırkçılığa dayalı bir varoluş mücadelesine girişmişti. “Fransa üzerinden karışık bir tren yolculuğunun ardından, Montpellier’ye, anne-babasının Cévennes’deki evinin yakınına vardı. O sırada Lévi-Strauss, bir Yahudi olarak nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunun farkında bile değildi.”&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px;"&gt;Bu şahane yazının devamına &lt;i&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&amp;amp;ArticleID=1047700&amp;amp;Date=03.05.2011&amp;amp;CategoryID=40"&gt;buradan&lt;/a&gt;&lt;/i&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-3402454635319637286?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/3402454635319637286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/yapsalclgn-mimarnn-izinde-radikal-kitap.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3402454635319637286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3402454635319637286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/yapsalclgn-mimarnn-izinde-radikal-kitap.html' title='yapısalcılığın mimarının izinde [radikal kitap]'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-bZzosTswX3U/Tb85p8AhhPI/AAAAAAAAAKQ/qcVr4R8RH5k/s72-c/Levi-Strauss1939.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6613730150031292376</id><published>2011-05-02T15:59:00.000-07:00</published><updated>2011-05-02T16:03:13.165-07:00</updated><title type='text'>murat uyurkulak'tan muazzam bir hikaye</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;29 Nisan 2011 tarihli, Radikal Kitap'tan devşirilmiştir. &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Cezaevimizin sigortası, garip gurebanın babası, kötülerin hasmı, iyilerin dostu, çok saygdeğer Müdürüm...&lt;br /&gt;Benim hayatımı pembe renk yaktı. Pembe sebebiyle tahrip oldum, pembe yüzünden kader mahkûmu oldum... Ben ne zaman pembe görsem kötü olurum, bir acayip olurum, hatta bazen öyle olurum ki gözüm kararır, başka bir âleme geçerim, o âlemde kendimi kaybederim, adeta deliririm...&lt;br /&gt;Maruzatıma geçmeden önce ben bir anlatayım, siz dinleyin, ona göre kararınızı verin.&lt;br /&gt;Ben bir gözümü pembeye verdim...&lt;br /&gt;Anneannem huysuz ve yalnız bir ihtiyardı. Çocuklarını, gelinlerini, damatlarını her nedense hiç sevmezdi, onları ne zaman görse küfrü basardı. Onun için &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;şu dünyada varsa yoksa torunlarıydı. İki sokak aşağıda, sessiz sedasız yaşadığı evinde biz torunlarına leziz börekler, pastalar, yemekler yapar, gözleri had safhada bozuk olmasına rağmen envai çeşit kazak, eldiven, atkı, çorap örerdi... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; " &gt;Kış mevsiminin yaklaştığı, sandıklardan naftalin kokulu kışlıkların ufak ufak çıkarıldığı bir vakit, bana da kazak öreceği tutmuş meğer. Bir akşam amcaoğlumla haber gönderdi, gelsin kazağını alsın diye. Gittim. Kazağı özenle giydirdi, nasırlı buruşuk elleriyle yanağımı okşayıp, “Kırmızılar da pek yakışırmış kuzuma... Hadi bakalım güle güle giy,” dedi nadir gülüşüyle. Üzerimdeki kazağa göz gezdirince bir terslik olduğunu sezdim, ama henüz renkleri tam ayırt edemeyecek kadar küçüktüm. Anneannemin o zar zor gören gözleriyle manifaturacıya gidip kırmızı diye pembe yün aldığını nereden bilecektim?&lt;br /&gt;Neyse efendim, uzatmayayım, ben sırtımda kazak, hoplaya zıplaya eve vardım. Kapıyı çaldım, babam açtı ve kazağı görmesiyle, “Ulan bu ne, şorolo mu olacaksın başımıza?” diye çakması bir oldu. Kafamı kapının kenarına çarptım, bayılmışım. Ertesi gün açtığım gözlerimden biri yüzde 80 az görüyordu... Müdürüm, pembe benden bir gözümü işte böyle aldı... Ben en sevdiğim arkadaşımı da pembeye feda ettim... Aynı mahalledendik, ilkokul birden itibaren hep aynı sınıflarda okumuş, aynı sıralarda oturmuştuk, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Birlikte nice badireler atlatmış, ne acayip maceralar yaşamış, kimlere kimlere posta koymuştuk, öyle sıkı bir dostluktu ki dünyada eşi yoktur...&lt;br /&gt;Arkadaşımın belki de tek kusuru, aşırı dalgın olmasıydı. Dağınıktı, dikkatsizdi, leyla gibiydi. Gün olur kravatını takmayı unutur, gün olur defter kitabını olmadık bir yerde bırakır, gün olur bir ayağına beyaz bir ayağına siyah çorap giyip gelirdi... Lisedeydik. Babam bir gözüme kastetmenin vicdan azabıyla beni müteakip yıllarda epeyce şımartmış olduğundan havalı, çalımlı, kabadayı bir tip olup çıkmıştım, okul ahalisinden her daim korkuyla karışık bir saygı görürdüm. İşte günün birinde, koridorda bir kahkaha tufanı patlayınca, ağır ağır yerimden kalkıp bensiz ne makara döndüğünü anlamak için sınıftan çıktım. Bir baktım ki ne göreyim! Bir grup yeniyetme piç sıra arkadaşımı, can ciğerimi, kardeşten ötemi ortalarına almış, ite kaka dalga geçiyorlardı.&lt;br /&gt;“Höst ulan şerefsizler!” diye ünleyip hışımla kalabalığa dalmamla esas mevzuyla burun buruna gelmem bir oldu. Arkadaşımın pantolonunun fermuarı açıktı ve aradan pembe, evet, pespembe bir iç çamaşırı acayip bir hayvan cinsi gibi sarkmaktaydı... Neye uğradığımı, ne yapacağımı, ne diyeceğimi şaşırdım, gerzek gibi öylece kalakaldım. Arkadaşım, “Valla sabah uyku sersemliğiyle... Çamaşır sepetine elimi atınca... Valla dalgınlıkla...” şeklinde sayıklarken, benim aklımda binbir çeşit uğultulu düşünce resmi geçit yapıyordu. Bu manzara karşısında, müsebbibini müdafaada ısrar, itibarı sıfırlamak, karizmayı derinden çizdirmek manasına gelirdi. Ama diğer yandan o benim en yakın dostumdu, kankamdı, bir nevi her şeyimdi. Öyle aptal aptal dikilemezdim, alaycı laflar benim kıyılarıma da vurmaya başlamıştı, bu koşullarda adımızın çıkması işten bile değildi, acilen bir karar vermem lazımdı.&lt;br /&gt;Ve kararımı verdim, etraftaki gürültücü piçlerin on katı alaycı bir kahkaha eşliğinde, göğsünden itip kıç üstü oturtuverdim kaç yıllık dostumu, “Salak herif!” diye çemkirmeyi de ihmal etmedim. Ertesi gün sınıfa gelmedi, kaydını başka okula aldırdı, bir daha da yüzüme bakmadı. Müdürüm, işte gör pembe bana neler yaptı...&lt;br /&gt;Bu kadarla kalmadı elbet, o melun renk benden sevdiğim kadınıda aldı...&lt;br /&gt;İlk görüşte âşık olmuştum ona, çok güzeldi, çok iyiydi, melek gibiydi. İlk başlarda kaba buldu beni, mizacıma alışamadı, ama yılmadım, azmettim, yeri geldi türlü türlü soytarılıklar yapıp sevdirdim kendimi.&lt;br /&gt;Mutluyduk, birlikte yaşıyorduk, evlilik planları yapıyorduk, ta ki benim için hazırladığı sürpriz yaşgünü partisine kadar.&lt;br /&gt;Salonun, en az on kişinin “İyi ki doğdun!” çığlıkları eşliğinde aniden açılan ışıklarıyla kamaşan gözlerimi masaya çevirip üzerindekileri gördüğümde, dehşetten nefesim kesildi. Kalp şeklindeki pasta pembeydi, katlanıp tabakların yanına konmuş peçeteler pembeydi, yahu rakı kadehlerinin yanındaki su bardakları bile pembeydi...&lt;br /&gt;Bardakları gösterip, “Bunlar ne?” diye tısladım kobra misali.&lt;br /&gt;"Yeni aldım, beğendin mi aşkım?” dedi aşkım tatlı gülüşüyle.&lt;br /&gt;“Peçeteler de pembe...” diye tısladım bu kez.&lt;br /&gt;“Ne şirin değil mi?” dedi güzelim, su gibi şıkırdayan sesiyle.&lt;br /&gt;“Pasta niye pembe?”&lt;br /&gt;“Hafif olsun dedim, frambuazlı aldım... Pastacı da kalp şeklinde olanını tavsiye etti, doğuda kalp çakrasının rengi pembedir dedi...”&lt;br /&gt;“O pastacıya da sana da bir çakarım bir de yer çakar!”&lt;br /&gt;O son cümleyi, onca insanın karşısında, bir tanemin güzel gözlerine baka baka nasıl söyleyebildim ben de bilmiyorum. Başım dönmeye, az gören gözüm ağrımaya, kalbim saniyesinde utançla sızlamaya başlamıştı. Sevgilim gözyaşları içinde salonu terk ederken, bitmiş bir adam olarak olduğum yere çöktüm...&lt;br /&gt;Pembeyle lanetlenmiş hayatımın bu faslı da böyle işte Müdürüm...&lt;br /&gt;Pembe yüzünden yoksul kaldım diye başlasam, çüş artık dersiniz belki Müdürüm...&lt;br /&gt;Ama korkarım ki öyle başlayacağım, zira zengin olamamamın sebebi pembe renktir.&lt;br /&gt;Sevgilim beni terk ettikten sonra iyisi mi askere gideyim, tecil ettirmeyeyim artık şu vazifeyi, hem belki kışlada kendime gelirim dedim. Dediğimi yaptım, muayene sırasında “Senin şu gözünde sorun mu var?” diye soran doktoru “Yok komutanım!” diye cevapladım ve daha ilk günden ne kadar isabetli bir karar verdiğimi anladım. Zira etrafta pembenin p’si yoktu, her yer, her şey, herkes ya gri ya hâkiydi. İyice bir toparladım kafamı, ferahladım, rahatladım...&lt;br /&gt;Benden iki-üç yaş küçük bir çocukla badi olmuştuk bölükte, cin gibiydi, tam müteşebbisti, kafasına koymuştu, şöyle sıkı bir iş çevirip zengin olacaktı. Bir müddet sonra bana da açtı planlarını: Tekel bayiinden döner ekmek büfesine, fason trikodan yedek parçaya, kreşten huzurevine dek tonla fikir dolaşıyordu aklında. Bunları konuşmak iyi geliyordu ikimize, hem bedavadan heyecanlanıyor, hem de vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorduk...&lt;br /&gt;Bir gün yine müstakbel teşebbüslerini sıralarken, “Dur dur!” diye atıldım.&lt;br /&gt;“Bir daha söyle bakayım şunu...”&lt;br /&gt;“Kavala kurabiyesi...”&lt;br /&gt;Bu kurabiyenin methini, mübadil olan babaannemden çok duymuştum. Çocukken damağında kalan o tadı anlata anlata bitiremez, bazen sağdan soldan bulduğu tarişerle bir heves yapmaya kalkar, ama asla beğenmez, aynı tadı bulamadığını söylerdi.&lt;br /&gt;Babaannemin hikâyesini anlatınca badim iyice coştu.&lt;br /&gt;“Tabii ya, o kadar meşhur kurabiye, hiçbir yerde görmedim pakette satıldığını, şöyle esaslı bir tarif bulacaksın, güzel de ambalajlayacaksın...” diye saydırmaya koyuldu.&lt;br /&gt;Diğer fikirleri eleyip kurabiye üzerinde yoğunlaşmıştık artık. Kâğıt üzerinde de olsa işi iyice ilerletmiş, fabrikayı çoktan kurmuş, dağıtım ağını bile en ince teferruatına kadar planlamıştık. Derken günün birinde, fikre fikir, pişmiş aşa su katacağı tuttu badimin:&lt;br /&gt;“Aslında var ya, sadece beyaz değil, renk renk yapacaksın bu kurabiyeyi... Sarı, mavi, yeşil, pembe...”&lt;br /&gt;Son rengi duyunca irkildim.&lt;br /&gt;“Orada dur, pembe olmaz!” diye müdahale ettim derhal.&lt;br /&gt;“Ticarette taassup olmaz be abicim, evrensel düşüneceksin...” dedi gülerek.&lt;br /&gt;Benimse hiç gülesim yoktu, lüzumsuz bir sertlikle karşılık verdim:&lt;br /&gt;“Olmaz dedim o kadar, pembe olmaz...”&lt;br /&gt;Şaşkın şaşkın baktı suratıma, sanırım o zaman bende bir gariplik olduğunu sezdi ve hiçbir şey demeden kalkıp gitti. Bir daha da açmadı iş bahsini.&lt;br /&gt;İşte Müdürüm o çocuk şimdi bir kurabiye milyoneri...&lt;br /&gt;Murat Uyurkulak’ın 5 Mayıs’ta&lt;br /&gt;Metis Yayınları’ndan çıkacak olan&lt;br /&gt;&lt;strong style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: bold; font-style: inherit; vertical-align: baseline; border-style: initial; border-color: initial; "&gt;‘Bazuka’ adlı kitabından.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6613730150031292376?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6613730150031292376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/murat-uyurkulaktan-muazzam-bir-hikaye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6613730150031292376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6613730150031292376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/murat-uyurkulaktan-muazzam-bir-hikaye.html' title='murat uyurkulak&apos;tan muazzam bir hikaye'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-1609392724490059773</id><published>2011-05-01T13:12:00.000-07:00</published><updated>2011-05-01T13:16:21.529-07:00</updated><title type='text'>not-lar</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;"bi sarılamadık ya..." 30 nisan 2011&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;aşk ve inatla. taksimde, "isyan devrim özgürlük." 1 mayıs 2011&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;boğaziçi ü. sosyoloji yl öğrencisi nejat gözaltında.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;bir de zamansız ölüm-ler, lâl.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-1609392724490059773?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/1609392724490059773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/not-lar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1609392724490059773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1609392724490059773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/05/not-lar.html' title='not-lar'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-2585678635112629852</id><published>2011-03-29T12:04:00.000-07:00</published><updated>2011-03-29T12:12:53.912-07:00</updated><title type='text'>nevala kasaba, bir kor düştü yüreğe</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;kekik, reyhan ve kaçak tütün kokusu taşırdı rüzgar,&lt;br /&gt;alçak damlı evlerin,yüksek küçük pencerelerinden&lt;br /&gt;soluk ışıklar yayılırdı geceye.&lt;br /&gt;köpek havlamaları korkulara karışır kaygıları beslerdi,&lt;br /&gt;sonra dağlardan kurşun sesleri gelirdi&lt;br /&gt;belirli belirsiz,&lt;br /&gt;namlunun ucunda çırpınırdı yürekler,&lt;br /&gt;ağıtlar yankılanırdı dağlara doğru,&lt;br /&gt;kapılar kırılır, talan edilirdi sevdalar,&lt;br /&gt;umutlar,&lt;br /&gt;ve insan olan ne varsa.&lt;br /&gt;akan aka kabilelerimizden&lt;br /&gt;zilan, munzur, otuz üç kurşun, nevala kasaba&lt;br /&gt;ve ülkemin bütün derelerinde.&lt;br /&gt;o iklimde kalırdı acılar,&lt;br /&gt;duymazdı bir allah’ın kulu çığlıklarımızı&lt;br /&gt;ve dağlara sevdalanırdık.&lt;br /&gt;karabasan gecelerin sabahında direnmek kalırdı kürde&lt;br /&gt;yaşamanın bir diğer adı direnmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;derelerden kan akar burda nicedir,&lt;br /&gt;analar agit yakar her dogan gün&lt;br /&gt;gelinler yola bakar çaresiz&lt;br /&gt;oy, nevala kasaba oy...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seninledir sevdam gönlüm dağlardadır oy&lt;br /&gt;sabahın rüzgarında çığlığında&lt;br /&gt;bir dağ düştü o dereye&lt;br /&gt;adı mahsun&lt;br /&gt;oy, nevala kasaba oy...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; "&gt;&lt;i&gt;Ne Kürt halkı ne de kardeş Türk halkı Nevala Kasaba'yı, Dersim'i, Halepçe'yi unutmayacaktır.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; "&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; line-height: normal; "&gt;&lt;i&gt;"Kasaplar Deresi'nde Ne Oldu?" &lt;a href="http://tinyurl.com/6h522m6"&gt;http://tinyurl.com/6h522m6&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; line-height: normal; "&gt;"Onbinler Hakikatler İçin Yürüdü" &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; line-height: 18px; "&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; line-height: normal; "&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;a href="http://tinyurl.com/64wmokg"&gt;http://tinyurl.com/64wmokg&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-2585678635112629852?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/2585678635112629852/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/nevala-kasaba-bir-kor-dustu-yurege.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2585678635112629852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2585678635112629852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/nevala-kasaba-bir-kor-dustu-yurege.html' title='nevala kasaba, bir kor düştü yüreğe'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6235717915198571840</id><published>2011-03-25T03:46:00.000-07:00</published><updated>2011-03-25T12:12:11.427-07:00</updated><title type='text'>kürt meselesinin son durumu üzerine birkaç kelam</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;i&gt;&lt;a href="http://www.bianet.org/bianet/siyaset/128831-diyarbakirda-sivil-itaatsizlik-eylemine-valilik-yasagi"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;i&gt;&lt;a href="http://www.bianet.org/bianet/siyaset/128831-diyarbakirda-sivil-itaatsizlik-eylemine-valilik-yasagi"&gt;BDP ve DTK'nin "sivil itaatsizlik" kararı çerçevesinde kurulan çadırlar, valilik kararıyla kaldırıldı. Konukevi'ne yürümek isteyen binlerce kişi, polis barikatıyla karşılaştı. BDP ve DTK Eşbaşkanları da Konukevi önünde oturma eylemi başlattı.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;sivil itaatsizlik eylemlerinin, kürt siyasetine yeni bir ivme kazandıracağını düşünüyorum. bu eylemler vasıtası ile, bariz biçimde, kürtler silahsız siyaset yolunu seçiyorlar. yıllardır, dilimize pelesenk olan, barış dilinin inşa edilebilmesi için bundan uygun ortam olamaz. kürt hareketinin eylemsizlik ve silah bırakma kararları desteklenmelidir. zira, bu uygun ortamda, yeni müzareke yolları/zeminleri inşa edilebilir. fakat maalesef, tuncel'in haklı isyanına verilen haksız tepkiler (polise tokat atma meselesi) ve sivil itaatsizlik eylemlerinin hala güvenlik kaygısı üzerinden algılanması, sivil odaklı barış siyasetinin inşa edilmesine ket vuruyor hali hazırda. vesselam.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;a href="http://tinyurl.com/5tvopbv"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;"sivil itaatsizlik gerilimi," &lt;a href="http://tinyurl.com/5tvopbv"&gt;http://tinyurl.com/5tvopbv&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;"sivil itaatsizliğin önündeki bariyer kalktı," &lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;a href="http://tinyurl.com/63ybumj"&gt;http://tinyurl.com/63ybumj&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;"diyarbakır'da itaatsizler gece dinlemedi," &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;a href="http://tinyurl.com/6yebmsa"&gt;http://tinyurl.com/6yebmsa&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://tinyurl.com/5tvopbv"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://tinyurl.com/5tvopbv"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6235717915198571840?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6235717915198571840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/kurt-meselesi-uzerine-birkac-kelam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6235717915198571840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6235717915198571840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/kurt-meselesi-uzerine-birkac-kelam.html' title='kürt meselesinin son durumu üzerine birkaç kelam'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-8714260311767267706</id><published>2011-03-22T15:45:00.001-07:00</published><updated>2011-03-22T15:45:58.744-07:00</updated><title type='text'>anadolu'nun isyanı: hes'lere karşı mücadele</title><content type='html'>&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/19937849?color=ffffff" width="400" height="225" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/19937849"&gt;Anadolu'nun İsyanı&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/vermeyoz"&gt;Anadoluyu Vermeyecegiz&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-8714260311767267706?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/8714260311767267706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/anadolunun-isyan-heslere-kars-mucadele.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8714260311767267706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8714260311767267706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/anadolunun-isyan-heslere-kars-mucadele.html' title='anadolu&apos;nun isyanı: hes&apos;lere karşı mücadele'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-239818590715183369</id><published>2011-03-22T15:35:00.000-07:00</published><updated>2011-03-22T15:41:40.168-07:00</updated><title type='text'>kürtler ve islamiyet</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Kürtler ve İslamiyet, Yasin Ceylan, 6 Mart 2011, Radikal İki&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Kürtleri Kürt kimliğinden koparmak için çeşitli yöntemler denendi. Devletçe yürütülen bu politika, önceleri Kürt diye bir kavmin olmadığı, Kürt dilinin de birkaç dilden oluşan çakma bir dil olduğu teziyle ortaya çıktı. Daha sonraları, aynı politika, Kürtlerin aslında Türk kökenli oldukları ama sonraları değişikliklere uğradıkları iddiasıyla devam etti. Şimdilerde ise bu süreç, Kürtlerin var oldukları, ancak dillerinin, sadece söz ve türkülerden ibaret olduğu ve bu dilin kanunen, “bilinmeyen bir dil” olduğu noktasına geldi. Son zamanlarda ise bu bir nevi Kürtlüğü imha politikasına, yeni bir halka eklendi: Kürtleri İslamlaştırmak.&lt;br /&gt;Bu yeni entrika, devletin de desteğiyle, Fethullah Hoca’nın şakirtleri tarafından gerçekleştiriliyor. Hedef, Kürteli’nde okul, dershane, TV kanalı ve etüt merkezleri açarak, Kürtleri İslam ve ümmet birliği adına, kimlik iddiasından vazgeçirmek, Kürt olan tüm özelliklerden soyutlamak. Tabii, nihai amaç, onları Türkleştirmek. Diğer taraftan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Kürtçeye çevrilmiş Kuranı, imam ve vaizlerin eline vererek, Kürt illerine salma projesi, bu entrikanın resmi olan versiyonudur. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px;"  &gt;...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Şunu belirtmek isterim ki, Kürtlere birçok şey öğretebilirsiniz, ama İslam’ı öğretemezsiniz. İslam’ı Kürtlere, Türkler öğretemeyeceği gibi, Acem ve Arap da öğretemez. Çünkü Kürtler, Müslümanlığı çok iyi bilir. İslam’a sadık kaldıkları için, ümmet kardeşliği için, ulus bilincinden vazgeçtiler. Bu tutumlarından dolayı çok şey de kaybettiler. Çünkü aynı ümmetin diğer kavimleri, ümmet kardeşliğini bırakıp ırk kardeşliğini çoktan seçmişlerdi. Lozan Antlaşması müzakerelerinde, Kürt konusu gündeme geldiğinde, Osmanlı’nın Millet (din) sistemi devreye sokulmuş, Kürtler ulus olma hakkından mahrum bırakılırken, fiiliyatta ulus sistemi, Osmanlı vatanında, İttihat ve Terakki’den beri uygulanıyordu.&lt;br /&gt;İslam dinini Kürtlere kimse öğretemez derken, Kürt medreselerini ve Kürt mollalarını kastediyorum. Medrese ve mollaların Kürt halkı üzerinde fevkalade etkisi vardı. İslami terbiye esastı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px;"&gt;Yazının devamı için, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;a href="http://tinyurl.com/5vpzj37"&gt;http://tinyurl.com/5vpzj37&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-239818590715183369?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/239818590715183369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/kurtler-ve-islamiyet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/239818590715183369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/239818590715183369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/kurtler-ve-islamiyet.html' title='kürtler ve islamiyet'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-8487878938286454934</id><published>2011-03-22T15:21:00.000-07:00</published><updated>2011-03-22T15:32:38.965-07:00</updated><title type='text'>elif</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;o akşam beşiktaş sahilde, bir kahvehanede oturduk. biri heyecanla söze başladı. karşı devrim dedi, devrim karşıdan geldi dedi, birbir devrildiler dedi. ıhlamur ve karanfil kokusu, pek tabii sigara dumanları. &lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;inandığı gibi konuşuyordu, konuştuklarına inanıyordu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;bir avuç alnı açık çocuk, alınları açılmış bir avuç çocuk. yarınlı sözlerle konuşmaya başlayan, devrimci derviş, belleklerinde muhayyel bir asır, konuştukça yaralanan ve kanayan.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-8487878938286454934?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/8487878938286454934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/elif.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8487878938286454934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8487878938286454934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/03/elif.html' title='elif'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6263238757551450296</id><published>2011-02-26T00:51:00.000-08:00</published><updated>2011-02-26T01:11:25.317-08:00</updated><title type='text'>mesut yeğen ve akademi</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;uzun bir ara oldu. ortadoğu'da yürek hoplatan devrimler gerçekleşti, otoriter rejimler dalga dalga yıkılıyor. sonrası hayırlı olsun. &lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;biz türkiye'de kaldığımız yerden devam edelim. mesut yeğen'in profesörlüğü meselesi, türkiye akademisinin hali pür melalini temsil eden bir vak'a haline geldi. bu vak'a üzerinde yeterince tartışıldığını düşünmüyorum.  meseleyi ilk kez gündeme getiren mesut yeğen'in yazısı, "nasıl profesör olunur?," 13 şubat 2011'de radikal iki'de yayınlandı. &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&amp;amp;ArticleID=1039888&amp;amp;Date=26.02.2011&amp;amp;CategoryID=42"&gt;buradan ulaşabilirsiniz&lt;/a&gt;. feride acar'in mesut yeğen'e cevabı olan, "nasıl profesör olunmaz?" yazısı 20 şubat 2011'de radikal iki'de yayınlandı. &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&amp;amp;ArticleID=1040638&amp;amp;Date=26.02.2011&amp;amp;CategoryID=42"&gt;buradan ulaşabilirsiniz.&lt;/a&gt; son olarak, dilek kurban'ın, mesut yeğen vak'ası üzerinden başlayarak, türkiye'deki akademik özgürlükleri ve türkiye akademisinin sınırlarını değelendiren &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;amp;ArticleID=1041210&amp;amp;Yazar=D%DDLEK%20KURBAN&amp;amp;Date=26.02.2011&amp;amp;CategoryID=98"&gt;"akademi"&lt;/a&gt; yazısına buradan &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;amp;ArticleID=1041210&amp;amp;Yazar=D%DDLEK%20KURBAN&amp;amp;Date=26.02.2011&amp;amp;CategoryID=98"&gt;ulaşabilirsiniz.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6263238757551450296?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6263238757551450296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/02/mesut-yegen-ve-akademi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6263238757551450296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6263238757551450296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/02/mesut-yegen-ve-akademi.html' title='mesut yeğen ve akademi'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-8674976654052683426</id><published>2011-01-24T14:15:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T15:00:03.356-08:00</updated><title type='text'>poetik taslak</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;ey sahipsiz şehrin sokaklarında ıslak serseri kedi,&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;şahitsin, kim bilir, bu kaçıncı kurban,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;gecenin sokaklarında yine oluk oluk kan,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;seherin serinliğinde ruhlar şehadet şerbeti&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;peki ya, nasıl katlettik onca masum geceyi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;sevgilim şehir ey kaybettiğim hafızam&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;bir gölge kadar kalıcı, bir o kadar akışkan&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;üçüncü sınıf gazinolarda çınlayan bayağı sesler&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;bedenime değen sesler kırılır&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;ey sahipsiz şehrin sokaklarında sonra hırçın ıslak serseri kedi &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;benim hatırladığım kan, yemin ve intikam,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;ya ökse otu, ya portakal çiçeği &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;bir avuç duadır çocukluğumdan geriye kalan&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;bkz: çocukluğumun kaybolan &lt;i&gt;odunpazarı&lt;/i&gt; evleri (eskişehir), &lt;a href="http://www.sesan.org/selimpekalbum/index.html"&gt;http://www.sesan.org/selimpekalbum/index.html&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-8674976654052683426?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/8674976654052683426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/poetik-taslak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8674976654052683426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8674976654052683426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/poetik-taslak.html' title='poetik taslak'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-4223049940483572731</id><published>2011-01-14T13:07:00.000-08:00</published><updated>2011-01-14T13:09:55.618-08:00</updated><title type='text'>kimlik ve sınıf - samim akgönül</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;i&gt;Kaynak: Samim Akgönül - Radikal 2 - 9 Ocak 2011&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;‘Sol’un Kürt sorununa bakışında etnik taleplere uzak durması, daha çok sınıfsal tahlili tercih etmesi sık sık eleştirilir, zamanı geçmiş bulunur. Bu eleştiriler genelde kendilerini solda tanımlayan kişilerden gelir. Kendilerini solda tanımlayanların diğer kendilerini solda tanımlayanlardan hiçbirini beğenmediği ülkemizde bu eleştirilerin hangi sol tarafından hangi sola yöneltildiğini tartışmak beyhude bir uğraş olacağından bunu bir tarafa bırakıp konunun içeriği hakkında yorum yapabiliriz. Böylece kendini solda tanımlayanlara, gene kendini solda tanımlayan bu satırların yazarı hakkında sert eleştiri imkanı doğabilir. 18-19 Aralık 2010’da gerçekleştirilen, sol bir parti olan Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin ‘Kürt Sorunu ve Çözüm Önerileri’ sempozyumunda da buna benzer habitus haline gelen eleştiriler tekrarlanınca bir şeyler çiziktirmek elzem oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel kabul&lt;br /&gt;Hemen baştan söyleyeyim ki, gene sağa sola çekilmesin. Türkiye’de Kürtlerin vahim kimlik sorunları var. Bu vahim sorunların başında onyıllarca kimliklerinin varlığının dahi tanınmaması geliyordu. Artık Türkiye’de Türklerden farklı bir etnik grubun varlığı en sağcısından en solcusuna, en ‘mozaikçisinden’ en ‘mermercisine’ kadar herkes tarafından kabul edilmiş durumda. Hannah Arendt’in deyişiyle artık hak talep etme hakları var. Elbette bu inkârdan idrâka geçişin bazı sonuçları olacaktır. O da varlığı tanınan kimliğin ifadesine, yaşamasına, varoluşunun devamına getirilen hukuksal, siyasal ve toplumsal engellerin birer birer kaldırılması. &lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;Ancak bu gerçek, Türkiye Kürtlerinin ağır sınıfsal sorunlar yaşadığı gerçeğini de örtemez. Kürtler Kürtlükleri üzerinden ezildikleri için tepkilerini Kürtlükleri üzerinden veriyor, taleplerini kimliksel konulara yoğunlaştırıyor. Fakat bu haklı talepler dizisi, gözlemcileri de sadece kimliksel konulara odaklanmaya itmemeli. En son Mersin araştırması da dahil son beş yıl içinde Türkiye Kürtleri üzerinde yapılan bütün sosyolojik anketler, ülkede yaşayan Kürtlerin ezici bir çoğunluğunun işçi, ırgat, işsiz sınıfında olduklarını apaçık ortaya koyuyor. Yoksulluk, eğitimsizlik, bilgiye ulaşma, kaynakların kullanımı, göçmenlik gibi veriler de Türkiye Kürtlerinin etno-sınıf kavramına çok iyi bir örnek olduğunu gösteriyor. Bir Kürt burjuvazisinin varlığı grubun etno-sınıf özelliğine halel getirmez.&lt;br /&gt;Güneydoğu’dan Karadeniz’e her yıl yaşanan mevsimlik işçiliğin modern köleliğe yakın koşulları artık herkesçe bilinirken, ülkedeki Kürt sorunun sadece kimliksel yönünü görmek ve sadece bu yönde çaba harcamak kanımca kısa ve orta vadede, diğer konularda üretilen çözümlerin toplumsal barışı getirmesine engel olacaktır. Toplumsal barışın, toplumsal adalet olmadan yerleşmesine elbette imkan yok. Anadilinde eğitim elbette bir hak ve bu hakkı Kürtler er ya da geç elde edecekler. Ama ne anadilinde eğitim, ne çift dilli trafik panoları ne de özerklik, Kürtleri bir etno-sınıf olarak sömürülmekten kurtarmaz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;Elbette talepler kimliksel olacaktır. 2004’te Fransa banliyölerinde isyan edenlerin de kimliksel talepleri vardı. Ancak bu talepler göçmen asıllı ‘Arap-Müslüman’ Fransızların başlı başına bir etno-sınıf oluşturdukları gerçeğini örtemez. Aynı 1992 Los Angeles ayaklanmasında Kaliforniya siyahlarının siyah oldukları için ezilen bir homojen grup oluşturdukları gerçeğini örtmediği gibi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;Bu yaklaşıma verilecek cevabı az çok kestirebiliyorum. ‘Acil olan kimliksel taleplerdir, sınıf sorunsalına takılmak bu kimliksel sorunların çözümünü sekteye uğratabilir’. Bu itirazın bir ölçüde doğru olabileceği kabul edilebilir. Fakat ciddi sınıfsal sorunlara eğilmeden, yani toplumsal eşitlik, zenginliğin adil paylaşımı, sermaye-iş gücü ilişkisi gibi solun geleneksel tahlillerini bir tarafa bırakarak Türkiye’de toplumsal çatışmanın sona erdirilemeyeceği de açık. Her şey ‘algılama’, ‘düşmanlaştırma’, ‘ötekileştirme’ ile açıklanamaz ve bazı nesnel verilerin varlığı yadsınamaz. Kanımca sadece sınıfsal yaklaşıma mahkum olmak ne kadar büyük bir hataysa Kürt sorununu sadece bir kimlik sorununa ingirgemek de o kadar hayal kırıklığı yaratacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-4223049940483572731?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/4223049940483572731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/kimlik-ve-snf-samim-akgonul.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4223049940483572731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4223049940483572731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/kimlik-ve-snf-samim-akgonul.html' title='kimlik ve sınıf - samim akgönül'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-5686857894924936061</id><published>2011-01-12T12:23:00.001-08:00</published><updated>2011-01-12T12:34:19.596-08:00</updated><title type='text'>"ütopyalar güzeldir"</title><content type='html'>&lt;object width="400" height="300"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=8331164&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=1&amp;amp;color=00ADEF&amp;amp;fullscreen=1&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;loop=0"&gt;&lt;embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=8331164&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=1&amp;amp;color=00ADEF&amp;amp;fullscreen=1&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;loop=0" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="300"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/8331164"&gt;ütopyalar güzeldir&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/dorukceylan"&gt;Doruklan Ceylan&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com/"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Düşten de mor bir aşkı, yaşadın da gittin yar&lt;br /&gt;Bir gittin ki sus oldu, pusa büründü hisar&lt;br /&gt;Bir vapur dumanıyla sanki gelecek gibi&lt;br /&gt;Bir gün gelecek elbet, ütopyalar güzeldir&lt;br /&gt;Onu bana verseler vermeseler ne yazar&lt;br /&gt;Ben bir kadın sevdim ki evim artık gül kokar&lt;br /&gt;Bir vapur dumanıyla sanki gelecek gibi&lt;br /&gt;Bir gün gelecek elbet, ütopyalar güzeldir&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;ferhan yazmış, ceylan söylemiş, iyi ki söylemiş.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-5686857894924936061?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/5686857894924936061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/utopyalar-guzeldir-from-doruklan-ceylan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5686857894924936061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5686857894924936061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/utopyalar-guzeldir-from-doruklan-ceylan.html' title='&quot;ütopyalar güzeldir&quot;'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-7232448385017908517</id><published>2011-01-11T10:10:00.000-08:00</published><updated>2011-01-11T10:14:12.550-08:00</updated><title type='text'>2011 hrant dink konferansı</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span lang="TR"&gt;Boğaziçi Üniversitesi’nde senede bir yapılan “Hrant Dink Anısına Konferans”ın bu seneki konuşmacısı Britanyalı aktör, insan hakları ve LGBT eylemcisi ve Avrupa Parlamentosu üyesi Michael Cashman. Cashman’ın “&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;i&gt;Düşün ki Yabancı Sensin: Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Transcinsiyet Bireylerin Haklarını Savunmak&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;” başlıklı konuşmasına bu sene Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Sosyoloji ve Tarih bölümleri evsahipliği yapıyor. Cashman’ın İngilizce yapacağı ve simültane olarak Türkçe’ye çevrilecek olan konferans, 14 Ocak Cuma günü saat 15:00’te, Albert Long Hall’da (BTS) gerçekleştirilecek. Konferans, okul dışından katılıma açık olacak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span lang="EN"&gt;Konferansın 2011 konuşmacısı Michael Cashman, &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;“&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;i&gt;Düşün ki Yabancı Sensin: Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Transcinsiyet Bireylerin Haklarını Savunmak&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;” &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;başlıklı konuşmasının içeriğini şöyle özetliyor:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;“Lezbiyen, gey, biseksüel ve transcinsiyet (lgbt) bireyler her toplum ve kültürde daima vardılar ama sahip oldukları insan hakları, diğer cinsel kimlik sahipleriyle eşit olması gereken yaşama ve sevme hakları, diğerlerini memnun etme adına sıklıkla kurban edilmiştir. Lgbt bireylerin eşitlik ve özgürlük taleplerine karşı çıkanlar, din, kültür ve aileyle ilgili değerlere dayanırlar. Siyasi partiler ve siyasetçiler onların eşitlik taleplerini genellikle görmezden gelir ya da doğrudan bunu önlemeye çalışırlar. Pek çok lgbt birey ya ailelerinden uzaklaşıp çifte hayat yaşamak ya da kimliklerini açığa vurmayı tercih edip hayatlarının hemen her alanında ayrımcılık &lt;wbr&gt;olasılığıyla yüzleşmek zorundadır. Bununla birlikte, pek çok ülkede devlet lgbt bireyleri korumak için hiçbir önlem almaz. Ayrımcılık karşıtı yasaların esamesi okunmazken nefret suçları ve yargısız infazlar sıklıkla görülür. Öte yandan, sert bir muhalefete rağmen Avrupa ve başka yerlerde olumlu gelişmeler sağlanmışsa da, bugün lgbt bireylerin haklarına karşı yükselen bir dalga kendini endişe verici bir biçimde görünür kılmakta. Lgbt bireyler karşılaştıkları önyargılar ile eşitsizliğe doğrudan meydan okuyorlar, ama hoşgörüsüzlük ve ayrımcılık da artışta. Hoşgörüsüzlük son ekonomik krizle daha da şiddetlenmekte. Bu sorunlar doğrultusunda, bu konuşma öncelikle eşitliğe karşı direncin nereden kaynaklandığına, bu direncin dayanaklarına ve itirazlarına bakacak; ve bunun ardından, eşitlik talebinin neden desteklenmesi gerektiğini ortaya koyacak.”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-7232448385017908517?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/7232448385017908517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/2011-hrant-dink-konferans.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7232448385017908517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7232448385017908517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/2011-hrant-dink-konferans.html' title='2011 hrant dink konferansı'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-7888102620438867096</id><published>2011-01-10T14:46:00.000-08:00</published><updated>2011-01-10T15:16:30.289-08:00</updated><title type='text'>anafor</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TSuSX8nJFeI/AAAAAAAAAJ4/G_erbtyFG0s/s1600/as.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TSuSX8nJFeI/AAAAAAAAAJ4/G_erbtyFG0s/s1600/as.gif"&gt;&lt;img style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 200px; height: 148px; " src="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TSuSX8nJFeI/AAAAAAAAAJ4/G_erbtyFG0s/s200/as.gif" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560699105023956450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;kapılar açılıyor önümde, kapılar kapanıyor, gecelerin geçtiği yetmezmiş gibi mevsimler geçiyor, anı yakaladığım anlar pek nadir, ruhum bedenime bir türlü teslim olmuyor, kanatlar takıp uçabilmek için daha fazla sarhoş olmak istiyorum,&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;bencilliği bir kenara bırakıp, kapıdan boyun eğip geçmek istorum, boyun eğmek bir tür düşüklük değildir, dünyamıza yabancı olan mütevazilik başlı başına devrimci bir eylemdir -  nitekim ne demiş bilen kişi, &lt;i&gt;ibrahim içindeki putları devir&lt;/i&gt;- ben olmamak, benden geçmek estetik bir devrim, başkalarının yaraları var sonra, aslında benim pek bilemediğim, gördüğüm ama hissedemediğim, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;bu arada etik buyurmuyorum size, etik dayatmalar koyamam modern zamanın peygamberleri gibi, ancak kendimi unutma gayretinde canımı yakanı söyleyebilirim, geçip gitsin, bir de senin/sizin canını/zı yakanı dinleyebilirim, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;gerçi, anlatmak ve dinlemek-ve-anlamak arasında bunca tarihsel materyalist mesafe varken, ne yapacağımı da bilemiyorum açıkçası, metafizik örgütlenmeler de geride kalmış haddi zatında; hadi beraber kaçalım desem, kaçalım desem sonra, sonra sen/siz kaçacak yer yok deseniz, kaçıp gittiğimiz yer de nihayetinde tükenir deseniz, tabii bok olur hayaller ya, mesele içinde bulunduğun kısıtlardan kaçabilme fikrini her an saklı tutmak,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;bir de sıfırlamak kendini, sıradanlaştırmak, önemli gördüğün noktalarının bundan sonra altını çizme, üstünü çiz gitsin, görme önemlilerini, özelliklerini - ki bir başkası ancak kaybolduğun gecede yıldızlara rastlayabileceğini söylemiyor muydu- kaybol o zaman, sıfırla ben olanı,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;yeniden varolmaya çalış, varol demiyorum bak, varolmaya yeniden çalış diyorum, kendini unuttuğun vakitlerde, kaçma hayalleri kurarken yeniden sonra; ama aslında kendin olarak, hiç bir şeyini eksiltmeden, kaçmadan, sakınmadan, tam da burada, bulunduğun zamanda, ama gayret&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;en güzeli ne biliyor musun, ilkbahar gelsin, tatlı taze ılık rüzgar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-7888102620438867096?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/7888102620438867096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/anafor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7888102620438867096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7888102620438867096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/anafor.html' title='anafor'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TSuSX8nJFeI/AAAAAAAAAJ4/G_erbtyFG0s/s72-c/as.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-7316144238698481499</id><published>2011-01-10T14:17:00.000-08:00</published><updated>2011-01-10T14:19:32.995-08:00</updated><title type='text'>bir varoluş biçimi olarak sosyalizm, ömer laçiner</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 17px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Sosyalizm bir insani tercihtir. İdealdir. Kaynağı ve ekseni eşitlik olan bir arayıştır. Modern zamanlara kadar bu arayışın gerekçesi dünyadaki adaletsizlikti. Yoksulluk, ezilen ve aşağılananlar vs. Vicdanı titretir bu durum. Hâlâ da titretmelidir. Marx’a kadar bu durumun ekonomik paylaşımdan, mülkiyet rejiminden, bu işleyişi kollayan devletten kaynaklandığı düşünülürdü. Marx ise kaynağın mülkiyet tarzında yani hukuk ve devlette değil, bizzat üretim tarzında olduğuna işaret ederek, yepyeni bir ufuk açtı. Oysa geleneksel sosyalizm buradaki üretim tarzı dönüşümü vurgusunun yerine, yine mülkiyet tarzı değişimini koyarak, bu ufku kararttı, kapattı. Biz bir anlamda karartmayı kaldırmaya çalışıyoruz. Üretim tarzı dönüşümü ile, fikir, teknik üretimi, icadından diyelim, buğday üretimine kadar her alanda insanların basit otomatlar, niteliksiz emekçiler gibi değil, zihni kapasitelerini daha çok ve daha boyutlu seferber ederek gerçekten yapıcı ve yaratıcı hale gelecekleri bir durumu kasdediyoruz. Sosyalizm mücadelesi bunun imkan ve yollarının aranması denenmesidir. Böyle olmalıdır.Ve şüphesiz öncelikle bu temel ihtiyacın bilincine varılmasını, bunu gerçekleştirme istek, inanç ve coşkusunu yaratmalıyız. &lt;i&gt;Bir diğer deyişle, insanların kendi varoluş biçimlerini sorgulama ve bizzat dönüştürme arzularıni harekete geçirmeye yönelmeliyiz.&lt;/i&gt; Sosyalizmin amacı olan eşitlik/eşdeğerlilik ancak böyle bir süreçte mümkün olabilecektir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 17px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 17px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Yazının tamamına &lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/makale.aspx?mid=686&amp;amp;makale=Sosyalizm%20Bir%20Toplumsal%20Varolu%FE%20Bi%E7imi,%20Bir%20Tercih,%20Bir%20%DDddiad%FDr"&gt;buradan ulaşabilirsiniz.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-7316144238698481499?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/7316144238698481499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/bir-varolus-bicimi-olarak-sosyalizm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7316144238698481499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7316144238698481499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/bir-varolus-bicimi-olarak-sosyalizm.html' title='bir varoluş biçimi olarak sosyalizm, ömer laçiner'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-7888418529999035791</id><published>2011-01-06T14:42:00.000-08:00</published><updated>2011-01-06T14:45:25.834-08:00</updated><title type='text'>gaza's youth manifesto for change</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;p&gt;Fuck Hamas. Fuck Israel. Fuck Fatah. Fuck UN. Fuck UNWRA. Fuck USA! We, the youth in Gaza, are so fed up with Israel, Hamas, the occupation, the violations of human rights and the indifference of the international community! We want to scream and break this wall of silence, injustice and indifference like the Israeli F16’s breaking the wall of sound; scream with all the power in our souls in order to release this immense frustration that consumes us because of this fucking situation we live in; we are like lice between two nails living a nightmare inside a nightmare, no room for hope, no space for freedom. We are sick of being caught in this political struggle; sick of coal dark nights with airplanes circling above our homes; sick of innocent farmers getting shot in the buffer zone because they are taking care of their lands; sick of bearded guys walking around with their guns abusing their power, beating up or incarcerating young people demonstrating for what they believe in; sick of the wall of shame that separates us from the rest of our country and keeps us imprisoned in a stamp-sized piece of land; sick of being portrayed as terrorists, homemade fanatics with explosives in our pockets and evil in our eyes; sick of the indifference we meet from the international community, the so-called experts in expressing concerns and drafting resolutions but cowards in enforcing anything they agree on; we are sick and tired of living a shitty life, being kept in jail by Israel, beaten up by Hamas and completely ignored by the rest of the world.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;There is a revolution growing inside of us, an immense dissatisfaction and frustration that will destroy us unless we find a way of canalizing this energy into something that can challenge the status quo and give us some kind of hope. The final drop that made our hearts tremble with frustration and hopelessness happened 30th November, when Hamas’ officers came to Sharek Youth Forum, a leading youth organization (&lt;a rel="nofollow" href="http://www.sharek.ps/" target="_blank" style="text-decoration: none; "&gt;www.sharek.ps&lt;/a&gt;) with their guns, lies and aggressiveness, throwing everybody outside, incarcerating some and prohibiting Sharek from working. A few days later, demonstrators in front of Sharek were beaten and some incarcerated. We are really living a nightmare inside a nightmare. It is difficult to find words for the pressure we are under. We barely survived the Operation Cast Lead, where Israel very effectively bombed the shit out of us, destroying thousands of homes and even more lives and dreams. They did not get rid of Hamas, as they intended, but they sure scared us forever and distributed post traumatic stress syndrome to everybody, as there was nowhere to run.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;We are youth with heavy hearts. We carry in ourselves a heaviness so immense that it makes it difficult to us to enjoy the sunset. How to enjoy it when dark clouds paint the horizon and bleak memories run past our eyes every time we close them? We smile in order to hide the pain. We laugh in order to forget the war. We hope in order not to commit suicide here and now. During the war we got the unmistakable feeling that Israel wanted to erase us from the face of the earth. During the last years Hamas has been doing all they can to control our thoughts, behaviour and aspirations. We are a generation of young people used to face missiles, carrying what seems to be a impossible mission of living a normal and healthy life, and only barely tolerated by a massive organization that has spread in our society as a malicious cancer disease, causing mayhem and effectively killing all living cells, thoughts and dreams on its way as well as paralyzing people with its terror regime. Not to mention the prison we live in, a prison sustained by a so-called democratic country.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;History is repeating itself in its most cruel way and nobody seems to care. We are scared. Here in Gaza we are scared of being incarcerated, interrogated, hit, tortured, bombed, killed. We are afraid of living, because every single step we take has to be considered and well-thought, there are limitations everywhere, we cannot move as we want, say what we want, do what we want, sometimes we even cant think what we want because the occupation has occupied our brains and hearts so terrible that it hurts and it makes us want to shed endless tears of frustration and rage!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;We do not want to hate, we do not want to feel all of this feelings, we do not want to be victims anymore. ENOUGH! Enough pain, enough tears, enough suffering, enough control, limitations, unjust justifications, terror, torture, excuses, bombings, sleepless nights, dead civilians, black memories, bleak future, heart aching present, disturbed politics, fanatic politicians, religious bullshit, enough incarceration! WE SAY STOP! This is not the future we want!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;We want three things. We want to be free. We want to be able to live a normal life. We want peace. Is that too much to ask? We are a peace movement consistent of young people in Gaza and supporters elsewhere that will not rest until the truth about Gaza is known by everybody in this whole world and in such a degree that no more silent consent or loud indifference will be accepted.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;This is the Gazan youth’s manifesto for change!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;We will start by destroying the occupation that surrounds ourselves, we will break free from this mental incarceration and regain our dignity and self respect.  We will carry our heads high even though we will face resistance. We will work day and night in order to change these miserable conditions we are living under. We will build dreams where we meet walls.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;We only hope that you – yes, you reading this statement right now! – can support us. In order to find out how, please write on our wall or contact us directly: freegazayouth@hotmail.com&lt;/p&gt;&lt;p&gt;We want to be free, we want to live, we want peace.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;FREE GAZA YOUTH!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://gazaybo.wordpress.com/about/"&gt;http://gazaybo.wordpress.com/about/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-7888418529999035791?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/7888418529999035791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/gazas-youth-manifesto-for-change.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7888418529999035791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7888418529999035791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/gazas-youth-manifesto-for-change.html' title='gaza&apos;s youth manifesto for change'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6110575448364449655</id><published>2011-01-01T13:36:00.000-08:00</published><updated>2011-01-01T13:53:17.854-08:00</updated><title type='text'>pıt sesi, sonra tekrar pıt sesi, sonra tekrar</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;ceza bin kere ceza, halden bilmeze, gözü görmeze; frankofon hırçınlık içimi kemirdi ya, ya, ya, ya; yara her daim yara, "namus" endişe ve mücadele&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;sevgilim, yağmurdan gözlükler sana çok yakışıyor; en çok da bana yakışıyor, senin elinden demli çaylar içmek&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;okkalı bir tokatla, her sabah hayata ayılıyorum, ya, ya, ya, ya; geceleri de uyku tutmuyor; puff sıkıldım; bir zenci, iki zenci, üç zenci, şükür; dj yazbaharkışgünü and marx updated&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6110575448364449655?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6110575448364449655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/pt-sesi-sonra-tekrar-pt-sesi-sonra.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6110575448364449655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6110575448364449655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2011/01/pt-sesi-sonra-tekrar-pt-sesi-sonra.html' title='pıt sesi, sonra tekrar pıt sesi, sonra tekrar'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6202093425402500785</id><published>2010-12-27T10:49:00.000-08:00</published><updated>2010-12-27T11:23:30.050-08:00</updated><title type='text'>60lar ve "red thread" üzerine</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;68 kuşağı ve 60lı yıllar son dönemde tekrar gündeme geldi. 60ların devrimci kapasitesini hatırlamakta elbette hayır vardır; öğrenci hareketleri, Vietnam karşıtı protestolar, cinsel özgürleşme ve dönemin diğer muhalif söylemleri, mücadeleleri. fakat 60lı yılları fetişleştirmemek, metalaştırmamak, hatta karikatürleştirmemek gerekir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;önceki kuşakların evvela "aşılmazlık"larını ortaya koyması, kendi kuşaklarını kültleştirmesi, sonraki kuşaklarda y/etkinsiz ve yetersiz olma hissiyatı uyandırır. 80 sonrası kuşakların muhalif duruşunun, ne yaparlarsa yapsınlar, 68, 78 vs. kuşaklarının gölgesinde kalması gibi. neyse biz konuyu yine ehline, erbabına bırakalım. red thread bu sayısını "tatlı 60lara" ayırmış. red thread müthiş bir dergi, şu anda ikinci sayısında. internet üzerinden yayın yapan, "kafa tutan" bir dergi. meltem ahıska ve erden kosova derginin yayın kurulu. ben ilk gördüğüm an vuruldum. mutad olarak, muhakkak, bakmanızı tavsiye ederim.  &lt;a href="http://www.red-thread.org/tr/sayi.asp"&gt;buradan.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;çiçek çocuklardan beatles'a, türkiye işçi partisi'nden amerika'daki sivil haklar mücadelesine, 60lara dair bir dizi not yayınlamışlar radikal'de, okumak epey keyifliydi,&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'trebuchet ms'; font-size: small; "&gt; belki gözatmak istersiniz. &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;amp;ArticleID=1034149&amp;amp;Date=27.12.2010&amp;amp;CategoryID=77"&gt;buradan.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6202093425402500785?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6202093425402500785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/60lar-ve-red-thread-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6202093425402500785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6202093425402500785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/60lar-ve-red-thread-uzerine.html' title='60lar ve &quot;red thread&quot; üzerine'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-875454526919399407</id><published>2010-12-27T10:32:00.000-08:00</published><updated>2010-12-27T10:45:23.081-08:00</updated><title type='text'>murat uyurkulak, anarşizm üzerine</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 14px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;b&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 14px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.metiskitap.com/Scripts/Catalog/Interview/Interview.asp?ID=10274"&gt;söyleşi, İrfan Aktan, postexpress (32).&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 14px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Kendilerini anarşist olarak tanımlayan kesim, özellikle 12 Eylül sonrasında ve daha çok da 1990’lardan itibaren ortaya çıktı. Gençik arasında giderek yaygınlaşıyor &lt;i&gt;anarşist hareket&lt;/i&gt;...&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://www.metiskitap.com/ToolBoxVA/Tools/TollBoxAdmin/Facade/Images/Spacer.gif" width="1" height="6" border="0" alt="" /&gt;&lt;/div&gt;Şimdi şimdi artıyor, şimdi şimdi samimi bir şey gibi görünüyor. Samimiyete vurgu yapıyorum, zira yenilgi dönemlerinde, yenilginin müsebbibi saydığın teoriye, siyasî hatta tepki duyarsın ve yeni arayışlara girişirsin. Hele bir de yorgunsan, çok da gücün kalmadıysa, bu daha da kolaylaşır. Türkiye’deki anarşizmin on yıl önceki hali, bir yenilgi psikolojisinden bağımsız düşünülemez. Şunu söylemek doğru değil belki, ama tanımlasın diye söylüyorum: Bir kaçış noktası gibiydi anarşizm. Şimdi şimdi ayaklarının üzerinde durmaya, gerçekten ciddi bir politik hat olarak hayatın içinde varolmaya başladı. Bunda tabii yeni toplumsal muhalefet hareketlerinin sesinin çıkmasının, gey-lezbiyen ve kadın hareketinin de etkisi oldu. Gerçi kadın hareketi son dönemlerde biraz kötü durumda... Çünkü feministler akla gelebilecek en talihsiz durumlardan birine uğradılar, yüz çevrildiler. 90’ların başındaki feminist eylemleri hatırlıyorum, o dönem kadın hareketi çok dinamikti... Dünyayı kurtaracak hareketlerden biri işçilerin ya da ezilenlerin hareketiyse, hemen ikincisi de kadın hareketidir. İnanılmaz derecede devrimci imkânlar taşıyan bir hareket. Vaktiyle bu tür hareketlere yakın kadınlarla konuşuyorum, “feministler mi, boşver onları” diyorlar. Erkeklerin zaten canına minnet. Erkekler, feminizmin dibe batmasından son derece memnun. Çünkü iktidarı kullanmaktan vazgeçmek o kadar kolay bir şey değil. Feminist hareketin bu ülkede çok güçlü olması gerekirken şimdi ortalıkta gözükmüyor. Bu, müthiş bir talihsizlik. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 14px;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 14px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;b&gt;Troçkistler, alternatif küreselleşme eylemleri sırasında &lt;i&gt;anarşistler&lt;/i&gt;in camları, çerçeveleri indirmelerini nefretle kınıyordu...&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://www.metiskitap.com/ToolBoxVA/Tools/TollBoxAdmin/Facade/Images/Spacer.gif" width="1" height="6" border="0" alt="" /&gt;&lt;/div&gt;Birisi anarşistlerden nefret ettiğini söylerse, ben kıl olurum. Bakunin’in &lt;i&gt;Devlet ve Anarşi&lt;/i&gt;'sini çevirmiştim. Onun önsözünde şöyle güzel bir şey diyordu: “&lt;i&gt;Anarşistler, dünyadaki devrimci hareketin vicdanıdır&lt;/i&gt;.” Kendini muhalif gören bir insan, o bankaların camı, çerçevesi inerken bundan nasıl nefret eder, nasıl mutlu olmaz? Ondan nefret edersen, o zaman HADEP’lilerin Kadıköy’deki eylemlerinden, Kürtlerin eylemlerinden de nefret edersin. Bu doğru bir şey değil. &lt;i&gt;Bir kere şiddet, çok tehlikeli bir kavram. Bir şeyleri şiddet üzerinden düşünmeye başladığında, çok gerilere savrulursun. Şiddet düzenin kavramıdır, aynı terörizm gibi.&lt;/i&gt; Malûm, her kapıyı açan anahtar oldu terörizm... Kolombiya’daki FARC da terörist, İspanya’daki ETA da, yarın öbür gün, emin ol Marcos da terörist olacak. Başını kaldıran, isyan eden herkes terörist bu dünyada. Şiddet de öyle bir kavram. Mazlumun gösterdiği tepkiyi şiddet olarak tanımlayamazsın. Şiddet başka bir şeydir. Ne oranın, ne buranın şiddeti olmasın dersen, çok doğru bir önermede bulunmazsın. İsrail’le Filistin’i düşün, Hamas’ı düşün. Tak tak intihar eylemcisi kurban ediyorlar. Burada sen Filistin mücadelesine destek veren biri olarak, onun içinden biri olarak bunun doğru olmadığını söyleyebilirsin. Ama “Hamas’ın yaptığı terörizmdir” dediğin vakit, burada bir hata var. Önce İsrail’i teşhir etmek, Hamas’ı ondan sonra değerlendirmek lazım. Hamas’ı zerre kadar sevmiyorum, o ayrı bir mesele.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 14px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-875454526919399407?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/875454526919399407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/murat-uyurkulak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/875454526919399407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/875454526919399407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/murat-uyurkulak.html' title='murat uyurkulak, anarşizm üzerine'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-269458237563513774</id><published>2010-12-23T14:02:00.000-08:00</published><updated>2010-12-23T14:11:49.458-08:00</updated><title type='text'>her erkeğin kalbinde bir süperkahraman yatar!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TRPI4nfvOOI/AAAAAAAAAJs/TcC0vkeIVF4/s1600/kedi%2Bkad%25C4%25B1n.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 157px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TRPI4nfvOOI/AAAAAAAAAJs/TcC0vkeIVF4/s200/kedi%2Bkad%25C4%25B1n.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554003640478284002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;"Küçükken en mutlu olduğum anlardan biri de, bir kedinin peşimden ya da yanımda yürüdüğü anlardı. Kendimi gururlu bir kahraman gibi hissederdim." Aslı Ç., 22 Aralık 2010*&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;*bu derkenar için Sevgilim'i en kalbi hislerimle selamlarım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-269458237563513774?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/269458237563513774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/her-erkegin-kalbinde-bir-superkahraman.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/269458237563513774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/269458237563513774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/her-erkegin-kalbinde-bir-superkahraman.html' title='her erkeğin kalbinde bir süperkahraman yatar!'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TRPI4nfvOOI/AAAAAAAAAJs/TcC0vkeIVF4/s72-c/kedi%2Bkad%25C4%25B1n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-3344348331661584957</id><published>2010-12-23T13:35:00.000-08:00</published><updated>2010-12-23T13:53:27.056-08:00</updated><title type='text'>the crisis of capitalism by harvey</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TRPEfmzxt4I/AAAAAAAAAJk/he4y1pTsCm4/s1600/david_harvey.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 181px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TRPEfmzxt4I/AAAAAAAAAJk/he4y1pTsCm4/s200/david_harvey.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553998812750657410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TRPEfWhKWkI/AAAAAAAAAJc/Wm2sq8TiIBg/s1600/karl%2Bmarx.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 172px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TRPEfWhKWkI/AAAAAAAAAJc/Wm2sq8TiIBg/s200/karl%2Bmarx.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553998808377612866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;david harvey, ekonomik antropoloji alanında yazan, neoliberalizm üzerine yaptığı marksist analizleri ile bilinen muazzam bir akademisyen. 1980lerden sonra, kapitalizmin değişen yüzünü "accumulation by dispossession," yani, müksüzleştirerek sermaye biriktirme olarak tanımlıyor. harvey'nin son küresel finansal krizi analiz ettiği animasyon dillere pelesenk oldu. bu hafta, prof. çağlar keyder vesilesi ile izleme fırsatım oldu, derste. animasyonu &lt;/span&gt;&lt;a href="http://fora.tv/2010/04/26/David_Harvey_The_Crises_of_Capitalism_Animated"&gt;buradan izleyebilirsiniz, &lt;i&gt;Harvey: The Crisis of Capitalism.&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-3344348331661584957?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/3344348331661584957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/crisis-of-capitalism-by-harvey.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3344348331661584957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3344348331661584957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/crisis-of-capitalism-by-harvey.html' title='the crisis of capitalism by harvey'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TRPEfmzxt4I/AAAAAAAAAJk/he4y1pTsCm4/s72-c/david_harvey.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-2232503053908437548</id><published>2010-12-21T14:37:00.000-08:00</published><updated>2010-12-21T14:54:39.271-08:00</updated><title type='text'>paralar ve ulusal imgeler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TREsPR8kd6I/AAAAAAAAAIk/Soq04Hckc-I/s1600/5_manat_rev.jpg"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 221px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TREsPR8kd6I/AAAAAAAAAIk/Soq04Hckc-I/s400/5_manat_rev.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553268456551643042" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TREsPR8kd6I/AAAAAAAAAIk/Soq04Hckc-I/s1600/5_manat_rev.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;wiki'de bakınırken bir azerbaycan parası ile karşılaştım. aklıma geldi, not düşeyim istedim. paraların üzerindeki temsiller, ülkelerin ulusal tahayyülünün nasıl oluştuğuna ve nelerden oluştuğuna dair önemli bilgiler sunar. ilk kritik nokta, paraya azerbaycan haritasının işlenmesi. ki ulus olmanın şartlarından birisi vatan sınırlarının resmedilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır der anderson. ikincisi, arka plana orhon yazıtlarından bir parça konulması. malum orhon yazıtları bilinen ilk Türk alfabesi. Yani Azerbaycan'ı tarihi kökenlerinin, Orta Asya Türk dünyasından geldiğinin tasavvur edilmesi, bunun yansıtılması. ki ulus olmanın şartlarından birisi kökenlerin "yaratılması" ve yaygınlaştırılmasıdır der anderson. üçüncüsü, alttaki ufak resimde, ülkenin asya kıtasının bir parçası olarak değil de, avrupa ile birlikte resmedilmesi. yüzünün avrupa'ya dönük olduğunu, jeo-politik referansının avrupa olduğunu ima ediyor. sanki. bu benim okumam, ne kadar hakikatlidir bilinmez.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-2232503053908437548?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/2232503053908437548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/paralar-ve-ulusal-imgeler.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2232503053908437548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2232503053908437548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/paralar-ve-ulusal-imgeler.html' title='paralar ve ulusal imgeler'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TREsPR8kd6I/AAAAAAAAAIk/Soq04Hckc-I/s72-c/5_manat_rev.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6760846493199089115</id><published>2010-12-13T09:48:00.000-08:00</published><updated>2010-12-13T10:10:21.436-08:00</updated><title type='text'>üç beş.</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;marksizmin ve tarihsel materyalizmin kısa düştüğü noktalardan biri, metafiziğin dışlanmasıdır (geçen hafta, mithat sancar'da bunu belirtmişti). oysa metafizik, bilhassa hafıza mücadeleleri ve vicdani duruşlar üzerinden, dönüştürücü bir güce sahiptir. &lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;hafıza üzerine çalışanlar, geçmişle hesaplaşmanın gerekliliğini her vesileyle vurgularlar. fakat önemli olan husus, geçmişle hesaplaşmada özür dilemenin suistimal edilmemesi gereğidir. nitekim, özürler ayıpları örtmez.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;geçen hafta meydana gelen öğrenci olayları üzerine çok şey yazıldı, çok şey söylendi. ilk husus: öğrenci olaylarını tartışırken, "köşe başı yazarları"nın muktedir bir dil kullanmaları ürkütücüydü. ikinci husus: afaki tartışmaların, kimin haklı kimin haksız olduğu noktasında kilitlenmesiydi. üçüncü husus: öğrencilerin taleplerini, hayallerini ya da amaçlarını yine kimse sormadı. dördüncü husus: eylemlere katılan öğrenciler, egemenlerin vicdanları rahat olsun diye, kriminalize edildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6760846493199089115?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6760846493199089115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/uc-bes.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6760846493199089115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6760846493199089115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/uc-bes.html' title='üç beş.'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-8322210282088407603</id><published>2010-12-12T02:10:00.000-08:00</published><updated>2010-12-12T02:19:47.022-08:00</updated><title type='text'>annelik ve kadın istihdamı üzerine</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Jale Özgentürk'ün, &lt;i&gt;Evde kalmış kızlar ekonomiyi batırır mı?&lt;/i&gt; yazısından alınmıştır.&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Sanayi devrimi dönemi.Yani 17 ve 18'inci yüzyıllar. Olay yeri İngiltere. Büyük ekonomik ve siyasi sarsıntıların yaşandığı dönemde evlilikler de azalıyor, evlenemeyen kızların sayısı giderek artıyor. Konu büyük bir sorun haline gelince iktisatçılar ve felsefeciler tartışmaya başlıyor. Suçlu evlenmeyen kızlar oluyor. Çocuk doğuran kadın sayısı da azalınca nüfus dengesini giderek bozuyor. Bu durumun erkek işgücü eksikliğine neden olacağı, bunun da devletten çalmak anlamına geleceği savunuluyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Evde kalmış kızların tek çalışabileceği me&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'trebuchet ms'; font-size: small; "&gt;slek ise tekstil oluyor. Tabii ki, kadın işgücünün piyasaya girmesiyle de ücretler aşırı düşüyor. Sorun o kadar büyük ki bu konuları içeren kitaplar bile yazılıyor. O dönemin felsefeci, ekonomistlerinden William Hayley, 1785'te yazdığı "Evde Kalmış Kızlar Üzerine Felsefi, Tarihi ve Ahlaki Bir Deneme" adlı kitabında evlenmemiş kızların yarattığı tahribatı anlatıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Evde kalmış kız kelimesinin karşılığı İngilizce'de spinsiter, yani 'kız kurusu.' Öyle ki, bu kavram da o dönem The Spinsiter (Kız kurusu) adında çıkan bir gazeteden geliyor. 1673'te yayımlanan The Ladies Callin 'Kadınların Görevleri' adlı eserde ise şöyle deniyor: 'Evde kalmış kız hiç bir poetik öfke tanrıçasının aşamayacağı bir lanet. Doğadaki en baş belası yaratık.'&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Sosyalist ya da kapitalist farketmiyor, kadının "anneliği" her dönem dünyaya hükmetmek isteyen devletler tarafından bir kahramanlık olarak sunuluyor. Annelik tabii ki kahramanlık. Hele de bu zor hayat koşullarında. Sorun bir 'üretim' sorunu değil, kadının eşit bir birey olarak varolma sorunu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;* Türkiye'de resmi işsizlik oranı yüzde 10.6. Kadın işsizlik oranı ise yüzde 12.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;* 11 milyon kadın evde. İş gücü piyasasına kadınların katılım oranı yüzde 28'lerde.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;* Türkiye anne-bebek ölüm oranının çok yüksek olduğu bir ülke. Beş çocuktan biri ise çalışmak zorunda.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;* Çalışan kadının derdi ise daha büyük. Çünkü İşyerlerinde kreş yok. Ya da kreşe verecek para yok.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-8322210282088407603?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/8322210282088407603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/annelik-ve-kadn-istihdam-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8322210282088407603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8322210282088407603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/annelik-ve-kadn-istihdam-uzerine.html' title='annelik ve kadın istihdamı üzerine'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-8147324806349902582</id><published>2010-12-11T02:40:00.000-08:00</published><updated>2010-12-11T02:45:33.461-08:00</updated><title type='text'>hafıza üzerine</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Foti Benlisoy'un, &lt;i&gt;Ahmet Kaya'yı nasıl anmalı&lt;/i&gt;, yazısından alımıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Yıldönümleri, anmalar hiçbir zaman masum ya da gayrisiyasi değildir. Anılan hadise ya da kişi ne kadar radikal olsa da onun hatırası her an ele geçirilip ehlileştirilmeye, konformizmin nesnesi haline getirilmeye açıktır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;İktidar her devirde geçmiş mücadelelerin izlerini ortadan kaldırmaya ya da o izleri yeniden anlamlandırarak onları ehlileştirmeye, normalleştirmeye çalışır. Unutturmak mümkün olmuyorsa, anı depolitize edilir, radikal içeriğinden arındırılır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Depolitize edilen anı artık ezilenlerin yeni mücadeleleri için bir esin, geçmişteki bir umut kıvılcımı olmaktan çıkar. O artık üzerinde herkesin anlaştığı bir değerdir; ancak tam da herkesçe benimsendiği için değerini yitirmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Bir hadiseyi, bir kişiyi anmak, hatırlamak onu tekrar etmek değil, yeniden ve çok farklı koşullar altında yeniden oluşturmak, inşa etmektir. Dolayısıyla "geçmişle yüzleşmek" ya da geçmişi anmak, orada bir yerlerde durup bizi bekleyen bir hadisenin ya da figürün yeniden keşfedilmesi, pasifçe hatırlanması değil, onun bugünkü gerçeklik içerisinde yeniden tasarlanmasıdır. Hafıza bu anlamda aktiftir; hafızayla ilişkimiz, sanıldığının aksine, geçmişten çok gelecekle ilgilidir. İnsanlar ancak yeni bir gelecek tasarladıklarında hafızalarını tazeleme ihtiyacı hissederler. Bu anlamda tarihle yaşanan her yüzleşmenin, her hatırlamanın siyasi bir içeriği vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Öyleyse bellek ihmal edilmemesi gereken bir mücadele alanıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-8147324806349902582?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/8147324806349902582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/hafza-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8147324806349902582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8147324806349902582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/hafza-uzerine.html' title='hafıza üzerine'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-4031589014185791572</id><published>2010-12-10T00:29:00.002-08:00</published><updated>2010-12-11T02:48:08.781-08:00</updated><title type='text'>weber üzerine notlar - ik</title><content type='html'>&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;Derek Sayer, &lt;i&gt;Without Regard for Persons&lt;/i&gt;'ta, Weber’i Marx’a karşı ve Marx ile birlikte okur. Weber’e göre modern dünyanın, düzenin kökü rasyonelleşmede aranmalı, kapitalizmde değil. Kapitalizm rasyonelitenin sadece bir yüzü, oysa rasyonel motifler tüm toplumsal yaşama dağılmış durumda; fakat şunu unutmamak gerekli, küresel rasyonelitenin en sarih görüleceği örnek, yine kapitalizm.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;Marx üretim koşulları ile üreticiler arasındaki ilişkinin kesildiği bir yabancılaşmadan bahseder; Weber’e göre, bu durum modern toplumsal örgütlenmenin tümüne sızmış durumda. Rasyonelleşme süreçleri beraberinde iktidar araçlarının merkezileşmesini getiriyor, "bürokratik devlet aygıtı" bunun açık bir örneği. Bu tür bir ilişkiden yoksunlaştırma durumu –maddi dünya ile özneler arasında kurulan içkin ilişki- modern özneleri, modern toplumun makineleri haline getiriyor. Bu kurumsal rasyonelleşmenin temel prensibi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Bir tasavvur olarak bürokrasi, modern yaşamın tüm alanlarına sızıyor, kontrol ediyor. Bürokratik otorite, ancak modern devlette ve kapitalizmin kurumsal gelişimi ile mümkün olabilir. Bu kurallarla belirlenmiş, hiyerarşik, iş bölümünün kesinleştiği ofislerle kurulu bir dünya. Bürokratik disiplin ile tüm kişisel eleştiriler askıya alınıyor; modern özneler, bu disiplin içerisinde mekanikleşmek durumunda. Memuriyet emirlere itaat etmek demek. Weber bu itaatkar halin ve mekanikleşmenin, sabit maaş ve sabir kariyer üzerinden sağlanabildiğini söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;İster özel sektörde, ister devlette, memuriyet uzman bilgisini ve teknik eğitimi gerektiriyor. Malum, bu rasyonel, ihtisaslaşmış, uzman bilgisi kapitalizmin şiarı. Fakat bu ihtisas sahibi insan profili, "kültürlü adam" idealinden  oldukça uzak. Bu memur tipolojisi sadece teknik konularda söz sahibi. Weber bu tipolojiyi, "modern dünyadaki ruhu olmayan uzmanlar" olarak tasvir ediyor.  Weber’e göre bu rasyonel-teknik bilginin, bir ruhu ya da hissiyatı yok.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;Fakat bunun yanında, bu bürokratik disiplinin kendine has bir etiği var. Bu disiplin, görev bilincini gerektiriyor. Yani, bürokrasinin ahlaksız makineleşmesi, paradoksal bir biçimde, bireylerin iş ahlakını geliştirmelerine bağlı bir durum. Weber’e göre, bu kendini inkar hali ve iş ahlakına tabiiyet olmasa bürokratik model çökerdi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;Weber, bürokratik yapıyı ve tasavvuru mümkün kılan araçlardan bahsediyor, bunlar moderniteye özgü araçlar: dokümantasyon (yani dosyalama); resmi işlerin özel hayattan ayrıştırılması; kamusal olan ile özel olanın, iş hayatı ile özel hayatın ayrıştırılması; son olarak muhasebe kayıtlarının tutulması, defter tutma hadisesi. Bunlar, iktidarın uygulanmasını ve kapitalizmin rasyonel örgütlenmesinin mümkün kılan, hatta meşrulaştıran araçlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Marx’a oldukça benzer şekilde, Weber hanenin ya da ailenin ufalmasından bahseder. Tüketimci birim olarak modern hane, anne baba ve çocuklardan oluşuyor. Bu durumda, mülkiyet hakkı aile reisine aittir. Sayer, ataerkilliğin kapitalist üretimin temel ilişkisi olduğunu söyler. Bu yeni aile biçiminde, yeni haneler ancak ekonomik yeterliliğe kavuştuktan sonra kuruluyor. Bu durumda, yeni hanenin ne zaman kurulacağı, kaç çocuk sahibi olunacağı, tamamen ekonomik hesaplara bağlı. Bu tür bir üreme biçimi, Kuzeybatı Avrupa’daki kapitalist gelişmede önemli paya sahip.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Sayer, Marx ve Weber’in bürokrasi kavramsallaştırmalarının oldukça benzer olduğunu söyler. Modern devletteki bürokratik idarenin ön koşulu, gelişmiş para ekonomisi. Dolayısıyla rasyonel bürokratik devlet ile rasyonel kapitalizm arasında sıkı bir ilişki var. Kapitalizmin kamusal ve özel alan ayrımı, ancak bürokrasinin gayri-insani (depersonalized) idaresi ile mümkün olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;/span&gt;Weber’in devlet mefhumu, hakimiyet ilişkisi üzerine kuruludur; devlet meşru bir şiddet kullanır. Modern devletin şiddet kullanması dahil olmak üzere, meşruiyeti, yasalara olan güvenle ve diğer rasyonel kuralların varlığı ile açıklanır. Bu hakimiyet ilişkisinin düzenlenmesini de bürokrasi üstlenir. Bu durum şöyle açıklanır: Eski zamanlardaki gibi belli bir kişiye ya da zümreye sadakat yoktur, modern sadakat gayri şahsidir (impersonal). Sayer’in without regard for persons dediği durum da budur. Weber’de kadı adaleti ve rasyonel adalet ayrımı vardır. Bürokratik olmayan adalet, Kadılık müessesesinde olduğu gibi, keyfilik içerir ve bir lütuf olarak uygulanır. Rasyonel hukuk ise bir takım soyut (abstract) normlara dayanır. Bu durum, aynı zamanda, moderniteyi çok iyi tarif eder: bireyler artık bir takım soyutlamalar ile yönetilmektedir. Bu soyutlamalar, bürokrasinin işleyişini meşrulaştırır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;/span&gt;Bürokratik örgütlenmenin, temel belirleyeni "teknik üstünlüğü"dür. Bürokrasi, bir makine gibidir. Kesinlik, doğruluk, hız, süreklilik, dosyalama üzerinden hareket etme ile adeta bir makineye benzer. "Hata payı yoktur." Gayriinsani bu durum üzerinden, irrasyonel olan, duygusal olan tamamen dışlanmış olur. Weber’e göre, bürokrasi bir kez temellendiğinde ya da kurulduğunda onu yıkmak imkânsızdır. Zira, bürokratik mekanizma ortadan kalkarsa bir kaos oluşur. Bürokrasi bir mekanizmadır, çünkü kişilere bağlı olmadan çalışan bir sistemdir. "Demir kafes metaforu"nda temsil edildiği gibi ondan kaçmak imkansızdır. Sayer, demir kafes yerine başka bir metafor önerir: salyongoz kabuğu/iskeleti. Kabuk/iskelet bir yüktür, fakat onsuz yaşayamazsınız. Fakat, demir kafesten kilidi açıp çıkabilirsiniz. Modern devletin bürokrasiye olan mecburiyeti konusunda, Weber oldukça karamsardır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;/span&gt;Weber’in sosyalizme olan husumeti bu bağlamda anlaşılabilir. Cüsseli bir devlet ve kitle partisi ancak bürokratikleşmeyle sürdürülebilir. Üretim araçlarının toplumsallaştırılması, bürokratik iradenin iktidarını artırır. Sayer'e göre, Weber sosyalizmin kaderini görseydi, şaşırmazdı. Fakat, sosyalist ülkelerde yaşanan bu son, aynı zamanda, Weber’in tezini yanlışlıyor. Bürokrasinin yıkılmaz oluşu artık şüpheli. Weber, sosyalizm/kapitalizm tartışmasında ironik bir pozisyona düşer. Çünkü, rasyonelleşmenin en önemli aracı olan kapitalizm, toplumsal yaşamın tümden bürokratikleşmesini engeller.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;/span&gt;Weber’in anti-modernist tavrının altında, rasyonelleşmenin sebep olduğu hala kırıklığı var (disenchanment). Rasyonel ve bilimsel olan, büyüden ve batıl inançlardan kurtarmadı; aynı zamanda, telafi edilmez bir boşluk yarattı. Hayal kırıklığının sebebi budur. Marx dinin eleştirisini tüm eleştirilen başlangıcı sayar, zira "din insanları uyuşturan bir afyondur". Akıl vasıtası ile insanların gözünün açılması, Marx için bir ilerlemedir. Weber’e göre ise, akıl ile ulaşılan bu yeni farkındalık büyük bir hayal kırıklığına sebep olmuştur. Fakat, aynı zamanda, Weber aklı ve bilimi bir zanaat olarak görür; rasyonel akıldan vazgeçmez. Paradoksal bir pozisyona sürüklenir.&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;"Bilimsel rasyonelite" dünyayı anlamak için bir araçatır, Weber’de. İronik olarak, "bilimsel rasyonelite" ile, rasyonelleşmenin şeytani yönünü anlamaya çalışır. Bilim, değerler konusunda sessizdir; insan hayatına anlamını veren nedir, sorusu bilim ile anlaşılamaz. Bilim ile her şey anlaşılabilir, hesaplanabilir, keyfiliğe yer yoktur. Bu durumda, insanların günlük hayatlarına anlam veren aşkın değerler ortadan kalkar. Bilim bunu telafi edemez, alternatifini de üretmez. Modern durum telafi edilmeyen bir boşluk yaratır. Modern birey ilerleme fikrine tabidir, bu sonu gelmeyen ilerleme tasavvuru içerisinde, ölüm bile anlamını yitirir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space: pre; "  &gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span  &gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space: pre; "&gt;&lt;/span&gt;Kapitalizm modern durumu anlamak için sadece bir yüzdür; "rasyonel soyutluk" çok daha şumullüdür. Kapitalizmin hedef alınması, çözümün içkin bir parçasıdır; fakat Weber’in bahsettiği, modern toplumsal yaşamın mekanikleşmesi, rasyonelleşmesi ve bürokratikleşmesi daha şümullü bir bakış gerektirir. Weberian pozisyonun önemi de burada ortaya çıkar. Gerçi, Weber modern durum konusunda oldukça karamsardır; Weber’de Marx’da olduğu gibi özgürlükçü politikalar bulmak pek olası değildir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="line-height:150%"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-4031589014185791572?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/4031589014185791572/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/weber-uzerine-notlar_738.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4031589014185791572'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4031589014185791572'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/weber-uzerine-notlar_738.html' title='weber üzerine notlar - ik'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-1482428578335961576</id><published>2010-12-04T09:05:00.000-08:00</published><updated>2010-12-04T09:21:24.101-08:00</updated><title type='text'>kısa bir hikaye</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;ağzından kanlar süzülürdü, ciğerime jilet tükürürdü, ah benim kıymetli biraderim.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayattan düştükten sonra, kollarına vurduğu çentikleri gördüm ilkin,&lt;br /&gt;jileti dilinin üzerinde oynatabilme kabiliyetini takdir ettim.&lt;br /&gt;hayattan düşen diğer insanlar gibi "sen ne bilirsin" bakışı atmıyordu,&lt;br /&gt;nitekim hayattan kabre düşmüş bir ölü kadar tevekkül sahibiydi.&lt;br /&gt;son kertede, şefkatinden sual olunmaz ya, çok şefkatliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzun süre sonra karşılaştık; koştum elini öptüm, boynuna sarıldım.&lt;br /&gt;"ağabey beni affet" dedim.&lt;br /&gt;oysa o çoktan tabancasını çekip, kafama dayamıştı.&lt;br /&gt;gözlerinde tereddüt yoktu, beynimin pekmezini akıtmaya hazırdı.&lt;br /&gt;beni çok sevdiği için, beni öldürmesi gerekiyordu.&lt;br /&gt;gözlerimden öptü, tek hamlede tetiği çekti.&lt;br /&gt;ben artık şakacı bir ölüydüm.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-1482428578335961576?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/1482428578335961576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/ksa-bir-hikaye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1482428578335961576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1482428578335961576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/12/ksa-bir-hikaye.html' title='kısa bir hikaye'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-3346551746181931113</id><published>2010-10-25T11:18:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T11:35:11.492-07:00</updated><title type='text'>hızlı notlar</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;inan temelkuran, güzel bir yönetmen. 'erkek dünyası'nı biliyor, erkekleri konuşturabiliyor. bornova çoçuğu. made in europe: göçmen türklerin hegemonik erkeklik kurulumu; bornova bornova: kadına karşı erkek temsili, mahalle delikanlısı tiplemesinin detaylı sunumu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;türkiye'nin son dönem siyasetinde pozisyonlar oldukça kaymış durumda. sağ ile sol pozisyonlar, aktivizm biçimleri- rolleri oldukça muğlak. söylemleri ayırt etmek mümkün değil. &lt;i&gt;akp eksenli türkiye liberalizmi&lt;/i&gt; içerisinde yeni egemen artikülasyon. &lt;i&gt;taraf&lt;/i&gt; ve &lt;i&gt;radikal&lt;/i&gt; bunu iyi örnekliyor. bunun üzerine, düşünmeli, okumalı, yazmalı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-3346551746181931113?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/3346551746181931113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/10/hzl-notlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3346551746181931113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3346551746181931113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/10/hzl-notlar.html' title='hızlı notlar'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-7962884667715629510</id><published>2010-10-10T13:07:00.000-07:00</published><updated>2010-10-10T13:33:39.796-07:00</updated><title type='text'>not.</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;zamanın bıçak gibi kesildiği anlar var. bütün koşturmalarımın çabalamalarımın tutunmaya çalışmalarımın boşa çıktığı anlar. elimde olmayan anlar, herşeyin anlamsızlaştığı anlar. işte, bu anlarda, deli gibi korktuklarım çekindiklerim yüzleşmekten fellik fellik kaçındıklarım, gelip yakama yapışıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;on yıl önce ailemin yanından ayrıldım. yatılı okul lise üniversite yüksek lisans derken, on yıl olmuş. çoğu zaman bunu kendime bile söylemekten çekinirim: ailemi özlüyorum. özlediğim anlar canıma batıyor, tenime batıyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;ilk zamanlar, hep merak ederdim, acaba şimdi ne yapıyorlardır, diye. 'bizim ev'e bu akşam misafir gelmiş midir, amcamlar mı yoksa halamlar mı acaba; babam hangi koltukta tatlı horlama seansına geçmiştir geceye doğru, annem günün son bulaşığını mı yıkıyordur bu saatlerde; hangi kanalda takılı kalmıştır televizyon. bu soruları sorarken, kendimi 'bizim ev'de buluverirdim, televizyonu sağ taraftan karşısına alan açık kahve koltukta. bir yandan babamın tatlı horlaması, bir yandan annemin tıngır mıngır bulaşık sesleri, hafif şikayet halinde televizyon izliyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;sonra işte, bizim ev, dilime uzak dilime yakışmayan iki kelimeye dönüştü. ancak tatillerde, ancak ziyaret edebildiğim babaevi, anneevi oldu zaman içerisinde. sonrası tamamen misafir ziyaretleri, eskişehir'de sayılı günler saatler. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;bak bak kuş uçuyor, bugün babamdan haber aldım, endişeleniyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-7962884667715629510?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/7962884667715629510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/10/not.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7962884667715629510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7962884667715629510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/10/not.html' title='not.'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-5398500487320963591</id><published>2010-08-23T06:52:00.000-07:00</published><updated>2010-08-23T07:20:19.165-07:00</updated><title type='text'>iki film</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;iki film değerlendirmesi, eleştiriler. ilk &lt;em&gt;hayatımın kadınısın&lt;/em&gt;. bir uğur yücel filmi. eski bir musiki sanatçısına aşık olan tophaneli bir delikanlının hikayesi. tophane delikanlısı dediğime bakmayın siz, eskinin bıçkın delikanlısı olmuş şimdinin istanbul beyefendisi. uğur yücel'in orhan gencebay'a meyyal tiplemesi oldukça başarılı. babacan ve oldukça saygılı duruşu alıp götürüyor. film, başlı başına, uğur yücel performansı için bile izlenir. bunun yanında, türkan şoray ve settar tanrıöğen'in performansları cabası. pek çokları filmi kitsch bulmuş, bence bir parça haksızlık ediyorlar. gönül telini titreten çok efendi bir aşk, kalıbına oturmuş, iyi temsil edilmiş nihayetinde.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;ikinci film, &lt;em&gt;takiye&lt;/em&gt;. almanya-türkiye ortak yapımı, 2010'da çıkmış. almanya'da bir islami yatırım şirketi almış başını yürümüş, bu şirketin türk-müslüman bir aileyi dramatik bir sona sürüklemesi anlatılıyor. filmi önyargılı ve nisbi olarak islamafobik bulmam bir kenara, film "milli güvenlik ve istihbarat" mefhumları üzerinden prim yapmaya çalışıyor, bu gıcıklayıcı bir durum. müslüman hayat tarzının vitrinde kaldığını hissediyorsunuz. belki de resmedilenlerin bujuva olmalarından. fakat, daha önemlisi esas vurgu, film boyunca modernleşmiş müslüman diasporayı temsil eden bir aile yeniden yapılandırılıyor (deconstruction - reconstruction). yani daha açık ifade etmek gerekirse, film avrupa'daki müslüman hayat tarzının radikalliklerini kırparak, temsili olarak laikleştirmek derdinde (sekülerleştirmek değil). &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-5398500487320963591?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/5398500487320963591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/08/iki-film.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5398500487320963591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5398500487320963591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/08/iki-film.html' title='iki film'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6921213016369439800</id><published>2010-08-23T06:49:00.000-07:00</published><updated>2010-08-23T06:52:27.432-07:00</updated><title type='text'>nokta</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;şeyh sait, direnişten sonra yakalanır, istiklal mahkemelerinde yargılanır ve idam cezasına çarptırılır. mahkeme esnasında kendisini yargılayan vekile dönerek ve şöyle söyler: senden hoşlandım, fakat öbür dünyada görüşürüz.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6921213016369439800?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6921213016369439800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/08/nokta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6921213016369439800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6921213016369439800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/08/nokta.html' title='nokta'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-375123832345014378</id><published>2010-08-12T02:20:00.000-07:00</published><updated>2010-08-12T02:25:48.932-07:00</updated><title type='text'>[anthropology now]</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;aktivist antropolojinin nadide örneklerinden birini sunuyor, &lt;em&gt;anthropology now&lt;/em&gt;. new york şehir üniversitesi etrafından kümelenmiş bir grup antropologun emekleri sonucunda ortaya çıkmış. kırılgan gündemler etrafında, politik kaygılarla örgütlenmiş, hayata dokunmaya yeğleyen bir platform olduğunu söylemek hata olmaz sanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Anthropology Now is an independent initiative committed to claiming a public voice for anthropology. We believe that anthropology has important insights to contribute to contemporary conversations and policy debates. Through our field research and in-depth, holistic analysis, anthropology presents an oblique perspective on mainstream common sense. By challenging taken for granted “truths,” we believe anthropology can enrich public understandings of the world.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;hayretine mucip olanlara, &lt;/span&gt;&lt;a href="http://anthronow.com/"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;http://anthronow.com/&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-375123832345014378?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/375123832345014378/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/08/anthropology-now.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/375123832345014378'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/375123832345014378'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/08/anthropology-now.html' title='[anthropology now]'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6414856381486278702</id><published>2010-07-27T08:57:00.000-07:00</published><updated>2010-07-27T09:01:39.589-07:00</updated><title type='text'>akşam'a</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;kırşehir'de vurulur sazın teline, istanbul'da akşam vakti olur, bir duble rakı içeriz aynı kadehten, sevgilim.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6414856381486278702?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6414856381486278702/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/aksama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6414856381486278702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6414856381486278702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/aksama.html' title='akşam&apos;a'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-9002818554812183653</id><published>2010-07-23T01:23:00.000-07:00</published><updated>2010-07-23T01:25:53.797-07:00</updated><title type='text'>bir illüzyonsa şayet!</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Illusion-Orhan Veli&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Eski bir sevdadan kurtulmuşum;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Artık bütün kadınlar güzel;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Gömleğim yeni,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Yıkanmışım,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Traş olmuşum;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Sulh olmuş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Bahar gelmiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Güneş açmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Sokağa çıkmışım, insanlar rahat;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Ben de rahatım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Kaynak: Ses, 1.4.1940&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-9002818554812183653?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/9002818554812183653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/bir-illuzyonsa-sayet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/9002818554812183653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/9002818554812183653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/bir-illuzyonsa-sayet.html' title='bir illüzyonsa şayet!'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6733116730388372393</id><published>2010-07-23T00:19:00.001-07:00</published><updated>2010-07-23T01:21:05.068-07:00</updated><title type='text'>akademik dipnot</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Bir toplum zenginse, bireylerin elleriyle çalışmalarına gerek yoktur; kendilerini zihin ve ruh etkinliklerine adayabilirler. Gitgide daha çok üniversite, gitgide daha çok öğrenci olacak bizim toplumumuzda. Öğrenciler derece almak istiyorlarsa, tez konuları bulmaları gerekecek. Dünya yüzündeki herşey hakkında tez yazılabildiğine göre, tez konuları da sonsuz sayıda demektir! Sözcüklerle dolu bir sürü sayfa; mezarlıklardan daha yaslı yerler olan arşivlerde üstüste birikiyor. Yaslı, çünkü oraları kimse ziyarete gitmiyor, hatta Azizler yortusu'nda bile. Kültür aşırı üretimden, sözcük çığından, nicelik çılgınlığından yokolup gitmekte. Senin eski ülkendeki bir tek yasaklanmış kitabın bile bizim üniversitelerimizde çiğnenen milyarlarca sözcükten daha değerli olması da bu yüzden işte.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Franz'dan Sabina'ya &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6733116730388372393?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6733116730388372393/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/akademik-dipnot.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6733116730388372393'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6733116730388372393'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/akademik-dipnot.html' title='akademik dipnot'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-3870098129978469436</id><published>2010-07-12T12:10:00.000-07:00</published><updated>2010-07-12T12:51:10.987-07:00</updated><title type='text'>bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;güftesi celal erten'e, bestesi kadri şençalar'a ait hicaz makamında bir şarkı; hissiyatı tamamen siz dinleyenlere kalmış..."neyleyim köşkü, neyleyim sarayı, içinde salınan yar olmayınca." &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;çoğu zaman geceye heceler dökülür, kelimeler kırılır, bir de bakarsınız cümlelerin boynu bükük kamış. siz oturup geceye mânâ biçmek düşer. çünkü, ancak iptidai bir güzellemedir sabahı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;fakat bazen bir tesadüf, bir izlek, bir çağrışım alır sizi olmak istediğiniz geceye götürür. geceye şükretmek boynumuzun borcu. ah geceyi gündüze erdiren güzel.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-3870098129978469436?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/3870098129978469436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/baki-kalan-bu-kubbede-bir-hos-sada-imis.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3870098129978469436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3870098129978469436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/baki-kalan-bu-kubbede-bir-hos-sada-imis.html' title='bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-643739641069897201</id><published>2010-07-08T14:07:00.000-07:00</published><updated>2010-07-08T14:09:30.922-07:00</updated><title type='text'>[kardeşim'den] alternatif aşk tarifi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px; border-collapse: collapse; "&gt;&lt;i&gt;aşk, birlikte aynı yöne bakabilmektir.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px; border-collapse: collapse; "&gt;gülseren duman&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-643739641069897201?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/643739641069897201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/kardesimden-alternatif-ask-tarifi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/643739641069897201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/643739641069897201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/kardesimden-alternatif-ask-tarifi.html' title='[kardeşim&apos;den] alternatif aşk tarifi'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-213610802854266067</id><published>2010-07-05T15:03:00.000-07:00</published><updated>2010-07-05T15:39:28.024-07:00</updated><title type='text'>[bir aşk hikayesi] -3- meliha'nın serzenişi</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;adi orhan... zalim herif...yüreğimin bam teline dokunmuştu çapkın bakışların...ya ne yapaydım, tatlı sözlerine kandım. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;en kötüsü de ne biliyor musun, sevdiğin tarafından unutulmak. unutulduğunu bilmek. unutulduğunu kabullenmek zorunda kalmak. insanlar sevdiklerinin muhayyilesinde varolabilirler ancak. beni gör orhan. ne ben mevlana'yım ne de sen şems'sin biliyorum. ama hilkatli hakikatler bunlar be adam, ne yaparsın. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;ahmak herif, bunların hiçbirini anlamadın, anlayamayacaksın da. yirmilik bir pilicin kucağına atlayan sen, orhan sen, sen be adam, ne anlayacaksın bunlardan. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;peki şöyle desem, aslında ne sen vardın ne de ben. sen ve ben ancak birlikteyken varolabildik. yaşayanların hayatı ancak akis bulduğunda, karşılık bulduğunda varolabilir. sen şahitlik edesin ki, ben yaşadığımı bileyim. sen gör ki ben yaşayayım. ben baktıkça sen yeniden varol. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;evlilik söz vermek demektir be adam, biat etmek demektir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;sen uçkurunun peşine düş, olacak iş mi bu senin yaptığın orhan, geber emi, mahvol...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;neler unutulmuyor ki be orhan. fakat sen yine de bana, neler unutulmuyor ki, deme orhan. seni unutmamı bekleme. bu sana önem verdiğim için falan değil, bu saatten sonra sen yoksun oğlum artık, bittin benim gözümde. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;unutmam unutamam, çünkü unutmak kendime yaptığım en büyük saygısızlık olur. e seni unutacaktım da neden yirmi sene senle birlikte oldum be adam? seni unutursam, ben kendi hikayemi, geçmişimi unutmuş olurum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;hem unutmak kabullenmek demek be orhan. bana gidişimi kabullen mi diyorsun? orhan beynim karıncalanıyor, anlıyor musun, artık düşünmekte zorlanıyorum...hayatıma devam etmek istiyorum. tanrım, yarın yepyeni bir sabaha uyanayım, lütfen.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;ben seni nasıl unutacağım orhan?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-213610802854266067?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/213610802854266067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/bir-ask-hikayesi-3-melihann-serzenisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/213610802854266067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/213610802854266067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/bir-ask-hikayesi-3-melihann-serzenisi.html' title='[bir aşk hikayesi] -3- meliha&apos;nın serzenişi'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-5586221130273357953</id><published>2010-07-04T17:25:00.000-07:00</published><updated>2010-07-04T17:33:22.088-07:00</updated><title type='text'>dilber'in sekiz günü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TDEoDGMpw_I/AAAAAAAAAIU/Y2aUpKxy-zk/s1600/Dilberin-Sekiz-Gunu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 283px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TDEoDGMpw_I/AAAAAAAAAIU/Y2aUpKxy-zk/s400/Dilberin-Sekiz-Gunu.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490213454409745394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;son zamanlarda izlediğim en iyi yerli film. hikayeyi biliyorsunuz, tahmin ediyorsunuz. fakat film öyle bir yerden bağlıyor ki, sonuna kadar tek nefeste izliyorsunuz. içinizi burksa da hem filme hem hikayeye doyuyorsunuz. aynı zamanda, şunu söylemeli, bir erkeğin ağzından bir kadın filmi dilber'in sekiz günü. dibine vurduran film. cemal şan'a selam olsun.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;bir bağlama sesi,&lt;br /&gt;bir aşık adam türküsü,&lt;br /&gt;bir dupduru kadın yüzü...&lt;br /&gt;bir de upuzun yollar; yürümekle aşınmayan.&lt;br /&gt;duya duya kanıksayıp bi de üzerine beğenmez olduğumuz sevgi sözleri içinde dolanırken,&lt;br /&gt;bir söze gönül bağlayıvermenin hikayesi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;"ruhumun prensesi"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;fırat tanış ve nesrin cavadzade'nin dilber ile mehmet'i...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;kaynak: &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=19556980"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=19556980&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-5586221130273357953?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/5586221130273357953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/dilberin-sekiz-gunu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5586221130273357953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5586221130273357953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/dilberin-sekiz-gunu.html' title='dilber&apos;in sekiz günü'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TDEoDGMpw_I/AAAAAAAAAIU/Y2aUpKxy-zk/s72-c/Dilberin-Sekiz-Gunu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6050563118770231924</id><published>2010-07-04T14:55:00.000-07:00</published><updated>2010-07-04T15:27:44.501-07:00</updated><title type='text'>[bir aşk hikayesi] -2- meliha'nın muhasebesi</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;seni tanıdığım güne lanet olsun, orhan. şu fani hayattaki imtihanım senle başladı, senle bitti. küçük kıyametim oldun. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;o gün var ya hani o gün, hani sana "he orhan, evlenelim aşkım" dediğim gün. o kaypak gün, ulan havada yağmurluydu zaten, bu işin olmayacağını hemen o gün anlamam lazımdı. ben yağmuru sevmem orhan. yok efendim yağmur ne kadar romantikmiş, ruha sirayet edermiş, yağmurlu havalarda beraber yürümesini bilmeliymiş, hayat denen bu yolculukta yağmurlar hep sürecekmiş, hava hep kapalı olacakmış, biz birlikte olursak yağmurlar sağanaklar dolular vız gelirmiş. mış miş mış miş. o şemsiyenin sapını birlikte tutalımmış, birimiz yorulunca, o şemsiyeyi diğeri...o sap var ya o sap orhan, o sap senin bir tarafına...ağzımı da bozdurdun benim hayvan herif. ne vardı sanki gitmeyeydin. yine sevseydin beni. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;beni bu kapalı havalar mahvetti orhan, senin yağmurdan muzdarip olman mahvetti, saçma sapan romantik tavırların. hayır şimdi düşünüyorum, zerre miktar romantizm de yok, ipe sapa gelmeyen zırvalar. romantizmin r'si yok ulan içerisinde. ah sen ne kolpa bir herifsin orhan. ya sahi orhan sen beni nasıl baştan çıkardın, beni tavlamayı nasıl başardın. esas benim Allah belamı versin, senin o yapmacık ve yüzeysel tavırlarına nasıl katlandım ben orhan. nasıl oldu da "sen neler saçmalıyorsun be adam" diyemedim. neden oracıkta ense köküne bir şaplak atmadım, ne oldu da koşarak uzaklaşmadım. yok yok, ben suçluyum orhan. senin gönlün rahat olsun. git o yirmilik çıtırının yanına sen. bütün hata ben de orhan, seni sevmeyi başaran bu zihniyette sorun. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;ah ulan orhan. ben senin için babama karşı gelmedim mi? delikanlı bi kızdım ulan ben, çıktım babamın karşısına "beni bu adama vereceksin" dedim. orhan, hayvan herif, vicdan yoksunu, kırkından sonra azan bünyeni hangi teneşir paklasın be adam. senin yüzünden bütün ailem bana küstü orhan. sadece büyük ablamla konuşuyoruz şimdi. ulan senin yüzünden evlatlıktan reddetti babam beni. adam geldi, "bak kızım, hata ediyorsun, bu adamın ipiyle kuyuya inilmez, kendine gel yavrucum" dedi. ben ne dedim peki orhan. seviyorum, dedim. tek kelime, dört hece. sen hiç sevdin mi orhan, beni bir an olsun gerçekten sevdin mi? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6050563118770231924?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6050563118770231924/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/bir-ask-hikayesi-2-melihann-muhasebesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6050563118770231924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6050563118770231924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/bir-ask-hikayesi-2-melihann-muhasebesi.html' title='[bir aşk hikayesi] -2- meliha&apos;nın muhasebesi'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-4190016281384634045</id><published>2010-07-04T04:26:00.000-07:00</published><updated>2010-07-04T15:35:36.801-07:00</updated><title type='text'>[bir aşk hikayesi] -1- ve orhan meliha'yı aldattı</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;aşk çiftleşme arzusunda duyurmaz kendini, uykuyu paylaşma arzusunda duyurur. (milano'dan hay bin kunduz, 16.yy)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;erkeklerin soğuk ve kötü kalpli canlılar olduklarını duyumsayarak yazıyorum bu satırları, orhan. yıllarca birlikte yaşadığı erkek tarafından aldatılmış olmanın verdiği öfkeyi bütün erkeklere bok atarak söndürmek isteyen bir kadının kararlılığıyla. ama bak şekerim bu saçları boşuna ağartmamışım, bak şıp diye anlayıverdim lavuğun beni aldattığını, fakat şekerim ben bu saçları boşuna ağartmışım bir ömrü bok yoluna heba ettim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;aşk, ayakkabılarının kapımın önünde olması demektir, bir de haftasonları audi a4 ile gezmeye çıksak hiç fena olmaz aslına bakarsan, di mi hayatım? (bir postmodern ozan, muhsinu, 21.yy)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;orhan, hiddetim daha da artıyor. dünyanın üzerine nefret oklarını salmak üzere olan kolpadan bir afroditim ben. ne zeus ile ne de zeus olmadan. nefertiti ve kibele aşkına, tüm bunları geride bırakıp daha fazla içki içmeliyim. belki geceleri kulübe gitmeliyim. aşk aynı zamanda bir orantısız güç kullanma biçimidir, demişti babam, tutumlu bir biçimde tüketmesini bilmeyenler için bir hızlı tüketim biçimidir. orhan boyun devrilsin, hani beni kötü günümde de sevecektin. rahmetli babam çok haklıymış orhan, görüp görebileceğim en büyük pislik senmişsin. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;aşk retrospektif olarak şu şekilde kategorilere ayırabiliriz: bir seksek oyunu olarak aşk, bir vitrin biçimi olarak aşk, bir hükmetme biçimi olarak aşk, bir katliam biçimi olarak aşk. hani seviyodun, nanik, nanik...dandik lan bunun aşkı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;bak orhan yemin ediyorum, gözüm görmesin seni, o yirmilik sürtüğünü gözümün önünden çek, bak Allah'ın adını verdim, mahvederim seni ve "yeni sevgilim" diye ortalıkta gezdiğin o minik sürtüğü. gözümün içine mi sokmaya çalışıyorsun, orhan? ben başka sevgili bulamaz mıyım sanki, orhan? çok da iyisini bulurum afedersin, neden bulamayacak mışım, bulur muyum be orhan? ah be orhan, canım sevgilim. bu yaştan sonra başkalarına da sevgilim diyecektin, beni gıdıkladığın gibi onu da gıdıklama orhan; eğer ona da pazar kahvaltılarında tereyağlı ballı ekmek yedirmeye kalk..ar..sa..n...Allah belanı versin senin orhan, ben bu saatten sonra kime güveneyim, tükettin, mahvettin beni, ben bu saatten sonra aşık mı olurmuşum, muşum, muşum, muşum...Orhan, gerçi aşık da olabilirim, yani büyük konuşmamak lazım şu hayatta. Ama orhan olmuyor yani. Küme düşmüş bir birinci lig takımıyım ben, saygısız herif. Orhan. Han. Han. Han. Ya ben esas kendime kızıyorum, senin gibi bir kansız, adi, mikrop ile nasıl bunca sene yaşamaya katlandım. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-4190016281384634045?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/4190016281384634045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/bir-ask-hikayesi-1-ve-orhan-melihay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4190016281384634045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4190016281384634045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/07/bir-ask-hikayesi-1-ve-orhan-melihay.html' title='[bir aşk hikayesi] -1- ve orhan meliha&apos;yı aldattı'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6881504475481236103</id><published>2010-06-30T16:38:00.000-07:00</published><updated>2010-06-30T16:45:24.071-07:00</updated><title type='text'>some intellectuals</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Book Antiqua', serif; font-size: 15px; "&gt;&lt;p style="line-height: 1.5; margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: left; margin-bottom: 12px; margin-top: 0px; table-layout: auto; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;"To have faith means to dare, to think the unthinkable, yet to act within the limits of the realistically possible; it is the paradoxical hope to expect the Messiah every day, yet not to lose heart when he has not come at the appointed hour. This hope is not passive and it is not patient; on the contrary, it is impatient an active, looking for every possibility of action within the realm of real possibilities. Least of all it is passive as far as the growth and liberation of one's own person are concerned.... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;The situation of mankind is too serious to permit us to listen to the demagogues - least of all demagogues who are attracted to destruction - or even to the leaders who use only their brains and whose hearts have hardened. Critical and radical thought will only bear fruit when it is blended with the most precious quality man is endowed with - the love of life." &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="line-height: 1.5; margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: left; margin-bottom: 12px; margin-top: 0px; table-layout: auto; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Erich Fromm (1973) The Anatomy of Human Destructiveness, page 438&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="line-height: 1.5; margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: left; margin-bottom: 12px; margin-top: 0px; table-layout: auto; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;gayri-resmi eğitim ansiklopedisi güzel bir hizmet yapmış. marksist, yapısalcı, post-yapısalcı falan demeden bi kısım düşünürler üzerine kısa yazılar neşretmiş. kısa ve kolayca okunan yazılar olduğu için, hayretinize mucib olur diyerek paylaşayım dedim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="line-height: 1.5; margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: left; margin-bottom: 12px; margin-top: 0px; table-layout: auto; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;a href="http://www.infed.org/thinkers/index.htm"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://www.infed.org/thinkers/index.htm&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6881504475481236103?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6881504475481236103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/some-intellectuals.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6881504475481236103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6881504475481236103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/some-intellectuals.html' title='some intellectuals'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-8405669681101372792</id><published>2010-06-21T14:13:00.000-07:00</published><updated>2010-06-21T14:21:48.489-07:00</updated><title type='text'>[ustalara saygı] charles aznavour</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TB_XtVUn1pI/AAAAAAAAAHs/ZpthfRkiSNM/s1600/Charles+Aznavour.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TB_XtVUn1pI/AAAAAAAAAHs/ZpthfRkiSNM/s400/Charles+Aznavour.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485340044978280082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;emmenez moi&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://fizy.com/s/16oliu"&gt;http://fizy.com/s/16oliu&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-8405669681101372792?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/8405669681101372792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/ustalara-sayg-charles-aznavour.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8405669681101372792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8405669681101372792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/ustalara-sayg-charles-aznavour.html' title='[ustalara saygı] charles aznavour'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TB_XtVUn1pI/AAAAAAAAAHs/ZpthfRkiSNM/s72-c/Charles+Aznavour.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-2418715666345667224</id><published>2010-06-17T14:19:00.000-07:00</published><updated>2010-06-17T14:34:17.492-07:00</updated><title type='text'>taziye.</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;incecikti, fidandı, yani senin anlayamayacağın gözlerinde uçurumlar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;barış dediğinde, soluğu kesilen, gözlerinin içi alev, geceye lacivert parlar &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;inan çok üzgünüm, kırgınım, küskünüm&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;barış için elini uzatan kardeşinin eline kelepçe vurmak, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;barış için elini uzatan kardeşinin elini uçurum kenarında bırakmak,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;barış için elini uzatan kardeşini aldatmak,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;ahlaksızlıktır!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-2418715666345667224?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/2418715666345667224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/taziye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2418715666345667224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2418715666345667224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/taziye.html' title='taziye.'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-745463068101978320</id><published>2010-06-14T07:51:00.000-07:00</published><updated>2010-06-14T07:54:10.251-07:00</updated><title type='text'>gazetecime dokunma!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;irfan aktan'ın arkasındayız. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;ankara üniversitesi iletişim fakültesi tarafından oluşturulan, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;gazetecime dokuma kampanyasına destek vermek için &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://ilef.ankara.edu.tr/imza/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;tıklayın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-745463068101978320?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/745463068101978320/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/gazetecime-dokunma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/745463068101978320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/745463068101978320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/gazetecime-dokunma.html' title='gazetecime dokunma!'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-2572515005591922657</id><published>2010-06-13T01:00:00.000-07:00</published><updated>2010-06-13T01:05:15.053-07:00</updated><title type='text'>vatandaşlık geliri ve marksist alternatifi üzerine</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 20px; "&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Vatandaşlık Geliri Sol bir Talep mi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ahmet Tonak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Bilgi Üniversitesi, Radikal İki, 6 Haziran 2010&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ayşe Buğra’nın, geçen hafta Radikal 2’de tekrar gündeme getirdiği ‘vatandaşlık geliri’ önerisinin çözmeye çalıştığı sorun, yani ağırlıklı olarak işsiz yoksulluğu, her ne kadar solun gündeminde olması gereken yakıcı bir sorun ise de, önerinin kendisi dayandığı varsayımlar ve siyasi değerlendirmeler itibarıyla yeterince sol değildir. Daha açık konuşmak gerekirse Marksist, sosyalist değerlere ve değerlendirmelere uzak, sol yelpazenin sağ ucundan üretilmiş bir öneridir. Bu yanıyla, ‘vatandaşlık geliri’nin, özellikle Keynes sonrası Batılı kapitalist ülkelerde çeşitli adlarla uygulanan nakdi yardımlardan özünde bir farkı yoktur. Önereceğim alternatife geçmeden, ilkin bu iddiamı bir ölçüde temellendirmem doğru olur.&lt;br /&gt;‘Vatandaşlık geliri’ talebinin doğru kavranılması için bazı kavramsal sorularla başlamakta yarar var. Niçin “vatandaşlık ücreti” değil de “vatandaşlık geliri” deniyor? Ücret, bilindiği gibi tıpkı kâr, faiz ve rant gibi bir gelir biçimidir. ‘Vatandaşlık geliri’ kavramıyla, yoksulun çalışsa da çalışmasa da doğrudan devletten alacağı nakdi bir yardım tanımlandığı için bu kavramda ‘gelir’ sözcüğünün tercihi akla yatkındır. Bu yanıyla, “vatandaşlık geliri” talebi, burjuvazi ile emekçileri değil, devlet ile emekçileri karşı karşıya getirir. Bu da, sermaye ile emek arasındaki mücadelenin eksenini birey-devlet sorunsalına kaydırmak anlamına gelir.&lt;br /&gt;Buğra’nın yazısında, devletin yapacağı bu nakdi transferlerin “işçinin pazarlık gücünü” artırarak “temel sınıf eşitsizliği”ni “dengeleyici bir rol oynayacağı” da iddia ediliyor. Sınıf eşitsizliğinin dengelenmesi beklentisi, bence ‘vatandaşlık geliri’ talebinin yaslandığı siyasi motivasyonu açığa vuruyor. ‘Vatandaşlık geliri’ önerisi ile sermaye emek çelişkisinin kendisi değil, bu çelişkinin doğurduğu yoksulluğun ortadan kaldırılması hedefleniyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Refahı kim ödüyor?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;İster ‘vatandaşlık geliri’ densin, ister refah devleti literatüründe kullanıldığı şekliyle ‘sosyal ücret’ vs. densin, devletin nakit transferleri yoluyla, yoksulluğu tedavi eder gibi yaparak sermaye emek çelişkisini yumuşatmaya çalışması yıllardır deneniyor. Doktora tezimden bu yana, aşağı yukarı 30 yıldır bu uygulamayı emekçiler açısından irdelemeye çalışıyorum. Bazılarını New School’dan Anwar Shaikh ile birlikte gerçekleştirdiğim ABD üzerine olan çalışmalar, geliştirdiğimiz ampirik metodoloji ile daha sonra başka araştırmacılarca Avustralya, Kanada, Almanya, İsveç, Yeni Zelanda, İngiltere ve Türkiye için de tekrarlandı. Bu çalışmaların temel sorusu emekçilere dönük toplam harcamaların gerçek kaynağının ne olduğuydu. Anwar Shaikh’in Who Pays for the “Welfare” in the Welfare State? Multicountry Study (Refah Devletindeki “Refahı” Kim Ödüyor? Çok Ülkeli Bir Çalışma) makalesinde dökümünü verdiği bu araştırmaların ortaya çıkardığı çıplak gerçek şu: Emekçilere dönük sosyal harcamaların ABD’de tamamını, diğerlerinde ise tamamına yakın kısmını bizzat emekçiler kendi vergileriyle finanse ediyorlar! Emekçilerin devletten edindikleri sosyal harcamaların (nakit transferler dahil) devlete ödedikleri vergileri aştığı (yani ‘sosyal ücretin’ fiili olarak var olduğu) durumlarda bile, bu ‘sosyal ücretin’ milli gelirin yüzde 1-2’si, toplam ücretlerin ise yüzde 3-5’i mertebesinde olduğunu da belirteyim.&lt;br /&gt;Peki, o zaman ‘vatandaşlık geliri’nin Marksist alternatifi nedir? Yıllardır her fırsatta dile getirdiğim alternatif iki boyutlu: İlki iş gününün kısaltılması, diğeri ise yaşanılır ücret uygulamasıdır (her döneme ve bölgeye göre hesaplanacak bir tür rahatça yaşanılacak ücret-’living wage’). Daha geçen haftaki Birgün yazımda ele aldığım için burada ayrıntısına fazla girmeyeceğim iş gününün kısaltılması önerisi, işsizliğin, büyük ölçüde hemen şimdi çözümüdür. Bunun için yapılacak şey son derece basittir. Pek özendiğimiz AB ülkelerinden Fransa’daki yedi saatlik iş günü uygulamasına geçmek tabii, 2008’de sağ kesimlerin sulandırdığı haline değil. Yedi saatlik işgünü uygulaması anında, ceteris paribus, işsizliği yüzde 12,5 azaltacaktır! Yani, şu andaki resmi işsizlik aşağı yukarı hemen sıfırlanmış olacak, neredeyse, tam istihdam sağlanacak!&lt;br /&gt;Bu tür bir iş gününün kısaltılması önerisi teorik olarak, işsizliği büyük ölçüde çözmekle birlikte ‘çalışan yoksul’ sorununu çözmeyebilir. Hatta saat başı ücretlerde düzenleme yapılmazsa yoksullaşmayı artırabilir bile. O zaman, bir yandan iş gününü kısaltırken, öte yandan da saat başı ücretin o şekilde artırılması gerekir ki, emekçilerin sürünerek değil, yaşanılır ücret alarak rahat bir biçimde yaşamaları sağlanmış olsun.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yaşanılır ücret&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;Tanımın ima ettiği veçhile, asgari ücretin bir hayli üzerinde, zamana ve yaşanılan bölgenin özelliklerine göre sık sık yeniden hesaplanarak ayarlanması gereken yaşanılır ücret gerçekçi bulunmayabilir. Ama, bu eleştiriyi yapanlar bile, yaşanılır ücret talebinin bizzat kapitalistlerin kârına göz diken yanını ve de sermayenin bu seviyede bir ücreti vermemek için elinden geleni yapacağını teslim edeceklerdir. Tam da bu nedenle, yani sermayenin direnciyle karşılaşacağı için yaşanılır ücret kampanyaları katılanları radikalleştirme, sistemi sorgulamaya yöneltme potansiyelini içerir. Yaşanılır ücret kampanyalarının birçok tekil mücadelede emekçilerin ücretlerini, dolayısıyla hayat standartlarını yükseltici zaferler kazandığını biliyoruz (İngiltere, Avustralya,Yeni Zelanda, Kanada ve ABD’deki başarıya ulaşmış örnekler için Living Wage Movements: Global Perspectives/ Yaşanılır Ücret Hareketleri: Küresel Perspektifler). Şahsen yakından gözlemlediğim Harvard Üniversitesi öğrencilerinin üniversite destek personeline sağladıkları yaşanılır ücret’ten (2001-3), daha geçen hafta New York Times’tan izlediğim New York Belediye Meclisi’nde görüşülen inşaat işçilerinin saat ücretini 10 dolara yükseltecek yasa tasarısına kadar farklı örnekler, yaşanılır ücret için mücadeleyi, devletin muhtemelen dağıtacağı paraya bel bağlamaktan daha cazip kılıyor.&lt;br /&gt;Sonuç olarak, şirket ve banka iflasları furyasına, Yunanistan’la başlayan devlet iflaslarının da eklenmeye başladığı günümüz depresyonunun bu safhasında, muhtemelen pratikte yine kendi vergileriyle finanse edilecek ufak tefek nakit transferlerinin emekçileri tatmin etmeyeceği açıktır. Dolayısıyla, yukardaki eleştirilerimizin yanı sıra özellikle günümüz koşullarının niteliği yüzünden de ‘vatandaşlık geliri’ önerisinin yandaş bulamayacağını düşünüyorum. Bu açıdan günümüz bağlamında, hem kapitalist gerçeklikle yüzleşme imkânı verdiği hem de doğrudan sömürü oranını azaltmayı hedeflediği için yaşanılır ücret sosyalistlerin tercih edebileceği bir politikadır. Aynı zamanda da iş gününün kısaltılması talebinin olmazsa olmazıdır. Bu talepler için birlikte yürütülecek mücadele hepimize, yoksulluk ve işsizlik sorunun çözümünün, kapitalizm içi sınırlarını gösterecektir. Belki de bu süreç, bizleri yüzünü devlete değil, sosyalizm tahayyülüne dönenlerle, o tahayyüle yakışanı yapmaya yöneltir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-2572515005591922657?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/2572515005591922657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/vatandaslk-geliri-ve-marksist.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2572515005591922657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2572515005591922657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/vatandaslk-geliri-ve-marksist.html' title='vatandaşlık geliri ve marksist alternatifi üzerine'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-1662429470392629301</id><published>2010-06-13T00:27:00.000-07:00</published><updated>2010-06-13T00:37:56.420-07:00</updated><title type='text'>julia kristeva'dan</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Modern insan için en büyük sorun görüntü kirliliğine uğramak... Sosyal faktörlerin etkisi, aileden ayrılması, otorite-baba eksikliği, değer krizleri, işsizlik, göç... Tüm bunlar modern insanın sorunu... Bir yandan da gösteri dünyası var, eve gidiyorsunuz televizyon izliyorsunuz ve görüntü (imaj) zehirlenmesi yaşıyorsunuz. Bize bilgi veriyorlar ama bize fikrimizi sormuyorlar, konuşmayı unutuyoruz. Böyle bir durumda okumak tehdit altında kalıyor. Kitap, görüntünün yanında ayakta kalamıyor, entelektüel olarak bir şey üretemez hale geliyoruz. Yalnızlaşıyoruz. ‘Ruhun Yeni Hastalıkları’ kitabımı yazarken, bu şartlar altında modern insanın psişik alanını kaybettiğine değindim. Modern insan yalnızlık duygusuyla başedemiyor, insanlar içselliğini ve özgün fikirlerini kaybediyor, kendilerine ait bir fikir üretemiyorlar...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Aşk yok; çünkü biz sinik, bilinçli, uyanık, aklı başında ve her şeyi ortada varlıklarız. İnsanlar hayal kırıklığına uğradıkça inançsızlaşıyor, kimseye inanmamaya başlıyor. Fakat bu hayal kırıklığının, bu sinizmin yanında spritüel arayışlara da giriyorlar... Kimse beni sevmiyor ama Tanrı var diyorlar... Herkes bana ihanet etti ama ben Tanrı’ya inanıyorum diyor insanlar. Oysa psikanaliz hem Tanrı’yı analiz edebilir hem aşktan bahsedebilir. Aslında mutlak aşk yoktur, sonsuzluğa giden bir arkadaşlık vardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Radikal, 13 Haziran 2010, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;amp;ArticleID=1002125&amp;amp;Date=13.06.2010&amp;amp;CategoryID=82"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;yazının devamı için tıklayın!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 20px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-1662429470392629301?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/1662429470392629301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/julia-kristevadan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1662429470392629301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1662429470392629301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/julia-kristevadan.html' title='julia kristeva&apos;dan'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-148517869427180083</id><published>2010-06-11T11:09:00.000-07:00</published><updated>2010-06-11T11:26:47.103-07:00</updated><title type='text'>[reading advice] the new social theory reader</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://books.google.com.tr/books?id=VIywrDtq-swC&amp;amp;printsec=frontcover&amp;amp;dq=the+new+social+theory+reader&amp;amp;source=bl&amp;amp;ots=DAwP5LWJGo&amp;amp;sig=Nha_eQzYxuFddKps3ukKs-oRjPM&amp;amp;hl=tr&amp;amp;ei=aXsSTNfGCcKjOKek9eoL&amp;amp;sa=X&amp;amp;oi=book_result&amp;amp;ct=result&amp;amp;resnum=3&amp;amp;ved=0CDAQ6AEwAg#v=onepage&amp;amp;q&amp;amp;f=false"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;The New Social Theory Reader&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Edited by Steven Seidman and Jeffrey Alexander&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Routledge Press, 2008&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.routledge.com/books/details/9780415437691/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://www.routledge.com/books/details/9780415437691/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yeni eleştirel sosyal teoriye yön veren tüm düşünürlerin metinlerinin bir araya geldiği çok şahane bir çalışma olmuş. Kimler yok ki? Habermas, Sahlins, Foucault, Bourdieu, Harvey, Fraser, Taylor, Walzer sadece birkaçı. Bir derleme olan bu çalışmada "yeni sosyal teori" ekseninde bahsi geçen düşünürlerin kilit metinleri yer alıyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Tezin ardından yapılacak okumalar listesinde haklı olarak yerini aldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:'trebuchet ms';font-size:100%;color:#222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style=" line-height: 17px; -webkit-text-stroke- -webkit-text-stroke-width: 1px;font-size:13px;color:rgba(0, 0, 0, 0);"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style=" line-height: normal; -webkit-text-stroke-width: 0px;font-size:16px;"&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-148517869427180083?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/148517869427180083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/reading-advice-new-social-theory-reader.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/148517869427180083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/148517869427180083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/reading-advice-new-social-theory-reader.html' title='[reading advice] the new social theory reader'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-3379311703342313953</id><published>2010-06-11T02:30:00.000-07:00</published><updated>2010-06-11T02:53:13.222-07:00</updated><title type='text'>sanat ve arzu seminerleri [ulus baker ve diğerleri]</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;istanbul, avrupa kültür başkenti oldu olalı böyle seminer serisi görmedi, göremeyecek. belki de "sermaye başkenti" etkinliklerinin tek hayırlı olayı. "sanat ve arzu seminerleri" önümüzdeki günlerde sanat üretim merkezi'nde gerçekleştirilecek. bu vesileyle, sevgili ulus baker'e rahmet diliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;a href="http://www.sanatvearzu.net/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://www.sanatvearzu.net/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; buradan program ve içerik hakkında malumat sahibi olabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="text" style="font-style: normal; font-variant: normal; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Arzunun Halleri:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; Yaratıcı ve toplumsal özne tasarımlarına yönelik güncel kuramsal açılımları barındıran bir çerçeve.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="text" style="font-style: normal; font-variant: normal; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Sanat ve Biyopolitika: &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Neo-liberal toplumsal iktidar aygıtları içerisinde sanatsal ve kültürel üretimin işlevlerini tartışmaya yönelik bir çerçeve.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="text" style="font-style: normal; font-variant: normal; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Sanat ve Otonomi:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; Son yıllarda özellikle İstanbul'da ve diğer uluslarası merkezlerde, mevcut kurumsal üretim ve dolaşım düzenekleri dışında gerçekleştirilen ve bağımsız olarak örgütlenen sanatsal ve kültürel üretim insiyatiflerin sunumuna ve eleştirel değerlendirilmesine yönelik bir çerçeve.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="text" style="font-style: normal; font-variant: normal; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;İmgenin Halleri:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; Sinema ve fotoğraf sonrası gelişen, sayısal ve interaktif iletişim teknolojilerinin egemenliğinde kurulan yeni görsel-işitsel rejimlerin izini sürmeye yönelik bir çerçeve.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-3379311703342313953?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/3379311703342313953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/sanat-ve-arzu-seminerleri-ulus-baker-ve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3379311703342313953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3379311703342313953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/sanat-ve-arzu-seminerleri-ulus-baker-ve.html' title='sanat ve arzu seminerleri [ulus baker ve diğerleri]'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6288156842404698252</id><published>2010-06-02T09:03:00.000-07:00</published><updated>2010-06-11T02:22:56.139-07:00</updated><title type='text'>ali şimşek ile "yeni orta sınıf"</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.birgun.net/research_index.php?category_code=1275302137&amp;amp;news_code=1275302179&amp;amp;action=read"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;"rahatı kaçmış, endişeli bir sınıf" 31 mayıs 2010&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.birgun.net/research_index.php?category_code=1275302137&amp;amp;news_code=1275385333&amp;amp;year=2010&amp;amp;month=06&amp;amp;day=01"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;"çöküşten yükseliş çıkarmaya çalışmak: neşeli 90lı yıllar" 01 haziran 2010&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.birgun.net/research_index.php?category_code=1275302137&amp;amp;news_code=1275471446&amp;amp;year=2010&amp;amp;month=06&amp;amp;day=02"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;"yurdum insanından uzaklara" 02 haziran 2010&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;geçtiğimiz günlerde birgün'de "yeni orta sınıf" üzerine enfes bir yazı dizisi yayınlandı. sencer ayata'nın chp'nin yoksulluk ve sınıf vurgusu ile oluşan, yeni vizyonunu tanımlamak için kullandığı "yeni orta sınıf" bu vesileyle bağlam kazanmış oldu. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6288156842404698252?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6288156842404698252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/birgun-ali-simsek-ile-yeni-orta-snfa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6288156842404698252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6288156842404698252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/06/birgun-ali-simsek-ile-yeni-orta-snfa.html' title='ali şimşek ile &quot;yeni orta sınıf&quot;'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-8802801546679775537</id><published>2010-05-22T07:38:00.001-07:00</published><updated>2010-05-22T07:43:28.401-07:00</updated><title type='text'>boğaziçi'nde muhalefet ve akademik aktivizm</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;boğaziçi gösteri sanatları topluluğu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.bgst.org/bgst/default.asp"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://www.bgst.org/bgst/default.asp&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;boğaziçi sosyal bilimler kulübü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://sbk-boun.blogspot.com/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://sbk-boun.blogspot.com&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;boğaziçi kadın araştırmaları kulübü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.bukak.boun.edu.tr/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://www.bukak.boun.edu.tr/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-8802801546679775537?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/8802801546679775537/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/bogazicinde-muhalefet-ve-akademik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8802801546679775537'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8802801546679775537'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/bogazicinde-muhalefet-ve-akademik.html' title='boğaziçi&apos;nde muhalefet ve akademik aktivizm'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-5677925098595398330</id><published>2010-05-22T07:28:00.000-07:00</published><updated>2010-05-22T07:35:06.638-07:00</updated><title type='text'>z-magazine, türkiye şubesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.znet-turkiye.org/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;a href="http://www.znet-turkiye.org/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://www.znet-turkiye.org/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;yeni aktivizm, direniş ve muhalefet biçimleri. oldukça güncel yazıları takip buradan edebilirsiniz. evvelden bildiğimiz z magazine türkiye şubesi. orjinal siteden yapılmış gönüllü çeviriler mevcut. özellikle, naomi klein, edward said, noam chomsky yazılarının, türkçelerini bulmak oldukça sevindirici.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-5677925098595398330?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/5677925098595398330/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/z-magazine-turkiye-subesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5677925098595398330'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5677925098595398330'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/z-magazine-turkiye-subesi.html' title='z-magazine, türkiye şubesi'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-776662382898981927</id><published>2010-05-22T07:22:00.000-07:00</published><updated>2010-05-22T07:27:23.272-07:00</updated><title type='text'>tez yazanlara/yazacaklara: internette dosya paylaşımı ve depolama</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"   style="  ;font-family:Helvetica, Arial;font-size:12px;"&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;dosya paylaşımı için mediafire adlı nefis siteyi bir süredir kullanıyorum, size de tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;aşağıdaki depolama tavsiyeleri, bianet'ten nihat halıcı'ya ait.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;strong style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Dropbox&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.dropbox.com/" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://www.dropbox.com/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;) : "Bir kitap okudum, hayatım değişti" derler ya, Dropbox sizde o etkiyi yaratabilir. Verdiği ücretsiz 2 Gb'lık alan pek öyle ahım şahım olmayabilir, ama Windows'undan Linux'una, akıllı telefonundan diz üstüne farklı cihazlarda otomatik ve müthiş bir hızda senkronizasyon sağlanıyor. Hiçbir cihazınız yanınızda yok, o da sorun değil, internet bağlantısı olan herhangi bir cihazdan siteye kullanıcı adınız ve şifrenizle giriş yapmanız yeterli.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;strong style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Gmail&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://mail.google.com/" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://mail.google.com/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;) : Uzun yıllardır Google'ın e-posta hizmetini aynı zamanda arşiv olarak kullanıyorum. 7,5 Gb'ı kapsayan alanınıza en fazla 25 Mb'lık dosya yollayabiliyorsunuz. Bir süredir mp3 dosyalarına da ses etmiyor. Google, "bana ücretsiz 7,5 Gb yetmez" diyenler için de yılda 5 dolar karşılığında 20 Gb'lık alan tahsis ediyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;strong style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Microsoft'un ücretsiz cloud uygulamaları&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;: Nedendir bilinmez, Microsoft cloud hizmetlerinde oldukça bonkör... İrili ufaklı bir dizi hizmetten buraya öne çıkan üçünü alıyoruz: Windows Live SkyDrive'ın (http://skydrive.live.com/ ) eski ismi Windows Live Folders'di. Microsoft herhalde daha "çağdaş", daha şık dursun diye ismini değiştirdi... Kullanıcı kendisine tahsis edilen 25 Gb'lık alana en fazla 50 Mb boyutunda bir dosya yükleyebiliyor. Ayrıca dosyanızı kullanıcı olsun olmasın linkini verdiğiniz herkesle paylaşabiliyorsunuz. Microsoft'un bir başka cloud hizmeti ise Mesh (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.mesh.com/" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://www.mesh.com&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;). Ücretsiz 5 Gb alan ve hoş bir ara yüze sahip hizmette, yüklenen dosyalara da herhangi bir sınırlama getirilmiyor. Microsoft'un en yeni cloud uygulaması Docs (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://docs.com/" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://docs.com/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; ) Facebook avantajını kullanıyor. Bu özelliğiyle de Docs önümüzdeki dönemde en çok adından söz ettirecek Microsoft cloud hizmeti gibi görünüyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;strong style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Humyo&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.humyo.de/" style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-decoration: none; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;http://www.humyo.de/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;): Ücretsiz 10 Gb alan sağlıyor. Bunun 5 Gb'ını müzik, video gibi medya dosya türlerine, 5 Gb'ını da diğer dosya türlerine ayırabiliyorsunuz. Windows Live SkyDrive'da olduğu gibi yüklenen dosyaya sınırlama getirilmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-776662382898981927?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/776662382898981927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/tez-yazanlarayazacalara-internette.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/776662382898981927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/776662382898981927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/tez-yazanlarayazacalara-internette.html' title='tez yazanlara/yazacaklara: internette dosya paylaşımı ve depolama'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-1106150815785637648</id><published>2010-05-22T02:25:00.000-07:00</published><updated>2010-05-22T02:36:46.044-07:00</updated><title type='text'>III. atatürk enstitüsü lisansüstü öğrenci konferansı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S_ekGuucD0I/AAAAAAAAAHk/2aDKSR0CHRE/s1600/Konferans_+digisanat_mailboyutu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 283px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S_ekGuucD0I/AAAAAAAAAHk/2aDKSR0CHRE/s400/Konferans_+digisanat_mailboyutu.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474024307621105474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;[üç-beş aylık çalışmalarımızın ve emeklerimizin neticesi, organizasyon ekibime çok teşekkür ederim, elleri dert görmesin. mayıs sonunda görüşmek üzere]&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;“TEKİL ÇALIŞMALAR, ORTAK HASSASİYETLER”&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;27 Mayıs 2010&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;10:00 - 12:00 ‘Economie Politique’ - Kapitalizme Güncel Bakış I &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Moderatör: Şevket Pamuk, Boğaziçi Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Esra Esenlik (Boğaziçi Üniversitesi, Siyaset Bilimi): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Türkiye’de Organik Tarım Üzerine Bir Mikro Çalışma: Feriköy Ekolojik Pazarı&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Zeynep Bünül (Bilgi Üniversitesi, Uluslararası Ekonomi Politik): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yeşil Politikalar: Küresel Ekonomik Krizden Çıkış Yolu&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Berna Doğan (Bilgi Üniversitesi, Uluslararası Ekonomi Politik):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; ‘Çalışan Yoksullar’ ve Sosyal Politika&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Sinem Kavak (Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;i&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yeni Kır'a Doğru: Türkiye'de Tütün Piyasasının Dönüşümü ve Köylünün Hayatta Kalma Stratejileri &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;12:00 - 13:00 Yemek Arası&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;13:00 - 15:00 ‘Economie Politique’ - Kapitalizme Güncel Bakış II&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Moderatör: Ahmet Öncü, Sabancı Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Volkan Yılmaz (Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Engelliler Açısından Kapitalizmi Yeniden Düşünmek&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Gizem Aksümer (Galatasaray Üniversitesi, Siyaset Bilimi):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; İstanbul Gecekondu Mahallelerinde Kentsel Dönüşüm Karşıtı Hareketin Özellikleri&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Pınar Akkuş (İstanbul Üniversitesi, Adli Tıp Enstitüsü, Sosyal Bilimler):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; Sosyal Hizmet Çalışanlarının Hak Kayıpları Üzerine&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ataman Avdan  (Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Telefonlar Kimin İçin Çalıyor? Çok-dilli Çağrı Merkezlerinde İşin Deneyimlenmesi&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;15:00 - 15:20 Kahve Arası&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;15:20 - 17:00 “Kürt Sorunu” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Moderatör: Büşra Ersanlı, Marmara Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ahmet Alış (Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü):&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Kürt Sorunu Çalışmalarında Özgülleştirme Çabalarının Siyasi ve Sosyal Analizler Açısından Çıkmazları&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Kıvanç Özcan (George Washington Üniversitesi, Ortadoğu Çalışmaları): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Kürt Açılımı: AKP’yi Motive Eden Faktörler&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Deniz Ulusoy (Galatasaray Üniversitesi, Siyaset Bilimi):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Tarık Ziya Ekinci ve Kürt solunda etnik kimliğe bakışlar: “Bölgesel Eşitsiz Kalkınma”Söylemi, Sömürgecilik Tezi ve “Ulusal Kültürel Otonomi"&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;28 Mayıs 2010&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;10:00 - 12:00 ‘Bir Ulusun İnşası:’ Kemalizm, Cumhuriyet ve Yurttaşlık&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Moderatör: Cemil Koçak, Sabancı Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Cihan Özpınar (Galatasaray Üniversitesi, Siyaset Bilimi): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Kemalizm’in Hegemonya Mücadelesinde Eksiklik ve Mesafe: Konya Halkevi Dergisi ve Türk Hümanizmi&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Hasan Umut (Bilgi Üniversitesi, Tarih):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; Cumhuriyet Dönemi Milliyetçiliğini Bilim Felsefesi Açısından Değerlendirmek&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Pınar Aydoğan (Gazi Üniversitesi, Kamu Yönetimi):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; Tek Parti Döneminde Birey Olgusu&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Özlem Özdemir (Ankara Üniversitesi, Radyo-TV-Sinema):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Toplumsal Cinsiyet ve Yurttaşlık: Erken Cumhuriyet Dönemi Üzerine Bir İnceleme&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;12:00 - 13:00 Yemek Arası&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;13:00 - 15:00 “Osmanlı’ya Bakışlar: Hamid Rejimi ve Ötesi” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Moderatör: Yücel Terzibaşoğlu, Boğaziçi Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Akın Sefer (Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Osmanlı’nın Son Döneminde Meşruiyet Pratikleri ve İşçiler&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Uğur Bayraktar (Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü): &lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;i&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;19. Yüzyıl Kuzey Yunanistan Çiftliklerinde Mücadele: Kalkandelenli Esad Bey’in Yükselişi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Banu Kaygusuz (Boğaziçi Üniversitesi, Tarih): &lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;i&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Hamid Rejiminin Yansımaları, Fotoğraflarla Anadolunun Teftişi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Mehmet Ali Düzgün (Marmara Üniversitesi, Yakınçağ Tarihi)&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;: II. Abdülhamid Döneminde Muhtacin Maaşı Uygulaması&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;15:00 - 15:20 Kahve Arası&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;15:20 - 17: 00 ‘Türkiye’nin Toplumsal Hafızası’ Hrant Dink’in Anısına&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Moderatör: Meltem Ahıska, Boğaziçi Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Cafer Sarıkaya (Boğaziçi Üniversitesi, Tarih): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Bir Mikro Tarih Çalışması: Ünye’de Yaşamış Son Ermeni Aileleri&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Fatma Gökçen Dinç (Bilgi Üniversitesi, Tarih):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: normal;mso-bidi-font-weight:bold"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Müslüman Olmak” veya “Ermeni Kalmak”: Batman’ın Acar Köyü ve Kurucusu İsa Demirci’nin Hikâyesi"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;İbrahim Kuran (Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;‘Hafıza ve Mekan’: Türkiye’de Yer Adları Değiştirilmesi Pratiğini Okumak&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;29 Mayıs 2010&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;10:00-12:00 ‘Kadınlık Halleri’ Moderatör: Ayşe Parla, Sabancı Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Özlem Bayraktar (Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ekranda Bir Kadın Olarak Kendine Yer Açmak: Jülide Gülizar’ın Yaşamöyküsü&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Sema Dede (İstanbul Üniversitesi, Kamu Yönetimi): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yerel Yönetimlerde Kadının Temsili: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Örneği&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Asuman Kutlu, (İstanbul Üniversitesi, Radyo-TV-Sinema): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Televizyonda Kadının Sorunlu Temsili: &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yaprak Dökümü Dizisinde Değişen Türk Kadını İmgesini Aramak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Sinem Pirinçci, (ODTÜ, Kadın Çalışmaları)&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;: Medyada Kadın Temsilinin Eleştirisi&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yeliz Kızılarslan (Bilgi Üniversitesi, Kültürel İncelemeler):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Türkiye'nin Kürt Meselesi Bağlamında Ulusaşırı Bir Namus Cinayeti Vakası Olarak Tülay Gören Davasının Çözümündeki Toplumsal Cinsiyet Bariyerleri&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;12:00 - 13:00 Yemek Arası&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;13:00 - 14:40 Güncel Okumalar&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Moderatör: Hakan Yılmaz, Boğaziçi Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ayşe Karakaya (Hacettepe Üniversitesi, İletişim Bilimleri):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; 29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde Ankara’da AKP, CHP VE MHP’nin Billboardlarda Parti Lideri İmajı Kullanımı&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Zuhal Kırmızıoğlu (Ankara Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Gazetecilik): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Siyasal İktidar Medya İlişkisi Bakımından AKP ve Doğan Medya Grubu (DMG) İlişkisine Bir Bakış&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Dilek Yücel (Bilgi Üniversitesi, Kültürel İncelemeler) ve Barış Aydın (Bilgi Üniversitesi, Tarih) :&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Türkiye Solunun 80 Sonrası: Pratikler, Yollar, İmkanlar ve Sorular&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;14:40 - 15:00 Kahve Arası&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;15:00 - 17:00 ‘Disiplinlerarası Çalışmalar’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Moderatör: Asım Karaömerlioğlu, Boğaziçi Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Harika Yücel (Bilgi Üniversitesi, Klinik Psikoloji):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; Türkiye’deki Yaygın Milliyetçi Söylemlere Psikodinamik Bir Bakış&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Mesut Varlık (Bilgi Üniversitesi, Kültürel İncelemeler): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;‘Türk Şiirinde Hadımlık Endişesi’: Cumhuriyet Dönemi Türk Şiirine Psikanalitik Bir Yaklaşım Denemesi&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Şeyda Barlas (Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü):&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Efsaneler, Hayaller, Gerçeklikler: Uluslararası Tarih Sergilerinde Değişen Anlatı&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Özlem Aydoğmuş (Muğla Üniversitesi) &amp;amp; Eser Ördem (Çukurova Üniversitesi): &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;14 Yaş Çocuklarında Sosyal Diyalog, İktidar ve Foucault Sosyolojisi  &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-1106150815785637648?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/1106150815785637648/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/iii-ataturk-enstitusu-lisansustu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1106150815785637648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1106150815785637648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/iii-ataturk-enstitusu-lisansustu.html' title='III. atatürk enstitüsü lisansüstü öğrenci konferansı'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S_ekGuucD0I/AAAAAAAAAHk/2aDKSR0CHRE/s72-c/Konferans_+digisanat_mailboyutu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-3050655284415619737</id><published>2010-05-14T01:21:00.000-07:00</published><updated>2010-05-14T01:38:08.018-07:00</updated><title type='text'>cihan tugal, "passive revolution"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S-0K-Yd916I/AAAAAAAAAHM/YUtAV93_5lE/s1600/tugal.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 267px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S-0K-Yd916I/AAAAAAAAAHM/YUtAV93_5lE/s400/tugal.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5471041189161326498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;cihan tugal 1997 yılında boğaziçi üniversitesi sosyoloji bölümünden mezun oldu, 2003 yılından university of michigan'dan sosyoloji doktora derecesini aldı. birçok makalesi &lt;i&gt;new left review&lt;/i&gt; ve &lt;i&gt;economy and society&lt;/i&gt; dergilerinde yayınlandı.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;tugal, türkiye'de islamcılığın sermaye ekseninde dönüşümünü, islamcılığın son dönem politik ekonomisini  en iyi bilen sosyologlardan biri. aşağıda bazı yazıları var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.newleftreview.org/?view=2657"&gt;NATO's Islamists: Hegemony and Americanization in Turkey&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/dergiyazi.aspx?did=1&amp;amp;dsid=308&amp;amp;dyid=4652&amp;amp;dergiyazi=AKP%20%DDktidar%FD:%20Sermayenin%20Pasif%20Devrimi"&gt;AKP İktidarı: Sermayenin Pasif Dervimi&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-3050655284415619737?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/3050655284415619737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/cihan-tugal-passive-revolution.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3050655284415619737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/3050655284415619737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/05/cihan-tugal-passive-revolution.html' title='cihan tugal, &quot;passive revolution&quot;'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S-0K-Yd916I/AAAAAAAAAHM/YUtAV93_5lE/s72-c/tugal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6394262673825258234</id><published>2010-04-23T15:11:00.001-07:00</published><updated>2010-04-28T02:59:34.369-07:00</updated><title type='text'>işte bahar</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;i&gt; &lt;blockquote style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: normal" class="Apple-style-span"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:85%;"&gt;&lt;blockquote&gt;mevsimlerden bahardı, bir şehir düştü, ben henüz yirmi bir yaşındaydım, çok sigara içiyordum, yavuz mısır seferinden yeni dönmüş çiçeği burnunda bir muzaffer kumandandı, buna mukabil çin'de kültürel devrim henüz tamamlanmıştı, dünyanın muhabbeti başımı döndürüyordu, sonra sevgilim elimden kaydı suya düştü&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6394262673825258234?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6394262673825258234/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/04/iste-bahar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6394262673825258234'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6394262673825258234'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/04/iste-bahar.html' title='işte bahar'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-8414583785342284527</id><published>2010-04-14T11:44:00.000-07:00</published><updated>2010-04-28T02:59:51.962-07:00</updated><title type='text'>onur ünlü'ye selam olsun</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S8YO3eA546I/AAAAAAAAAG8/hW0N6VNE0-M/s1600/bes-sehir.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 280px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460067944345756578" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S8YO3eA546I/AAAAAAAAAG8/hW0N6VNE0-M/s400/bes-sehir.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;mutlaka izlenmesi gereken bir onur ünlü şaheseri daha, &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;beş şehir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;. müthiş bir hikaye, sürekli allak bullak eden bir kurgu ve enfes geçişler. bilhassa filmin en can alıcı sahnelerinde, &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;ahmet kaya&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;'nın &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;beni vur&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt; şarkısınının kullanılması filme olağanüstü bir hava katmış. büyük usta onur ünlü'ye selam olsun, çok yaşasın. saygı duruşu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-8414583785342284527?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/8414583785342284527/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/04/onur-unluye-selam-olsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8414583785342284527'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/8414583785342284527'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/04/onur-unluye-selam-olsun.html' title='onur ünlü&apos;ye selam olsun'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S8YO3eA546I/AAAAAAAAAG8/hW0N6VNE0-M/s72-c/bes-sehir.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-58295256641061352</id><published>2010-04-14T01:40:00.000-07:00</published><updated>2010-04-28T03:01:02.968-07:00</updated><title type='text'>evrim alataş'ın aziz hatırasına</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S8bL8HVAv4I/AAAAAAAAAHE/BgttFrAIA_I/s1600/Evrim_Alatas.JPG"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 240px; DISPLAY: block; HEIGHT: 360px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460275831853072258" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S8bL8HVAv4I/AAAAAAAAAHE/BgttFrAIA_I/s400/Evrim_Alatas.JPG" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;Onun çocukluğu ve ilk gençlik yılları Güneydoğu’da şiddetin en yoğun olduğu dönemde geçmiş. "Köyümüz her hafta basılırdı" diyor. Ve ekliyor: "Ama biz artık bu durumu hayatımızın bir parçası kabul ediyorduk, hatta hayat buydu." Çocukken tahta tabancasını, daha sonra sürekli yasaklanan gazetesini, yaptığı haberleri otoritenin elinde kurtarma çabalarıyla yetişmiş bir OHAL çocuğu, OHAL gazetecisi Evrim Alataş. Sol geleneği olan bir ailenin çocuğu olmak Evrim Alataş’ın hayatını zorlaştırdığı kadar -"Hem Alevi, hem komünist, hem de Kürt bir aileydi" diyor- kolaylaştırmış da. Hayatına toplumsal anlamlar kattıkça bireysel sorunlarını daha kolay çözerek büyümüş. Kemoterapiden saçları döküldüğünde başına taktığı peruğuyla yine sokaklarda, gösterilerdeymiş. Polisler peruğundan yakalamaya çalışırlarmış onu. "Kanseri de siyasi baskılar gibi aşılabilir, yenilebilir bir şey olarak değerlendirdim" diyor.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;ey okuyucu, evrim alataş'ın elinden çıkan senaryosu ile min dit, film festivali kapsamında gösterimde, &lt;/span&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/8321359"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;http://vimeo.com/8321359&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-58295256641061352?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/58295256641061352/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/04/evrim-alatasn-aziz-hatrasna-onun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/58295256641061352'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/58295256641061352'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/04/evrim-alatasn-aziz-hatrasna-onun.html' title='evrim alataş&apos;ın aziz hatırasına'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S8bL8HVAv4I/AAAAAAAAAHE/BgttFrAIA_I/s72-c/Evrim_Alatas.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-1178950709209047392</id><published>2010-04-06T11:15:00.000-07:00</published><updated>2010-04-28T03:00:44.353-07:00</updated><title type='text'>aşk ölümden soğuktur: film review</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S7uHa9Y1sTI/AAAAAAAAAGc/CFQFZ9uABHI/s1600/Kopyas%C4%B1+94askolum.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 236px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5457104270714581298" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S7uHa9Y1sTI/AAAAAAAAAGc/CFQFZ9uABHI/s320/Kopyas%C4%B1+94askolum.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;[film yazılarına devam: izlediğim filmler heba olmasınlar, bir gün işime yarasınlar diye notlar alıyorum, umarım bunlar ileride işime yarar, umarım okurken keyif alırsın sevgili okuyucu]&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;"yani ya bu eller öpülür ya da sen öldürülürsün" ah muhsin ünlü&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;aşk ölümden soğuktur&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;, 1994 senesinde çekilmiş, türk fransız ortak yapımı bir film. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;parçalanma&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; filmi ve&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; peçenin ardındaki kadınlar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; belgeselinden tanıdığımız canan gerede'nin eski bir filmi. seksenlerde gündemde olan ve kocasının yüzüne kezzap atması ile bilinen şarkıcı belgin sarılmışer'in (bergen'in) trajik hayat öyküsünden uyarlanmış bir film. aynı dönemde çekilen yeraltı (mafya ve pavyon ağırlıklı) filmlerinden ayrılan etkileyici bir hikayeye sahip. gerçi, oyunculuğun -bilhassa bergen'i canlandıran bennu gerede'nin başarısız perfomansı dolayısıyla- ve kurgunun epey zayıf olduğunu belirtmek gerek. özellikle sahneler arasındaki geçişler bağlanamamış ve bütünlüklü akış yakalanamamış.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;bu yüzden izlerken zaman zaman filme lanet okuyabilirsiniz. ama bergen'in hayat hikayesini öğrenmek için bile izlemeye değer olduğunu söylemeliyim, hele ki türk sinemasını yakından takip ediyorsanız.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;izlemek isteyenler için filmi mahvetmemek adına, burada bütün hikayeyi aktarmayacağım. yalnız şunlar: ali, öfkeli ve belalı bir sokak adamıdır. belgin (bergen) pavyonlarda şarkıcılık yapmaktadır. daha sonra maksim gazinosu'na kadar uzanacak ve şöhret basamaklarını birer birer tırmanacaktır. ali ile belgin'in birbirlerini mahvettikleri bir aşk ilişkisini konu alır film.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;kritik/eşik sahneler&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;ali'nin önceki ilişkisinden bir çocuğu vardır. belgin bunu öğrenir, kıskanır. ali'nin gözünün önünde benzin döküp ali'nin arabasını yakar. ali buna sinirlenir, bir tokat atar ve belgin'e merdivenlerde tecavüz eder. ali öfkesini böyle gösterir ve &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;"erkekliğini"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; böyle ispat etmiş olur. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;belgin ali'den hamile kalır. çocuk düşer. ali çocuk düştüğü için belgin'i &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;uğursuz kadın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; ilan eder ve terkeder. çocuğun cenazesi romanlardan terkip bir ekip eşiliğinde, roman müzikleri çalarken gömülür. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;belgin ali'yi terkeder. ve yapımcısı ile birlikte olur. ali bunu öğrenir, "erkekliğine" yediremez ve belgin'in yüzüne kezzap döker. aşkları tüketmiştir. estetikler sonucu belgin yüzüne tekrar kavuşur. ama artık öldüğünü söyler. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;yaşamına devam edebilmek için, başka bir insan olması gerekmektedir. depresyon anında, aynanın karşısına geçer, peruk takar, kendisine bakar, gözleri yaşarır ve aynayı kırar. (sinema dilinde ayna metaforu karakter yarılmasına, ikilenmesine işarettir. aynadaki görüntü karakterin yeni ortaya çıkacak olan yönünü temsil eder. ayna metaforu çok sık kullanılır. belgin'in aynayı kırması tahmin edileceği üzere, yeni ortaya çıkacak karakterine ayak uyduramayacağına işarettir) daha sonra, belgin arabeski terkeder ve rock-pop arasında şarkılar söylemeye başlar. sahnede söylediği ilk şarkı 'kadını vurmayın'dır. bundan sonra 'terkedilmiş ve dövülmüş kadınlar' için şarkı söyleyeceği ilan edilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;filmin sonuna doğru, belgin arabayla giderken, bir kızın sokak ortasında, roman havasında dans ettiğini görür. arabadan iner. kafasında peruk vardır. karşısında ise gerçek olan belgin vardır, çocukluğu vardır. ağlamaya başlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';font-size:85%;"&gt;nihayetinde. kendisini öldürmek için bol miktarda ilaç alır. ölümü beklemek için yatağa uzanır. ali'nin kazağına sarılarak masturbasyon yapar. ama ölmez. ertesi gün, ağrılar eşliğinde konser vermek için sahneye çıkar. sahnede fenalaşır, üstelik dinleyenlerle tartışır. polisler sahneden indirirler belgin'i, kulis yolunda onu ali beklemektedir. ali sustalısıyla belgin'i defalarca bıçaklar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-1178950709209047392?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/1178950709209047392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/04/film-yazlarna-devam-izledigim-filmler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1178950709209047392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1178950709209047392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/04/film-yazlarna-devam-izledigim-filmler.html' title='aşk ölümden soğuktur: film review'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S7uHa9Y1sTI/AAAAAAAAAGc/CFQFZ9uABHI/s72-c/Kopyas%C4%B1+94askolum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-7234425961381178489</id><published>2010-03-23T04:30:00.000-07:00</published><updated>2010-03-23T04:36:45.380-07:00</updated><title type='text'>saha'dan</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;diyarbakır-lice çevresinde, bölgenin çoğu yerinde olduğu gibi, bir çok köye giriş hala yasak. doksanlardaki köy yakma ve boşaltma olaylarından uzun zaman sonra köylere geri dönüş yolu açılmış ve maddi-manevi kayıpları için tazminat ödeneceği açıklanmıştı. fakat aradan onbeş sene geçmesine rağmen bölgede hala bir iyileşme yok. boşaltılan köylere giriş güvenlik kuvvetleri tarafından denetleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Taksici: Şimdi dibek’e diyelim gidersek, yolda tutsalar bizi bırakmazlar, ne işin var derler, ne gezersin, kendini oradan kurtarabilir misin, kurtulabilir misin?&lt;?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İbrahim: Ben mi ben her türlü kurtulurum abi sen merak etme.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Dükkancı: Yok babam çocuk kendimi kurtarırım diyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Avukat: Bana bir şey yapamazlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İbrahim: Bana da bişi yapamazlar ki.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Avukat: Bana bişi yapamazlar çünkü beni arama yetkileri dahi yok, çünkü şunu biliyorlar bu adam bütün haklarını biliyor, ne uğraşacağım bununla.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Taksici:Ben de taksiciyim diyecem, beni filan yere götür dediler ben de götürüyorum diyecem, ya yine biz seni koruruz da sen kendini koruyabilir misin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İbrahim: Abi bana naspınlar ya, ben Boğaziçi üniversitesinden geliyorum, bilimsel bi araştırma yapıyorum neticede&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Taksici: [uzun uzun gülüyor] Hadi bakalım, peki. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Dükkancı: Ya babam çocuk bilimsel diyor, merak etmeyin. Bak ama gidecen yavrum tehlikelidir, Allah sonumuzu hayır etsin.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-7234425961381178489?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/7234425961381178489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/03/sahadan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7234425961381178489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7234425961381178489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/03/sahadan.html' title='saha&apos;dan'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-7317876179280061663</id><published>2010-03-20T14:31:00.000-07:00</published><updated>2010-03-20T15:39:48.646-07:00</updated><title type='text'>geceye dipnot hafız</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S6VMH3Fh0MI/AAAAAAAAAGE/PTmAVrv-5hg/s1600-h/heavy-metal.jpg"&gt;&lt;img style="text-align: justify;float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px; " src="http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S6VMH3Fh0MI/AAAAAAAAAGE/PTmAVrv-5hg/s320/heavy-metal.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5450846621931786434" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;geceye besmele. saat dokuz. ağır aksak taksime çıkıyorum. yol yokuş can arkadaşım ferru, beyoğlu'nda sahneye çıkacak, metal nağmeleri ile kafamı dövecek, yola çıkmadan birkaç bira yuvarlamışım, kafam kıyak. beşiktaş çarşı'nın ortasına geldiğimde tek kişilik şahane bir gösteriye şahit oluyorum. hafız olala: hayal, rüya ve sinema arasında mesafeler birer adım. o çocuk sanki hep oradaydı, bir mağaza açılışından apardığı onlarca balon arkasında sürükleniyor, çürük ve eksik dişleri ilahi dekorun bir parçası, koşarken sürekli gülümsüyor. beni rahatsız eden bir mutluluk haline bürünüyorum. sokağa çıkarken cebime elma atmayı ortaköy sahilinde tanıştığım dünyanın en arsız berduş insanı ihsan'dan öğrendim - birgün cebinden rakıya meze böreklerini çıkarınca aklım gitmişti- yürürken soluk arası verip elmayı dişliyorum. acaba bu sahneden neden bir parça rahatsız oldum hafız, kem gözlere gece düşkün. elmayı tekrar tekrar dişliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;içimde tezle ilgilenmemenin, tez yazamamanın verdiği, birkaç aydır iyice aşina olduğum huzursuzluk. bugün hiç çalışmamış olmam aklıma düşüyor, bu defa elmayı hırsla dişliyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;dolmuş yolcuları tepebaşı'na kusuyor. beyoğlu'na doğru yürüyorum. konserin başlamasına epey var, ama oturup birkaç bira daha yuvarlamak istemiyorum, hala kafam kıyak hafız. tatlı sarhoşluğumla mephisto'ya yollanıyorum. roman raflarını birkaç tavaf edip, şiir reyonuna düşüyorum.  elime aldığım kitap ile rüya perdesine bir görüntü daha düşüyor, sonra şiir açılıyor: aşkın elif hali, murat çelik yazmış. çelik'le aynı sıralar, çelik'ten habersiz aynı başlığı kullandığım zamanlara dönüyorum. üç dört sene evveli. içimde yine rahatsız edici bir mutluluk, nitekim geç de olsa bu şiirle tanıştığıma memnun oluyorum bayım: "aşkın elif halinde eliften habersiz kendime ordular biçiminde lâl olmuş haller içindeyim."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;durak'ın kapısında ferru, burak ve serkan var. geceyi parlatmanın şerefine bir bira daha o zaman. ferru sahnede. beklentilerimin aksine, kafamı döven ritimlerini çok seviyorum. oysa metal'le uzaktan da olsa bir akrabalığımın olmadığını herkes bilir. ama bu defa tamamdır, seviyorum. hançerli poetika diyorum hafız, ferru sahnede hançerle şiir yazıyor geceye. şeyhimin kulağına gitmesin ama bir de güzel headbang bağlıyorum. az kalan aklım iyice gitmiş.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;uzun zamandır görmediğim bir dosta rastladığım zaman sanki başka bir gerçekliğe geçer gibi oluyorum demişti, yazan kişi geçenlerde. durak bar'dan çıkmışım, sırayla epeydir görmediğim iki arkadaşa rastlıyorum. yazan kişiye hak veriyorum, başka gerçekliklerden transit geçiyorum. birkaç bildik cümleyle, muhabbetten tasarruf edip kaçıyorum. belki de son birkaç saat içerisinde darbeli ritme müptela olmuş kulağım yüzündendir ya da belki kafam hala kıyak, bilemiyorum. lafı fazla uzatmaya gerek yok, yola koyuluyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;seferlerimizdeki az yoğunluktan ötürü siz değerli yolcularımızdan özür diliyoruz; dolmuş beni kusmadan ben kendimi dolmuştan atıyorum. melankoli bir semt adı değildir. eve yollanmadan evvel, beşiktaş sahilde ufak bir yürüyüş yapıyorum. ölmüşlerin önüne varsın kabilinden birkaç midye yiyorum. keyfim az yerine geliyor. eve giderken tez sıkıntısına uğruyorum yine, nasıl bitecek lan bu tez, hiç bilmiyorum, sanki baban yazacak hayvan herif, afedersin sevgili okuyucu, ama otur yaz işte di mi? ne gerek var bu kadar uzatmaya?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;saat neredeyse gece yarısını bulmuş. rüya, hayal ve sinema arasında yine birer adım mesafe var, olala hafız. ama film bitmiş işte. çarşı'nın ortasında yine aynı çocuk, arkasında sürüklediği balonların hepsi patlamış. sürtünmekten olmalı. çocuk artık koşmuyor, çocuk artık gülmüyor. nedense bu görüntü içime kıymık gibi batıyor. kem gözüne gece düşmeli hafız. üstelik beni evde kimse beklemiyor. yatmadan evvel bir elma daha dişliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-7317876179280061663?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/7317876179280061663/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/03/geceye-dipnot.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7317876179280061663'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/7317876179280061663'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/03/geceye-dipnot.html' title='geceye dipnot hafız'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S6VMH3Fh0MI/AAAAAAAAAGE/PTmAVrv-5hg/s72-c/heavy-metal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-2349509766892133647</id><published>2010-03-17T12:19:00.000-07:00</published><updated>2010-03-20T15:44:19.128-07:00</updated><title type='text'>kem gözlere gece düşkün hafız</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"   style="  ;font-family:arial, sans-serif;font-size:medium;"&gt;&lt;div class="nH"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:13px;"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;reha kardeşimin müsadesiyle, ona da selam ederim buradan, bilmukabele dediğini duyar gibiyim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="tsrhsb"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#112508;"&gt;&lt;a href="http://www.google.com/profiles/ibrahimkuran#buzz"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;ibrahim kuran&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="zc"&gt;&lt;span style="color:#777777;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt; - &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="ze"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;gökten rahmetle indi bazingalar, halbuki kalın parmaklarımla daha ince cigaralar sarmaya çalışıyordum, serbest düşme formülünü bilseydim attığım taş mutlaka bir kedinin başını yarardı diye düşünüyorum, hayatım yeni bir gucci çanta için neler veririm bir bilsen, tüm öğrenciler için indirimli yol tarifeleri talep ettim, daha ne olsun, olalala hafız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="antmppb"&gt;&lt;span style="color:#112508;"&gt;&lt;span style="cursor: pointer"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="antmppb"&gt;&lt;span style="color:#112508;"&gt;&lt;span style="cursor: pointer"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0);   "&gt;&lt;span class="tsrhsb"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#112508;"&gt;&lt;a href="http://www.google.com/profiles/reha.discioglu#buzz" oid="102067991564825902841" style="cursor:pointer;zoom: 1 !important"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Reha Discioglu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="zc"&gt;&lt;span style="color:#777777;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt; - &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="ze"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;bi cantaya o kadar sey verilir mi yahu? canta dedigin elinin kiri. birisi gider birisi gelir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="tsrhsb"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#112508;"&gt;&lt;a href="http://www.google.com/profiles/ibrahimkuran#buzz"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;ibrahim kuran&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="zc"&gt;&lt;span style="color:#777777;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt; - &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="ze"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;bir varmış bir yokmuş bir an evvel zaten bir devrim olmuş bir kahraman bir mesel anlatırken bir kuyuya bir taş atmış ardından bir müflis çocuk bir çırpıda o kuyuya düşmüş gel zaman git zaman bir dabbe mesafesinde bir kalbi kırık kırkının da kalbi kırık üstelik sonra zaten sabah&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="tsrhsb"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#112508;"&gt;&lt;a href="http://www.google.com/profiles/reha.discioglu#buzz"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Reha Discioglu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="zc"&gt;&lt;span style="color:#777777;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt; - &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="ze"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;gelmekte olan devrim halka yavas yavas sevdiriliyordu. giderek dil devrimi dusunce devrimine donusecek hatta yeri geldiginde kalbi bile devirebilecekti. kalp devrimi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span title="Tue, Mar 16, 2010 at 11:51 PM"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="tsrhsb"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#112508;"&gt;&lt;a href="http://www.google.com/profiles/ibrahimkuran#buzz"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;ibrahim kuran&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="zc"&gt;&lt;span style="color:#777777;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt; - &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="ze"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;halka halinde dizilen devrimciler halka rağmen halk için devirdiler bir yüzyılı revan yolunda bir &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="ze"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;kervanda kan revan içerisinde kalan mülteciler –sonra cılız bir ses duyuldu arka sıralardan, bana sevdalarından bahset, hayata dört elle yaka paça nasıl sarıldığından bahset-&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="ze"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;çayın demi çökmüş gece çökmüş dudaklarında sarma tütün bir grup karşı devrimci ortada kalan doğu meselelerinden dem vuruyorlardı dertli dertli&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt; –sonra gürledi cılız ses, akisleri duvarlara çarpa çarpa kırılırken, hayallerinizi umursamayacak kadar korkaksınız- &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="ze"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;fidel bir puro yaktı, meseleye bir fransız kadar fransız olan fransa asıllı bir kübalı kadın fidel'in söylediklerine sanki hiç aldırmıyordu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-2349509766892133647?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/2349509766892133647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/03/kem-gozlere-gece-duskun-hafz.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2349509766892133647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/2349509766892133647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/03/kem-gozlere-gece-duskun-hafz.html' title='kem gözlere gece düşkün hafız'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-259036870591962288</id><published>2010-03-15T20:57:00.000-07:00</published><updated>2010-03-20T15:44:36.324-07:00</updated><title type='text'>geçmişe selam çak hafız</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'trebuchet ms'; font-size: small; "&gt;hayrolsun hafız sigaraları uçuca ekleyip sabahı etmişsin&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;olağan tez yazma sıkıntıları bir yana -ki tez yazmak cenk etmektir nefsinle, derununda yatan atıllıkla yüzleşebilmektir, boş sayfaya saatlerce baktıktan sonra şuursuz bir cümle yazıp silme iradesi göstermektir&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;şimdi boşver bunları hafız, ne kadar uzun zaman oldu, gecenin sabaha erdiği vakitlerde klavye tuşları üzerinde parmakların arzı endamına izin vermeyeli, ne kadar oldu kendimle hasbihal etmeyeli&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;muhasebeni yapmayı ihmal etmişsin bi'can dediğini duyar gibiyim, mesele inan bu değil hafız, kelimelerim bağlamını yitirdiler, serkeş oldular, sarhoş oldular&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;inancımın sekteye uğradığı zamanlarda,  baykuşların kelebek kanatlı helecanlarımın ırzına geçtiği kabz hallerinde yazamıyorum&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bir el ver hafız, geceyi şarabın kızınlında tutkuya boğalım, bana inanan gözlerle gel, sözlerin ümitvar olsun; inan şevksiz, gayesizve hayalsiz insanlardan bıktım usandım, ulan çakmak çaksın gözlerin, öyle gel hafız, inan ulan şu hayata...bana mücadelelerinden bahset, bildiğin tüm sınıfları altüst edelim, devrim yolda düzülürmüş...bana tütün kokan gecelerde demli çaylar eşliğinde filistin'den bahset...devrimci derviş ol sen, narin bir karanfi yaprağına sarayım incecik cigaramı...heyecana gelip, derunumuza inelim&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;içim kangrene bağladı, kelimelerin içi boşaldı, hafız, ram almak istiyorum tutkularımın peşinde tükenesiye avunurken. merakıma celb olsun diye çok soru biriktirdim, ama bir karışıklık var bu işte, muazzam bir karışıklık, sorularımı doğru cümlelere sığdıramıyorum&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;geçen gün, ben tümevarıma giderken, bir kadın gucci sevdasından bahsediyordu bana&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-259036870591962288?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/259036870591962288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/03/gecmise-selam-cak-hafz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/259036870591962288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/259036870591962288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/03/gecmise-selam-cak-hafz.html' title='geçmişe selam çak hafız'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-1819054232858132912</id><published>2010-02-17T05:59:00.000-08:00</published><updated>2010-02-17T06:05:50.853-08:00</updated><title type='text'>some publications.</title><content type='html'>IbrahimKuran, "Toplumsal Bilimlerde Kriz mi?," &lt;i&gt;Toplum ve Bilim, No: 117, 2010&lt;/i&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;IbrahimKuran, "New Normalcy and Shifting Meanings of the Practice of Veiling in Turkey," &lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman'; "&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Journal of Alternative Perspectives in the Social Sciences (2010) Vol 2 No 1 (Forthcoming)&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 17px; "&gt;&lt;i&gt;Değini bölümündeki diğer başlığımız, Türkiye’de sosyal bilimlerin önemli bir randevusu olan 11. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresiyle ilgili. İbrahim Kuran, Kongreyi değerlendirdiği yazısında, kongrenin genel bir değerlendirmesi ile kendini sınırlamıyor ve aslında bütün makaleleri kesen bir epistemoloji tartışması sunuyor.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 17px; "&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 17px; "&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;div class="icindekiler" style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: 'Times New Roman'; font-size: 17px; line-height: 17px; font-weight: bold; padding-bottom: 6px; "&gt;İçindekiler&lt;/div&gt;&lt;div style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 17px; "&gt;&lt;span class="news_title" style="color: rgb(0, 104, 81); font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 17px; font-weight: bold; "&gt;-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;(3) &lt;a class="acikmetin" href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/dergiyazi.aspx?did=3&amp;amp;dsid=388&amp;amp;dyid=5752&amp;amp;yazi=Bu%20Say%C4%B1da" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none; "&gt;Bu Sayıda&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=1674&amp;amp;isim=Asena%20G%C3%BCnal" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Asena Günal&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(6) Türkiye toplumunu birarada tutan nedir? Toplumsal tutkal olarak borç ve borçluluk&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=2182&amp;amp;isim=Deniz%20Y%C3%BCkseker" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Deniz Yükseker&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(19) Büyüyen çöl: Vatan, Türklük ve kalıcılaşmış olağanüstü hâl&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=1672&amp;amp;isim=Kaya%20Aky%C4%B1ld%C4%B1z" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Kaya Akyıldız&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(41) Ritmik beden, belleğin ritmi: Bir 29 Ekim anısı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=23786&amp;amp;isim=Saime%20Tu%C4%9Frul" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Saime Tuğrul&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(56) Türkiye’de cep telefonu, melankoli ve teknoloji&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=23819&amp;amp;isim=Bur%C3%A7e%20%C3%87elik" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Burçe Çelik&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(75) 'Gündelik yaşam' popülizminin eleştirisi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=2474&amp;amp;isim=Hasan%20%C3%9Cnal%20Nalbanto%C4%9Flu" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Hasan Ünal Nalbantoğlu&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(86) Beyoğlu’nda iki berber: İki ayrı anlatı tipi ve iki ayrı erkeklik&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=23818&amp;amp;isim=G%C3%BCl%20%C3%96zsan" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Gül Özsan&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(118) Bugün nihilizm: Terör ve teröre karşı savaşın kesişmeli sentezi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=1051&amp;amp;isim=B%C3%BClent%20Diken" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Bülent Diken &lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=3074&amp;amp;isim=Ali%20R%C4%B1za%20Ta%C5%9Fkale" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Ali Rıza Taşkale&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(142) Muhafazakâr dünyanın kutsal efsanelerine giriş: Fethullah Gülen’de hoşgörü, diyalog ve ahlâk düşüncesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=23817&amp;amp;isim=Yavuz%20%C3%87obano%C4%9Flu" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Yavuz Çobanoğlu&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="news_title" style="color: rgb(0, 104, 81); font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 17px; font-weight: bold; "&gt;Değini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;(169) Ünsal Oskay’ın kronolojik ve açıklamalı bibliyografyası&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=1124&amp;amp;isim=Eser%20K%C3%B6ker" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Eser Köker &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(177) Ünsal Oskay’ın popüler kültür üzerine düşünceleri&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=1239&amp;amp;isim=%C4%B0lker%20%C3%96zdemir" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;İlker Özdemir &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(187) Claude Levi-Strauss’u hatırlamak...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=23816&amp;amp;isim=Sibel%20%C3%96zbudun" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;Sibel Özbudun&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(206) “Toplumsal bilimlerde kriz mi?”&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=23815&amp;amp;isim=%C4%B0brahim%20Kuran" class="yazar" style="cursor: pointer; font-size: 11px; font-family: Tahoma, Arial, Verdana; font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153); text-decoration: none; "&gt;İbrahim Kuran&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-1819054232858132912?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/1819054232858132912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/02/some-publications.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1819054232858132912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1819054232858132912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/02/some-publications.html' title='some publications.'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6743535953314230292</id><published>2010-02-06T21:16:00.000-08:00</published><updated>2010-02-06T23:35:02.817-08:00</updated><title type='text'>patlamış geceler</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S25pjegMTQI/AAAAAAAAAF8/07y2ANURgNA/s1600-h/12.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 240px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S25pjegMTQI/AAAAAAAAAF8/07y2ANURgNA/s320/12.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5435397858487192834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;igor, joshua ve ibrahim. yoldaş joshua ile yıllardır tanışıyoruz, belki sizlere de bahsetmişimdir; albino hastası olan irlandalı bir zenci. muhayyel değil, gayet reel ve oldukça samimi bir kahraman. igor ile birkaç haftadır tanışıyoruz, kafa dengi bir dert müptelası. 19. yy rus edebiyatının ülkemizdeki ülkemizdeki yegane temsilcisi. hem hafız çehov'un hem de hacı dostoyevski'nin akrabası.  evet, o da bir simsar karamsar.  aksileşince, ben onu woody allen'ın nevrotik tiplemelerine benzetiyorum(1). çok şikayet etmesine ve mutsuzluk sendromlarına pek sık kapılmasına rağmen, hani bilardoda derler ya, hayatı "ince görüyor." etrafında akan ayrıntıları muntazam takip ediyor, bu yüzden keyifli olduğu zamanlarda yaşamaktan ram almasını biliyor. neyse size igor hakkında anlatacak onlarca hikayem olacak, mevzu şimdi bu değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;igor, joshua ve ibrahim. taksim'deyiz, gece patlamış. başarısız kamikaze(2) denemelerinden sonra ücra bir meyhanedeyiz. küfrün bini bir para hayat eleştirilerinden sonra, yaşlı karılar gibi şikayet etme faslına geçiyoruz. öfkemizi yırtıcı ses tonuyla kafi miktarda dillendirtikten sonra, sinip köşelerimize çekiliyoruz. igor can sıkıntısından önündeki mezeyi çatallayıp lime lime etmekle meşgul, joshua manasız bakışlarla etrafı süzüyor ama artık masada olmadığı belli. o an akıllarından ne geçiyor çok merak ediyorum. akıllarından geçenleri, bakışlarından yakalamak için bir an göz göze gelmeyi bekliyorum. sonra ben de sıkılıyorum, vazgeçiyorum. ne düşündüklerini alenen sormak istemiyorum; bu soru hem beni küçük düşürür ve masada eğlence konusu haline getirir, hem de eminim kısa sürede susmak bilmezler. o an ihtiyacım olan tek şey müdehalesiz, ırzına geçilmemiş, sessiz bir zaman dilimi.  rakı'ya ufak dudak darbeleri atıyorum, onlardan gözlerimi kaçırmak için masanın kenarındaki çivilere odaklanıyorum. igor, dokusunda heyecan sezilen bir soru cümlesi ile sessizliği bozuyor, "üstad, şu garson selim ışık'a benzemiyor mu? (3)" klişeleşmiş selim ışık benzetmesi. tutunamayanlar'a fena halde kendini kaptırmış igor'un mükererrer palavrası. bu palavrayı, ahmak bir üslupla her defasında bize inandırmaya çalışıyor. joshua'dan "o daha çok nuh tufan'a benziyor (4)" çıkışını bekliyorum, selim ışık benzetmelerine sektirmeden her defasında bu cevabı verir joshua. bu çıkışlardan sonra top önüme doğru yuvaranırken gelişine voleyi asılırım, "esas hallac bakışları var onda, hafız (5)" selim ışık'tan pek de rahatsız olmayan joshua her defasında bana yüklenir, "ne ulan bu hallac sevdası, darül harb'te mi yaşıyorsun hayvan herif." bu haksız çıkışın karşısında durmak için ben de peltek bir dille ebleh ebleh anlatmaya çalışırım. tartışma her defasında şeyhime gelince kilitlenir. bahsettiklerimden zerre miktar korkmayan joshua, şeyhimin buz mavisi, durgun ve derin bakışlarından çok çekinir. fakat bu gece öyle olmadı. joshua'nın da benim de gelen topu göğsümüzde yumşatıp birbirimize şut çekecek halimiz yoktu. huzurlu sessizliğin içinde rakı'ya ufak dudak darbeleri atmaya devam ettim, sessizlikte keyfim yerine geldi, birkaç meze söyledim kendime. neden sonra "guantanoma'da hadise bildiğiniz gibi değil, beyler, ben biraz filistin bağlamında düşünüyorum." dikkatleri üzerine çekmekten narsist bir keyif alan joshua devam etti. foucaldian ve agambenci perspektiler getirdi içki masasına. olağanüstü hal ve şiddet üzerine nutkunu yarımlanmış bakışlarla dinliyordum, keza cevap veresim yoktu. ne foucault ne de agamben'le ahbaplığı bulunmayan igor, sırf tartışmayı alevlendirmek ve hakikatinde muhalefet edecek bir argüman bulmak için joshua'yı dikkatle dinliyordu. "gündelik iktidar mücadeleleri"ni içki masasında bırakıp helaya gittim. garsonun yanından geçerken, bir an adamı selim ışık'a benzettim. yoksa igor bu kez tutturmuş muydu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;heladan döndüğümde hesap kapanmıştı, elimi cebime atmamı bekleyen bakışları vardı igor'un; belli ki mütevazi bir katkı bekliyordu. cüzdanıma doğru hareketlendiğimi farkeden joshua, beklediğim babacan tavrıyla, sok onu cebine, dedi, ayıpsın. üstelemedim, nitekim gönlüm üstelemeye razı olsa da cebim el vermiyordu. patlamış gece ritüeli olarak bol midye ve birer yarım kokoreç yedik. minibüse binmek yerine taşkışla'dan salınarak beşiktaş'a yürüdük. bu gece, patlamış her gece olduğu gibi yürümek istiyorduk. balık pazar'ına ulaştığımızda saat beşi bulmuştu. günün ve gecenin en kör saati demekti bu. geceden kalanlar evlerine sığınmış uykunun dibine vurmuş, sabah işi gücü olanlar ise henüz ayaklanmamıştı. araf'ın üç kutbu geceye savrulmuştuk, fakat yönler belliydi, joshua new york'u, igor ise paris ile saintpetersburg arasında bir yeri gösteriyordu, bense çoktan kudüs semalarına doğru işaret fişeği atmıştım. gecenin saat beşini ancak tanıyanlar bilirler, ilk önce martılar geçer, sonra ekmek ve simit fırınları açılır, nihayet vapur sesi duyulur. artık sabah olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sürüne sürüne yeni taşındığımız fakat kendisi pek de yeni olmayan apartmana ulaştığımızda gece sabaha ermişti. biz kapıdayken yağmur yağmaya başladı. üçümüz de gökyüzüne çevirdik yüzlerimizi. joshua'nın yüzünde güller açmıştı, igor "ruhlarımız temizlensin, üstad" dedi, "rahmet yağıyor, hafız" dedim. bana dönüp sevimsizce baktılar. sonra, gözlerimizi kapadık, tekrar geceyi beklemeye başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Notlar:&lt;br /&gt;(1) son dönem örneklerinden biri için bkz. larry david, whatever works&lt;br /&gt;(2) aslen, ikinci dünya harbinde, intihar bombacılarına verilen ad. bağlamsal kullanım, vücutta yeterli alkol salınımı tamamlandıktan sonra ortamdaki (olay uzmanları tarafından bilinen belli mekanlar, beyoğlu'nun kadirşinas alemleri) güzel kadına yazılma eylemi. kafi miktar bakışmadan sonra, çarpıcı ve etkileyici bir söz öbeği ile perde açılır. olay uzmanları tarafından yapılan incelemelerde, başarı oranı ancak 10-15% olarak belirlenmiştir. ayrıca bkz. timsahlık ve goygoyculuk&lt;br /&gt;(3) içgüdüleri gelişmemiş, çıkarlarını pek düşünmeyen bir canlı örneği olarak selim ışık, bkz. oğuz atay, tutunamayanlar&lt;br /&gt;(4) vaktiyle mermilerin gazabına uğramış, malulen emekli, albino bir dubör, bkz. murat menteş, dublörün dilemması&lt;br /&gt;(5) yeni başlayanlar için hallac: öğrenciydi, bir kıza aşıktı ve aynı zamanda bir senaryo üzerine çalışıyordu, bkz. ah muhsin ünlü, gidiyorum bu.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6743535953314230292?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6743535953314230292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/02/patlams-geceler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6743535953314230292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6743535953314230292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/02/patlams-geceler.html' title='patlamış geceler'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S25pjegMTQI/AAAAAAAAAF8/07y2ANURgNA/s72-c/12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-6297522037255682507</id><published>2010-01-27T07:44:00.001-08:00</published><updated>2010-01-27T07:44:58.778-08:00</updated><title type='text'>ata lisansüstü konferansı</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CKULLAN%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CKULLAN%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CKULLAN%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="--"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" name="Hyperlink"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman","serif"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:EN-US; 	mso-fareast-language:EN-US;} a:link, span.MsoHyperlink 	{mso-style-unhide:no; 	font-family:"Times New Roman","serif"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	color:blue; 	text-decoration:underline; 	text-underline:single;} a:visited, span.MsoHyperlinkFollowed 	{mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	color:purple; 	mso-themecolor:followedhyperlink; 	text-decoration:underline; 	text-underline:single;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	font-size:10.0pt; 	mso-ansi-font-size:10.0pt; 	mso-bidi-font-size:10.0pt; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-hansi-font-family:Calibri;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:72.0pt 144.0pt 72.0pt 144.0pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} @page Section2 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:72.0pt 144.0pt 72.0pt 144.0pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-columns:2 even 35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section2 	{page:Section2;} @page Section3 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section3 	{page:Section3;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;div class="Section1"&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center; line-height: 14.4pt;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;“Tekil Çalışmalar, Ortak Hassasiyetler”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center; line-height: 14.4pt;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;III. Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü Lisansüstü Öğrenci Konferansı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center; line-height: 14.4pt;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;27-28-29 Mayıs 2010&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 14.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü Lisansüstü Öğrenci Konferansları,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt; akademik bilgi üretimine eleştirel bakışlar getirme; disiplinlerarası ve üniversitelerarası yaklaşımları öne çıkararak, akademik iletişimsizliği aşındırma; akademik bilginin paylaşılması ve yaygınlaşması için bir zemin oluşturma kaygılarıyla her yıl düzenlenmektedir. Bu yıl 27-28-29 Mayıs tarihlerinde üçüncüsünü düzenleyeceğimiz, “Tekil Çalışmalar, Ortak Hassasiyetler” başlıklı konferansımızda, Türkiye’nin toplumsal, siyasal ve tarihsel gündemine dair kaygıları öne çıkaran yaklaşımlar getirmeyi; bu yaklaşımlara yönelik fikir üretmeyi, paylaşmayı ve tartışmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin gerek akademik gerekse kamusal gündeminde öne çıkan temel sorunlara odaklanmak istiyoruz. Eleştirel bakış açısına ve tarihselleştirme hassasiyetine sahip çalışmaları bir araya getirmesi hedeflenen oturumlar için makale özetlerinizi &lt;b style=""&gt;01 Mart 2010&lt;/b&gt; tarihine kadar bekliyoruz.&lt;span style=""&gt;    &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 14.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Bunlarla sınırlı olmamakla birlikte, aşağıda sıralanan genel başlıkların konferansın muhtemel kapsamına dair fikir verebileceğini düşünüyoruz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;/div&gt;  &lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;  &lt;div class="Section2"&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Milliyetçilik/Ulusalcılık/Irkçılık&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Toplumsal Cinsiyet&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Sınıf/Emek Mücadeleleri&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Gıda/Tarım/Ekoloji&lt;br /&gt;Yoksulluk/Maduniyet&lt;br /&gt;Kapitalizm/Kriz/Ekonomik Gelişmeler&lt;br /&gt;Sosyal Politika&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Kentsel Dönüşüm&lt;br /&gt;Zorunlu Göçler&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;“Kürt Sorunu”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Demokrasi ve Hukuk&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;İnsan Hakları&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;İşkence/Cezaevleri&lt;br /&gt;Ordu/Polis/Güvenlik&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Toplumsal/Muhalif Hareketler&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Korkunun ve Şiddetin Siyaseti&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Kültür, İktidar ve Tarih&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Toplumsal Hafıza&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Medya’da İdeoloji veTemsiller&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;/div&gt;  &lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 14.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;400-500 kelime aralığında olmasını beklediğimiz sunum özetlerinin en geç &lt;b style=""&gt;01 Mart 2010&lt;/b&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;tarihine kadar, kısa özgeçmiş ve iletişim bilgileriyle birlikte &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;" lang="EN-US"&gt;&lt;a href="mailto:atakonferans@gmail.com"&gt;&lt;span style="color: windowtext;" lang="TR"&gt;atakonferans@gmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt; adresine gönderilmesini rica ederiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center; line-height: 14.4pt;" align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:85%;" &gt;İbrahim Kuran&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center; line-height: 14.4pt;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-6297522037255682507?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/6297522037255682507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/ata-lisansustu-konferans.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6297522037255682507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/6297522037255682507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/ata-lisansustu-konferans.html' title='ata lisansüstü konferansı'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-5904509425195080837</id><published>2010-01-27T07:37:00.000-08:00</published><updated>2010-01-27T07:42:44.240-08:00</updated><title type='text'>makale çağrısı / call for papers</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link style="font-family: georgia;" rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CKULLAN%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link style="font-family: georgia;" rel="themeData" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CKULLAN%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link style="font-family: georgia;" rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CKULLAN%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="--"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" name="Body Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" name="Hyperlink"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:Tahoma; 	panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:1627400839 -2147483648 8 0 66047 0;} @font-face 	{font-family:"Lucida Sans Unicode"; 	panose-1:2 11 6 2 3 5 4 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-2147480833 14699 0 0 63 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:none; 	mso-hyphenate:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman","serif"; 	mso-fareast-font-family:"Lucida Sans Unicode"; 	mso-ansi-language:EN-US; 	mso-fareast-language:#00FF;} p.MsoBodyText, li.MsoBodyText, div.MsoBodyText 	{mso-style-noshow:yes; 	mso-style-unhide:no; 	mso-style-link:"Body Text Char"; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:6.0pt; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:none; 	mso-hyphenate:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman","serif"; 	mso-fareast-font-family:"Lucida Sans Unicode"; 	mso-ansi-language:EN-US; 	mso-fareast-language:#00FF;} a:link, span.MsoHyperlink 	{mso-style-noshow:yes; 	mso-style-unhide:no; 	mso-style-parent:""; 	color:navy; 	text-decoration:underline; 	text-underline:single;} a:visited, span.MsoHyperlinkFollowed 	{mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	color:purple; 	mso-themecolor:followedhyperlink; 	text-decoration:underline; 	text-underline:single;} span.BodyTextChar 	{mso-style-name:"Body Text Char"; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-unhide:no; 	mso-style-locked:yes; 	mso-style-link:"Body Text"; 	mso-ansi-font-size:12.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Lucida Sans Unicode","sans-serif"; 	mso-fareast-font-family:"Lucida Sans Unicode"; 	mso-ansi-language:EN-US; 	mso-fareast-language:#00FF;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	font-size:10.0pt; 	mso-ansi-font-size:10.0pt; 	mso-bidi-font-size:10.0pt;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%; font-style: normal;" lang="EN-US"&gt;The &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%;" lang="EN-US"&gt;Journal of Historical Studies on Turkey: Interdisciplinary Perspectives&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%; font-style: normal;" lang="EN-US"&gt;, No 6&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%; font-style: normal;" lang="EN-US"&gt;Makale Çağrısı&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%; font-style: normal;" lang="EN-US"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%; font-style: normal;" lang="EN-US"&gt;Editorial Board: Ceren Unlu, Cigdem Oguz, Pinar Yanardag, Ibrahim Kuran&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%;" lang="EN-US"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:85%;"  lang="EN-US"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="line-height: 150%;" lang="EN-US"&gt;The Journal of Historical Studies on Turkey&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:85%;"  lang="EN-US"&gt;, internet üzerinden yayınlanan akademik bir dergidir. Yılda dört sayı halinde yayınlanması hedeflenmektedir.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Lisansüstü öğrencileri tarafından yazılan makaleleri, kitap ve tez eleştirilerini özellikle tercih etmekle birlikte, tarih disiplini ağırlıklı olarak, Osmanlı ve Türkiye dolayımında yapılan tüm çalışmalara açık olan bir sosyal bilimler dergisidir. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Derginin amacı, modern dönem Osmanlı ve Türkiye tarihine dair çalışmaları, özellikle de lisansüstü öğrencilerinin çalışmalarını teşvik etmek, bu çalışmaların yayınına ve tartışılmasına olanak sağlamaktır. Dergi özellikle, disiplinlerarası teorik çerçevelerden beslenen ve karşılaştırmalı analizler içeren çalışmalara açıktır. Bu dergide, lisansüstü öğrencilerinin çalışmalarının pratik bir değer kazanmasının yanında; üretilen bilimsel bilginin yaygınlaşması, toplumsallaşması ve gündem oluşturması amaçlanmaktadır. Bu dergi, disiplinlerarası, ekoller-arası ve üniversitelerarası etkileşimi sağlayarak ve araştırma gündemleri etrafında paylaşımlar yaratarak, akademik hiyerarşileri ve asimetrileri aşındırmayı hedeflemektedir. Bu amaçlar doğrultusunda, dergi çift dilde yayın yapar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:85%;"  lang="EN-US"&gt;İlgilenenler, 100 kelimeyi geçmeyecek şekilde, makale özetlerini ve yazı önerilerini &lt;/span&gt;&lt;span  lang="EN-US" style="font-size:85%;"&gt;&lt;a href="mailto:atajournal@gmail.com"&gt;&lt;span style=""&gt;atajournal@gmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span  lang="EN-US" style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:85%;"  lang="EN-US"&gt;adresine gönderebilirler. İlk değerlendirme sonucunda seçilen yazıların tam metni, haber verilme tarihinden 15 gün sonra istenecektir. Detaylı bilgi için, &lt;a href="http://www.ata.boun.edu.tr/grad/1.htm"&gt;http://www.ata.boun.edu.tr/grad/1.htm&lt;/a&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%;" lang="EN-US"&gt;Özetler için son teslim tarihi: 10 Şubat 2010&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%; font-style: normal;" lang="EN-US"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%; font-style: normal;" lang="EN-US"&gt;The &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%;" lang="EN-US"&gt;Journal of Historical Studies on Turkey: Interdisciplinary Perspectives&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="line-height: 150%; font-style: normal;" lang="EN-US"&gt;, No 6&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="line-height: 150%;" lang="EN-US"&gt;Call for Papers&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="line-height: 150%;" lang="EN-US"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="line-height: 150%;" lang="EN-US"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyText"  style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="line-height: 150%;" lang="EN-US"&gt;The Journal of Historical Studies on Turkey&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:85%;"  lang="EN-US"&gt; is a scholarly on-line journal published quarterly. It aims to publish all kinds of academic articles, thesis and book reviews, preferably related to the Ottoman and Turkish history . The studies made by graduate students are strongly encouraged. The objective of the journal is to stimulate and provide a medium for the publication and discussion of the scholarly studies on the Ottoman Empire and Turkey of the modern period. This journal especially welcomes articles written from interdisciplinary theoretical frameworks or in a comparative perspectives. This journal aims for the proliferation and socialization of the academic knowledge. Also, this journal strives to transcend academic hierarchies and asymmetries by establishing a platform for interdisciplinary and interuniversity interactions and by increasing scholarly cooperations through specific research agendas. Therefore, in principle, this journal is bilingual.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyText"  style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;"&gt;&lt;span  lang="EN-US" style="font-size:85%;"&gt;We invite researchers to submit abstracts/proposals of max. 100 words. Proposals should be submitted by email to &lt;a href="mailto:atajournal@gmail.com"&gt;atajournal@gmail.com&lt;/a&gt;. After the admissions of the proposals, the researhers are asked for to submit the full texts of their papers in 15 days. For further information, &lt;a href="http://www.ata.boun.edu.tr/grad/1.htm"&gt;http://www.ata.boun.edu.tr/grad/1.htm&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyText"  style="text-align: center; line-height: 150%; font-family: georgia;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;The deadline for submissions: February 10, 2010&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-5904509425195080837?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/5904509425195080837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/makale-cagrs-call-for-papers.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5904509425195080837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/5904509425195080837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/makale-cagrs-call-for-papers.html' title='makale çağrısı / call for papers'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-1485812526592753129</id><published>2010-01-24T11:04:00.000-08:00</published><updated>2010-01-24T11:26:48.874-08:00</updated><title type='text'>cashback the movie</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1yee5ZLGUI/AAAAAAAAAFs/Q_y6d730Qx4/s1600-h/cashback.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 190px; height: 270px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1yee5ZLGUI/AAAAAAAAAFs/Q_y6d730Qx4/s320/cashback.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430389504341645634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;Once upon a time, I wanted to know what love was. Love is there, if you want it to be. You just have to see that it's wrapped in beauty and hidden away between the seconds of your life. If you don't stop for a minute, you might miss it.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;It is all about the hidden seconds of life. You need to freeze the world in order to understand every tiny pieces of the beauty. Cashback is more than &lt;span style="font-style: italic;"&gt;ordinary love story&lt;/span&gt;. It attempts to capture the fragments and moments -what we call the concept as- of love. Indeed, it is a way of seeing the world around us, it is a way of seeking the hidden beauty by uncovering the details. It is one of the most romantic and striking films that I have watched in last months. Taking my hat off to salute this fascinating movie. Though I have discovered the movie very late. Needless to say, it has wonderful soundtracks.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-1485812526592753129?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/1485812526592753129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/cashback-movie.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1485812526592753129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/1485812526592753129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/cashback-movie.html' title='cashback the movie'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1yee5ZLGUI/AAAAAAAAAFs/Q_y6d730Qx4/s72-c/cashback.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-4330188343016476474</id><published>2010-01-23T05:21:00.000-08:00</published><updated>2010-01-24T13:18:24.229-08:00</updated><title type='text'>güzelleme hakkımı kullanıyorum</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;vedat özdemiroğlu olsa, aklım çıktı derdi, benim aklım yerinde, ama birkaç saat evvel yoğun bir şekilde serotonin hormonu salgıladım. "kar yağınca hava yumşar", insanlarından değilim, "kar yağınca efkar biter", diyorum son birkaç saattir, neşeyle söyleniyorum mırıl mırıl. öğlene doğru uyandığımda istanbul, kar altındaydı. gelinliğini giymişti işte istanbul, bir düğün havası, geceden kalma matem geride kaldı - yine şahane seksist bir yorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bırakalım şimdi, üst perdeyi. kardan adam çocuğu, hezeyanlarına bulaşalım. dudağınıza bir kar tanesi konunca, yanağınızda güller gülücükler açsın. yağmur her zaman daha şedid, kar ise daha şefkatli. tüm günanları, kiri-isi-pası sararak örten, tane tane dokunuşlarıyla tanrı'nın rahmetli ellerini hissettiren, kar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse, geçelim efendim, muratmenteş-alpercanıgüz-onurünlü ve diğerleri, en afili, en harbi delikanlılar, isimleri zikredilince saygıduruşuna geçilesiceler, kaloşnikof abilerimiz- çeteyi canlandırmışlar. şeyhim, ayakta alkışlıyorum; sakınmadan seviyorum. kaybedecek birşeyleri yok. sakınmasız ve sakıncasız hareketler, geride hezeyan ve palavra kalıyor nasıl diyorlar, sizin orada, darül harb ya da bon apetit&lt;br /&gt;&lt;a href="http://afilifilintalar.blogdns.com/"&gt;http://afilifilintalar.blogdns.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-4330188343016476474?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/4330188343016476474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/guzelleme-hakkm-kullanyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4330188343016476474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4330188343016476474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/guzelleme-hakkm-kullanyorum.html' title='güzelleme hakkımı kullanıyorum'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-4289803515493819857</id><published>2010-01-22T12:46:00.000-08:00</published><updated>2010-01-22T14:39:15.098-08:00</updated><title type='text'>şairlere şiir taslakları</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1ooWSTKzPI/AAAAAAAAAFk/Jl0vGcYzAMo/s1600-h/shadows.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 325px; height: 293px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1ooWSTKzPI/AAAAAAAAAFk/Jl0vGcYzAMo/s320/shadows.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429696664083025138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;karanfil yaprağına esrar sardım sevgilim&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bana emanet ettiğin yüklü geçmişi geride bırakarak müsadenle bir lacivert geceye intihar ediyorum oldukça afilli bir terkediş bu&lt;/span&gt; // &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;eyzan bir karabasan gibi üzerime çöken iktidarını tarumar ediyorum&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;işbu b-ölüşümle görünürde ilelebet bir vicdan mahkumu olacaksın aslına bakarsan altından kalkamadığım sorumluluğu senin üzerine yıkıyorum&lt;/span&gt;  nihayetinde haklı olduğum bir ölüme gidiyorum birgün dirilirsem bil ki bir manası var[...]&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;*&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;devrim vaktiyle vaktiyle bir ihtimaldi&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;ve çok güzeldi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;sabıkalı bir bakışla sokul mabedime,&lt;br /&gt;kör parmakuçlarınla kirlet bedenimi.&lt;br /&gt;öylesine saf aşklardan hesap sormanın&lt;br /&gt;vaktidir eyleşmelerimiz.&lt;br /&gt;zulüm, haya ile şehvet arasında,&lt;br /&gt;tekrarlanan bir yalandan ibarettir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;ahmuhsinünlü'ye&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center; font-weight: bold;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;sabah kalktı, pencereden baktı, yağmur vardı, işte böyle bir günde intihar edebilmeli insan, dedi, işe gitti, çok çalıştı, ama diğer beyazyakalılar grevdeydi, eve döndü, ümitsizdi, yağmur bu kez yokuş aşağı yağdı, intihar edebilmek için sokakların yoksulluğunda başka bir sebep kalmamalı dedi, sabırla beklemeye başladı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;ibrahimkuran '09&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-4289803515493819857?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/4289803515493819857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/sairlere-siir-taslaklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4289803515493819857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4289803515493819857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/sairlere-siir-taslaklar.html' title='şairlere şiir taslakları'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1ooWSTKzPI/AAAAAAAAAFk/Jl0vGcYzAMo/s72-c/shadows.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-4455605430405370530</id><published>2010-01-19T12:59:00.000-08:00</published><updated>2010-01-19T13:09:20.918-08:00</updated><title type='text'>alıntılar (II)</title><content type='html'>&lt;a style="font-family: georgia;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1YfCO0nqHI/AAAAAAAAAFU/1KoguHifZHM/s1600-h/istrati.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 212px; height: 211px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1YfCO0nqHI/AAAAAAAAAFU/1KoguHifZHM/s320/istrati.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428560524040710258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:georgia;font-size:85%;"  &gt;ben doğduğu dünden tezi dostluğu yücelten adamı severim. şehvetin tutkusuyla kanı tutuştuğu zaman kadını severim. hiç duraksamadan kendimi onlara veririm, çılgıncasına. bu pahalıya mal olur ama, düş kırıklıkları benim isteklerimi hiçbir zaman azaltmadı, azaltmayacak. bir kumarbaz hırsıyla her yerde şansımı denerim. her zaman büyük oynarım, çünkü küçük hesaplardan nefret ederim. yanılırsam, benim kaybım hiç olmaz: yitiren karşı taraftır. insan tümüyle kendini verdiği zaman hiçbir şey yitirmez: yoksa hesapsız kitapsız kendini harcadığı için güneşin tükeneceğini söylemeye benzer bu. bu arada buzullar kendiliğinden erimiş, erisinler ne yapalım! ama, düşünün, kazandığım zaman dünyalar benim olur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div  style="text-align: justify;font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;bir gecede verdim sevgilimin yanında, &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;bir yazlık bütün "emeğimin" karşılığını.  &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  panait istrati&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2548214194973486780-4455605430405370530?l=hayretemucip.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayretemucip.blogspot.com/feeds/4455605430405370530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/alntlar-ii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4455605430405370530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2548214194973486780/posts/default/4455605430405370530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayretemucip.blogspot.com/2010/01/alntlar-ii.html' title='alıntılar (II)'/><author><name>bay lacivertesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00780808606195130636</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/TCumGrvyV8I/AAAAAAAAAH0/7afOLsdVJEk/S220/profil.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1YfCO0nqHI/AAAAAAAAAFU/1KoguHifZHM/s72-c/istrati.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2548214194973486780.post-8127647678679960331</id><published>2010-01-19T12:32:00.001-08:00</published><updated>2010-01-19T12:50:13.741-08:00</updated><title type='text'>katiller elbet hesap verecek: kardeşimsin hrant</title><content type='html'>&lt;a style="font-family: trebuchet ms;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1YZGSI3pCI/AAAAAAAAAFM/uiB0OVhXSng/s1600-h/hrant_dink.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 262px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZxgY0iH9Y9I/S1YZGSI3pCI/AAAAAAAAAFM/uiB0OVhXSng/s320/hrant_dink.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428553996580660258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" &gt;&lt;blockquote&gt;Üç yıldır bizimle dalga geçerken yalnızlar mıydı? Tek tek örnek vermeli miyim? Babam öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı; 'Valilikte haddim bildirilmeye çalışıldı' diye. İki istihbaratçı da vardı orada. Mahkeme 'O kişiler kim?' diye soru sordu, 1.5 sayfa masal anlattılar. Mahkeme, 'Yeni cevaba gerek yok, yeterli' dedi. Mahkeme, bizimle dalga geçmedi mi? Hiddetim, öfkem ve acım nedeniyle bazı arkadaşlarımız cam çerçeve indirmesin. Ben bu dünyanın camını çerçevesini kırmak istiyorum. Babamın büstü var içeride, onu da kırmak istiyorum. Ben büstleri değil, insanları seviyorum. Üç yıl önce yapıldığı gibi kalabalık olup vatanı koruyabilmemiz lazım. Vakur duruşu koruyabilmek lazım. 'Kafes Planı' diye bir plan ortaya çıktı, 'Hrant Dink operasyonu' diyor. Medya yazdı mı? Gayrimüslimlerin üzerine korku salmaktan bahsediyor. Yargıtay kararını anlatmak için babamın dilinde tüy bitti. 'Kışkırtılacak kadar Ermeni kalmadı' denilmişti. 100 yıl önce avdık, şimdi yem olduk, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;arat dink, 19 Ocak 2010, halaskargazi/şişli&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="yazaryazibaslik" style="font-family: trebuchet ms;font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"  &gt;süreci takip etmek için, &lt;a href="http://www.19ocak.org/"&gt;http://www.19ocak.org/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;hrant'ın bir dahaki mahkemesi, 25 Şubat 2010, beşiktaş'ta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ali Bayramoğlu'nun 19 Ocak 2010 yazısı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="yazaryazibaslik" style="font-family: trebuchet ms;font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"  &gt;Orada mısın Ertuğrul, kendini görüyor musun?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt;Ağca dün cezasını bitirerek tahliye oldu.  Bugün ise Hrant Dink suikastının üç yılı doluyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt; Ağca Papa'yı vurdu, Abdi İpekçi'yi öldürdü. Tetikçi olarak ceza aldı ve yattı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt; Ama kimden emir aldığı, kim tarafından yönetildiği hâlâ açık olarak bilinmiyor, en azından bu kişiler ortada dolaşmaya, belki sistemin tam ortasında boy göstermeye devam ediyorlar.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt; Üç yıl oldu, Dink cinayetinde de tetikçilerin ötesine gidilmedi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt; Bir katil, iki azmettirici yargılanıyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt; Emir verenler ortada yok…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt;Hrant'ın vurulmasına giden yolun taşlarını döşeyenler, vurulduktan sonra onu vuranları sokak serserisi ilan edip katille empati ilişkisi kuran ve bugün davanın birkaç kişiye sıkışmasının ön çabasını gösterenler, Özkökgiller başta olmak üzere, tüm dolaylı ve doğrudan suçlular kem gözlerle olup biteni izlemeye devam ediyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt; Taner Akçam'ın dün gece birlikte yaptığımız televizyon programında, TV Net'e Ruanda'da bir derginin yaptıklarını ve karşı karşıya kaldığı durumu örnek göstererek “Ertuğrul Özkök yargılanmalıdır” demesi sadece bir duygunun değil bir durumun da ifadesidir…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt;Belki unutanlar, unutmak isteyenler vardır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt; Hatırlatalım…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt;“Agos gazetesinin 6 Şubat 2004 tarihli nüshasında yayınlanan, Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in yetimhaneden alınmış bir Ermeni kızı olduğuna ilişkin yazı (nedense iki hafta sonra) Hürriyet gazetesinin 21 Şubat 2004 tarihli nüshasında manşetten verildi…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt;Ertesi gün 22 Şubat 2004 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı, Agos'un haberine ilişkin çok sert bir açıklama yaptı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt; İki gün sonra, 24 Şubat 2004, günü Hrant Dink İstanbul Valiliği'ne çağrıldı. Azınlıklarla ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesinden sorumlu Vali Yardımcısı Ergun Güngör'ün odasında gerçekleşen görüşmede biri kadın olmak üzere iki kişi daha vardı. Dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu tarafından istihbarat elemanı olduğu açıklanan bu iki kişiden Ö.Y daha sonra Ergenekon soruşturmasında da karşımıza çıktı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:85%;" class="yazarmetin" &gt; 26 Şubat günü, bu görüşmeden tam iki gün sonra… Ülkü Ocakları'na mensup bir grup, Agos Gazetesi önünde, “Ya sev ya terk et”, “Bir gece ansızın gelebiliriz” sloganları eşliğinde gösteri yaptı. Bu gösteride, grup adına basın açıklaması
